Bu haber kez okundu.

El Kaide ile aynı safta
RECEP BAHAR / İSTANBUL

“Eğer Obama yönetimi Beşar Esad yönetimine saldırmaya karar verirse, tarihte ilk kez ABD El Kaide Örgütü ile aynı safta yer alacağını ortaya koymuş olacaktır.” Bu ifadeler dünyanın önde gelen Ortadoğu uzmanı İngiliz Independent gazetesinin yazarı Robert Fisk’e ait... Fisk, dün Independent’ta yer alan makalesinde, “Tam bir ittifak! Vuruşmak istediklerinde her defasında ‘Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için’ diye bağıran Üç Silahşörler değil miydi? Batı dünyasının liderleri, Beşar Esad’a karşı savaşa giriştiğinde bu gerçekten yeni savaş narası olacaktır.”

ABD, sürekli 11 Eylül 2001’deki saldırıları El Kaide’nin düzenlediğini savundu. El Kaide’nin kökünü kazımak için görünürde Afganistan’ı işgal etti ve bu işgal halen sürüyor. Ancak öte yandan dünya genelinde çok sayıda uzman bugüne kadar El Kaide’nin aslında “Amerikan çıkarlarına hizmet etmek için” bizzat CIA tarafından kurulduğunu, 11 Eylül saldırılarını da dönemin Başkanı Bush’un Ortadoğu’nun işgaline bahane oluşturmak için tasarlandığını dile getirdi. Ancak bugüne kadar iddia düzeyinde olan bu görüşler şimdi gerçeğe dönüşüyor: ABD, küresel terör örgütü olarak damgaladığı ve lider kadrosunu yakalamak için milyonlarca dolar ödül koyduğu El Kaide ile aynı safta Suriye’de Esad yönetimine darbe vurmak için birlikte hareket edecek. 

El Kaide’nin diğer dostları

Suriye’de saflar çoktan netleşti. Rusya, İran, Lübnan’daki Hizbullah örgütü Beşar Esad yönetiminin yanında yer alıyor. Çin bu gruba Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde destek veriyor. Grubun diğer mensupları arasında Küba, Bolivya ve Venezüella gibi ülkeler bulunuyor. El Kaide ile liderliğini 9 Kasım 2012 - 6 Temmuz 2013 tarihleri arasında Hıristiyan George Sabra’nın yaptığı Suriye Ulusal Konseyi’nin safında ise ABD, İngiltere, Fransa, İtalya gibi ülkelerin yanı sıra Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) vesaire yer alıyor. Türkiye ile Katar, devrik Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’ye destek verirken, Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE bu konuda karşı safta yer alıyor. Ayrıca Suudi Arabistan ile Katar, diplomasi sahasında birbiriyle Körfez bölgesinde üstünlüğü ele geçirmek için rekabet ediyor.  

Küçük çaplı politikacılar

Tekrar yazıya dönersek, Robert Fisk ironik bir dil kullanarak Amerikalıların botlarıyla arazide dolaşması sebebiyle El Kaide’den istihbarat yardımı alabileceğini de yazdı! Fisk’ın yazısı şöyle devam ediyor: “Belki El Kaide vurulacak hedeflerin bilgisini de ABD ile paylaşabilir! O ABD ki, Suriyelilerden ziyade El Kaide destekçilerini dünyanın en çok aranan adamları listesine yerleştirdi. ABD, Yemen ve Pakistan’da insansız hava araçları ile El Kaide’nin üzerine yürüdüğünü savunarak yüzlerce sivili öldürürken; İngiltere Başbakanı Cameron, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve diğer küçük çaplı genel politikacıların desteğiyle Suriye’de El Kaide’nin düşmanlarını vuracak. Amerikalıların Suriye’de vuracağı her hedef El Kaide ya da El Nusra cephesinin yararına olacak. El Kaide’nin 2007 yılındaki Londra Metrosu’nda patlattığı bombalar zihninde kaybolan kendi Başbakanımız ise (Cameron) El Kaide ile ittifak yaparak Amerikalıların yaptığı her şeyi alkışlayacak.”

Kimyasal gaz Hizbullah savaşçılarını etkiledi

İngiltere’nin 2003 yılında Irak’ta uyduruk delillerle ABD’nin yanında savaşa girdiğini hatırlatan Fisk, Suriye’de yaşananların bir ‘YouTube savaşı’ olduğunu vurguluyor ve şöyle devam ediyor: “Bu gaza boğulmuş ve ölen Suriyeli sivillerin korkunç görüntülerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Bu gerçeğe aykırı her delilin baskı altına alınacağı anlamına gelir. Mesela Şam’da Esad’ın ordusunun safında savaşan 3 Hizbullah mensubunun Suriye’de tünellerde 21 Ağustos’ta aynı gazdan etkilendiğine dair Beyrut’ta ısrarla gündeme getirilen raporlarla kimse ilgilenmeyecektir! Bu Hizbullah savaşçıları şimdi Beyrut’ta bir hastanede tedavi altına alınmış durumda. Eğer Suriye ordu güçleri kimyasal gaz kullandıysa, neden Hizbullah savaşçıları bundan etkilendi?”
Robert Fisk, yazısında Amerikan ordusunu uyarmaktan da geri kalmadı. Fisk, Suriye ordusunun 1983 yılında iki Amerikan savaş uçağını düşürdüğünü kaydetti. 
Fisk, yazısını şu ifadeyle bitirdi: “Bize Suriye’ye yönelik harekâtın bir kaç günlük kısa bir saldırı olacağı söylendi. Bu Obama’nın söylemeyi sevdiği şeydir. Fakat Hizbullah’ı, İran’ı düşünün. Şüphe ediyorum ki, Obama ileri giderse ABD’nin Suriye’ye dahlinin sonu gelmeyecektir.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100