30 Temmuz 2006 Pazar 00:00
188 Okunma
Emekli Korgeneral'den derin sözler
Milliyet'ten Güneri Civaoğlu, emekli Korgeneral Altay Tokat'ın derin sözlerini irdeliyor. Genelkurmay'ın Tokat hakkında soruşturma başlattığını da kaydedelim ~|~

Türkiye'de hiçbir şey, "derin devlet" iddia sahiplerinin ellerine, emekli Korgeneral Altay Tokat kadar inandırıcı (!!) koz veremezdi.

Korgeneral Tokat'ın, "Güneydoğu'da hâkimleri, savcıları, memurları hizaya getirmek için bombalar attırdığı" söylemi, Aktüel dergisinde yayımlandı.
Ardından, gazetelere ve ekranlara da, bu söylemden alıntılar yansıdı.
Tokat Paşa, 1995?98 yıllarında Güneydoğu'da görev yaparken bazı hâkim, savcı ve memurların evlerinin yakınlarında bombalar patlattığını sanki "Doğum günlerinde evlerine çiçek ve çikolata gönderdik" der gibi doğallıkla açıklıyor.

Çünkü... Onlar durumu yeterince ciddiye almıyor ve olmadık yerlere girip çıkıyorlarmış.
O zaman at evlerinin yanına birkaç bomba, pabucun pahalı olduğunu görsünler!..
Paşa, "o bombaların zararsız cinsten olduğunu, eğitim amacıyla kullanıldığını" söylüyor.
Tabii burnunun dibinde bomba patlayanların bunu bilmeleri mümkün değil.
Hizaya geliyorlarmış.
Paşanın bu "bombalı eğitiminden" Ankara'daki üstlerinin haberleri var mıydı? Bilemem. Ancak... Hakkında hiçbir araştırma, soruşturma açılmamış, ceza almamış.

Teori teoriyi izleyecek

Bu itiraflardan sonra artık Güneydoğu'da patlamaların, sabotajların, cinayetlerin ardından yapılan "Derin devletin işidir" iddiaları, daha fazla düşündürücü olacaktır.
Şûrada birinci sırada generallik terfileri alan ve korgeneralliğe kadar yükselen bir paşanın, "Güneydoğu'da, terbiye ve eğitim amacıyla bombalar attırmıştım" söyleminden ne "kanıt" teorileri üremez ki!

Askerlere ne oluyor?
Şu satırlar yazılırken, TSK'da yakın zamana kadar kuvvet komutanlığı yapmış bir bilge askerle konuşuyordum. Şöyle dedi:
"Bizim arkadaşlara ne oldu anlamıyorum. Silahlı Kuvvetleri zor duruma düşürecek garip konuşmalar yapıyorlar, yazılar yazıyorlar. Örneğin, bir kitap okuyorum, Güneydoğu'da görev yapmış bir üst düzey subayın anıları... Yüzde 90'ı gerçek. Kimse ağzını açmıyor. Tokat Paşa'nın sözlerini okumadım ama yazılanlar söylediğiniz gibiyse, üzülürüm."

Oysa konuşmak yasak!

Oysa... Askeri Ceza Kanunu'nda çok net bir madde var:
"Asker kişilerin hizmetteyken ya da emekli olduklarında askeri konularda personel, istihbarat, teknik ya da bilimsel ve diğer tüm görevleri gereği edindikleri bilgileri hiçbir şekilde açıklayamazlar. Bunu yapanlara, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilir. Eğer suç, basın ve yayın yoluyla işlenmişse ceza iki katı artar."
Genelkurmay Başkanlığı dün yazılı bir bildiriyle "soruşturma başlatıldığını" açıkladı.
"Tokat Paşa, gerçekten bunları söyledi mi?" diye kuşkular var.
Ama... Daha sonra gazetelere de aynı konuda söylemlerini daha da ayrıntılı ve yorumlu tekrarladı.

Yasa maddesi işleyecek mi?

Tokat Paşa "aradan 15 yılı aşkın süre geçtiğini" söylüyor, "zaman aşımından" söz ediyor.
Yani...
Sözleri, yasa hükmünün erişemeyeceği takvim yapraklarına geçmiş.
Zaten "Paşa suçlu mu, değil mi? Ya da hapse girmeli, girmemeli" gibi tartışmaları çok aşan bir duyarlı durum var ortada.
Başta PKK, tüm terör örgütlerinin, onların yandaşı yayınların, gazetelerin, mücavir entelektüellerin, her siyasal cinayet, sabotaj sonrası tanığı olduğumuz "Derin devletin işidir bu" korosuna hep çalacakları, hep çığıracakları notalar(!!) verilmiştir.
Şemdinli Savcısı da statüsünün iadesi davasında Tokat Paşa'nın sözlerinden yararlanmayı düşünür mü bilemem.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100