26 Şubat 2011 Cumartesi 00:00
265 Okunma
Eli kârda, gönlü Yâr'da...
Hak dostu büyük veli Hacı Mustafa Hayri Öğüt Hazretlerinin. "Elin kârda, gönlün Yar'da olsun" ölçüsüyle, gönlü sürekli Hakka dönük olanların namazı, secdesi ihsan haline uygun olur. Kur'an'da münafıkların namazla bağlantısı şöyle anlatılır: ~|~ "Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler." (Nisa, 142).
Namaz nasıl olmalıdır?
Ankebut Sûresi 45. ayette şöyle buyrulmaktadır:
"(Resulüm), Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarını bilir."
Hak dostları ve İslam alimleri, iyiliğe sevk etmeyen ve kötülüklerden alıkoymayan namazı, sırtta taşınan bir vebal olarak vasıflandırmaktadırlar. 
Allah (c.c.) namazla zikir arasındaki bağı şöylece beyan buyurur: "Beni anmak?hatırlamak için namaz kıl." (Taha, 14).
Hüccetü'l İslam İmam Gazali Hazretleri, "Namazın ruhunun aslı, huşû ve kalbin bütün namazda hazır olmasıdır. Çünkü namazdan maksat, kalbi Allah?u Teala ile bulundurmak, heybet ve tazim yoluyla Allah?u Tealayı yeniden zikretmektir. Hususen Allah?u Teala, "Beni hatırlamak için namaz kıl" buyuruyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v), "Birçok insanlar vardır, namazdan nasipleri sıkıntı ve eziyetten başka bir şey değildir" buyurmuştur. Bu da vücudu namazda olup, kalbi gafil olanların namazıdır." (Kimya?yı Saadet).
Hz. Aişe validemiz, Peygamberimizin namazını şöyle anlatır: "Resulüllah (s.a.v.) bizimle konuşuyordu. Biz de O'nunla konuşuyorduk. Namaz vakti gelince, bizi tanımadığını söyledi. Bu, Allah?u Teala'nın azameti, büyüklüğü ile olan meşguliyet ve Allah?u Teala'ya tutkunluğu sebebi ile idi."
Hz. Ali (r.a.) namaz için kalktığı zaman vücudunu bir titreme alır, yüzünün rengi değişir ve "yedi kat göklere ve yerlere arz edilen ve onların taşıyamadıkları emanetin zamanı geldi" derdi. (Kimya?yı Saadet).
Ve yine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), "Kalbin hazır olmadığı namaza Allah?u Teala nazar etmez" buyurmaktadır.
Zahiri kıble bir olduğu gibi, kalbin kıblesi de birdir. O da Allah?u Teala'dır. Düşünceler vadisinde dolaşan kalp, yüzün çeşitli taraflara dönmesi gibidir. Bu şekilde namaz olmadığı gibi, bu da namazın hakikati olamaz. Bunun için Peygamberimiz buyurdu: "Namaza durup, arzusu, yüzü ve kalbi Allah?u Teala ile olan, namazın sonunda anasından doğmuş gibi olur, yani bütün günahlardan temizlenir. (İmam Gazali)
Allah (c.c.) hepimizi
namazı hakkıyla eda edenlerden eylesin.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100