Bu haber kez okundu.

Emperyalizm din adamlarını nasıl kullanır?
dünden devam...
Duma’da tarihi gün
Şangay’dan bahsettik, burada bir noktalı virgül koyalım;
Rusya Şangay’ın lideri. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri. Bugün Amerika’nın Suriye planına resmen engel oldu, dış müdahaleyi önledi. 
Bu Rusya geçtiğimiz Şubat ayında Rus Parlamentosu Duma’ya bir Türk düşünce adamını Prof. Dr. Haydar Baş’ı davet etti. Bu davet Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa oluyor. Daveti resmi olarak Putin’in isteği üzerine Duma yaptı. Putin’in danışmanları, milletvekilleri, akademisyenler, gazeteciler 4 saat boyunca Haydar Baş’a ait Milli Ekonomi Modeli’ni dinlediler. Ve bu modelin Rusya’da daha geniş olarak uygulanmasının altyapısını konuştular. Daha geniş diyorum zira milli ekonomi modelinin bazı bölümler Rusya’da uygulanıyor.
Şunun için bu konuya girdim.
Bir: Medya maalesef bu konuyu gizledi.
İki: Haydar Baş’ın bir kitabı var “Mili ve Dini Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler.”
Bu kitapta Batının Osmanlıdan bugüne Türk topraklarında din ve din adamları üzerindeki devşirme operasyonları çok güzel anlatılıyor. 
Üç: Türk medyası maalesef gerçeklerden korkuyor.
Gelelim tekrar La Rouch’a… 
Yazı çok uzun ben kısaca aktardım.
ABD Irak’a saldırırken Bush ne demişti: “Bu bir haçlı savaşıdır.”
Tarih daima tekerrür ediyor.
Bu defa çok büyük farklılıklar var.
Batının yayılmacı ve dizayn edici politikalarında İslami gruplar, cemaatler, örgüler kullanılıyor ve maalesef çoğunlukla bu gruplar kullanıldıklarından haberdar bile olmuyorlar. 
Nitekim bunun en acı ve vahşi örneklerini Suriye’de görüyoruz.
Bir çok İslam alimi geçinen zat “ Suriye’de savaş caizdir” diye fetva veriyor.
Bu fetvalar en çok Amerika’yı sevindiriyor.
Tıpkı Mustafa Kemal’in Milli Mücadele için verdiği savaşı baltalamak için İngilizlerin isteği doğrultusunda verilen milli mücadele karşıtı fetvalar gibi.
Emperyalizmin uşağı olmuş din adamları
Şimdi size başka bir örnek vermek istiyorum:
Yusuf El Kardavi, Türkiye Müslümanları tarafından büyük bir âlim olarak kabul edilir. Kitapları peynir ekmek gibi satılır. İmam Hatip Lisesinde okuyan öğrencilere bu kitaplar, hocaları tarafından hararetle tavsiye edilir.
Kardavi, Suriye rejiminin devrilmesi, Esad’ın gitmesi için Amerika’nın tezlerine uygun şekilde fetvalar vermekten kaçınmaz. Geçtiğimiz aylarda verdiği vaazda Esad’ı destekleyen çocukların dahi öldürülmesinin dinen caiz olduğunu söyledi.
Kardavi, yanındaki heyetle Gazze’ye ziyarete gitmiş ve Gazze’de yaptığı konuşmada Arap Baharının meydana getirdiği rüzgârla bu ziyareti yaptığını söylemişti.
El Kardavi, Amerika’nın kontrolünde yayın yapan El Cezirenin müdavim konuğudur. Son yıllarda daha da palazlanmasını CIA’nın Ortadoğu şebekesi olan El Cezireye borçludur.
Kardavi geçtiğimiz Haziran ayında verdiği bir Cuma vaazında Amerika’ya teşekkür etti.
Kardavi Amerika’nın şu ana kadar Suriye’de yaptıklarına teşekkür ediyorum dedi ve şöyle ilave etti:
“Amerika, tıpkı Libya’da olduğu gibi Suriye’de de dik durmalı. Şu ana kadar isyancılara 60 milyon dolar değerinde fazla öldürücü olamayan silahlar gönderdi. Fakat bu yardım az. Daha çok göndermesini istiyoruz. Amerika’nın Suriye’deki isyancıların Esad’ı devirdikten sonra İsrail’e giderler korkusunu bırakması lazım.”
El Kardavi, sakalı ve cübbesiyle cami kürsüsünde Amerika’ya teşekkür ediyor, daha öldürücü silahlar göndermesini istiyor ve isyancıların İsrail’le de savaşacağı korkusunu bırakmasını istiyor ve hatta bu konuda cami kürsüsünden adeta garanti veriyor.
Ve Türkiye’nin saf Müslümanları bu iliklerine kadar Amerikancı şeyh bozuntusunu büyük aşkla destekliyor.
Bir isim daha: Şeyh Adnan Arur, Hamalı… Sakallı cübbeli, elinde tespih, Suriyeli Müslümanlara İslamı anlatmış bugüne kadar. Şimdilerde muhaliflerin safında. Muhalif ordunun oluşmasında hayli katkısı oldu. İnsanları muhalif güçlerin safına çağırdı. Silahlanmalarında rol aldı. 
Suriyede zaman zaman halkı tekbir eylemelerine davet ediyor. Onun söylediği gün ve saatte evlerinin çatısına çıkan Suriyeli muhalifler Allahuekber! diye bağırarak tekbir eylemine katılıyorlar. 
Ama bu Şeyh Efendinin başka bir misyonu da var: NATO’yu yani Haçlı ordusunu Suriye’ye müdahaleye çağırmak. Sık sık Visal ve Safa televizyonuna çıkan Şeyh Efendi katıldığı bir programda tam bir NATO aşığı olarak konuştu. Suriyelilere seslenerek NATO Suriye’ye müdahale etmelidir. Suriye halkı, bombardımanla (NATO’nun hava operasyonu) sonuçlansa da bu zalimi durdurmak için her türlü yolun kullanılmasını istemektedir. 
Şeyh Adnan Efendi hızını alamadı ve NATO’nun Libya’ya müdahalesini örnek verdi: “Bab el Aziziye dışında Trablus’ta sadece 7 binanın yıkıldı. NATO’nun Libya’da kullandığı akıllı bombalar, sadece hedef alınan noktalara zarar verdi. NATO’nun Suriye’ye hava operasyonu düzenlemesi halinde halk çok fazla zarar görmeyecektir.”
Şeyh Efendi ağzından salyalar akarak haçlı ordusu Suriye’ye girsin, haçlı uçakları Suriye’yi bombalasın diye adeta yalvarıyor. 
Bunlar da bir misyon adına devşirilen kişiler olarak tarihe geçecek.
Emperyalizmin kullandığı din adamalarına Afrika’dan Ortadoğu’dan örnekler verdik.
Ancak emperyalizm din adamlarını kullanmadaki en büyük en büyük maharetini bu toprakların özgür ve egemen kılınması savaşında vermiştir ve vermeye devam etmektedir.
Mustafa Kemal’in milli mücadele yıllarında karşısına çıkan en büyük engel “emperyalizmin uşağı olmuş” din adamlarıydı. İngilizlerin kontrolünde kurulan İngiliz Muhipleri Cemiyetinin kurucuları arasında bulunan ajan rahip Robert Frew’le birlikte sakalı ve cüppesiyle Said Molla’yı görmemiz tesadüf değildir. 
İslam Teali Cemiyeti üyeleri olan Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Said Nursi, İskilipli Atıf Hoca’nın Türk ordusu Yunan’la savaşırken Yunan tayyareleri ile Yunanla yapılan savaşı kınayan bildiriler dağıtılması tesadüf değildir.
Mustafa Kemal, Yunan ordusuna karşı var olma savaşı verirken Damat Ferit hükümetinin Adliye Nazırı Bosnalı Rüştü, evinde topladığı Müslümanlara “Yunan ordusunun galip gelmesi için dua ettiriyordu.”
Mustafa Kemal’in ve kahraman Türk ordusunun verdiği milli mücadeleye karşı Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendinin verdiği “bu savaş batıldır, Mustafa Kemal’in ordusunda savaşıp ölenler kafirdir, padişahın yanında M. Kemal’e karşı savaşıp ölenler şehittir” fetvası da emperyalist işbirliğinin bir eseridir.
Ama Mustafa Kemal’in karşısında olan bu ihanet şebekesine karşı onun yanında vatanını, milletini, bayrağını, özgürlüğünü seven din adamları da vardı.
Bu bağlamda Ankara Fetvasına imza atarak “Mustafa Kemal verdiği kurtuluş savaşında haklıdır” diyen 153 din adamını rahmetle anıyorum.
Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi
Bilecik Müftüsü Mehmet Nuri
Bursa müftüsü Ahmet Hamdi 
Gümüşhane müftüsü  Mehmet Fevzi
Eskişehir müftüsü Mehmet 
Sinop müftüsü Salih 
Kütahya müftüsü Fevzi 
Samsun müftüsü Bahri 
Denizli müftüsü Ahmet Hulusi
Tokat müftüsü Elhac Ömer
Diyarbakır müftüsü Elhac İbrahim
Taşköprü müftüsü Mehmet Emin
İnebolu müftüsü Ahmet Hamdi 
Daday müftüsü Rüştü 
Araç müftüsü Hasan Tahsin
Bünyan müftüsü İbrahim Hakkı
Yenişehir müftüsü Hüseyin Hüsnü
İspir müftüsü Ahmed 
İskilip müftüsü İsmail Hakkı 
Hizan müftüsü Mustafa Sırrı
Gemlik müftüsü Ahmed Vasfi
Kirmasti müftüsü Osman 
Tortum müftüsü Elhac Ali
Merzifon müftüsü Vehbi 
Çerkeş müftüsü Mustafa 
Ayancık müftüsü İsmail Hakkı 
Boyabat müftüsü Ahmet Şükrü 
Tosya müftüsü Bahaeddin  
Tirebolu müftüsü Ahmed Necmeddin
İnegöl müftüsü Fehmi Bey
Narman müftüsü İsmail Hakkı
Akdağ müftüsü Hasan Bey
Urfa müftüsü Hasan Bey
Maçka müftüsü Kamil Bey
Mihalıççık müftüsü Abdulgafur 
Söğüt müftüsü Mustafa 
Gümüşhacıköy Müftüsü Ali Rıza
Yusufeli müftüsü Ahmed
Çine müftüsü Ahmed Zühdü
Meclisi Milli azasından Isparta sabık müftüsü Hüseyin Hüsnü
Isparta mebusu müderris Mehmed Şükrü 
Isparta mebusu ulemadan Hafız İbrahim
Silifke mebusu Kuzat’tan Hacı Ali 
Bursa mebusu Karacabey müftü-i sabıkı Mustafa Fehmi
Kayseri mebusu müftü-i sabıkı Ahmed Remzi
Ankara ulemasından Kocabey medresesi müderrisi Beynamlı Elhac Mustafa
Molla Büyük medresesi müderrisi İsmail
Sariye Medresesi müderrisi Mehmet Şevki
Zeynelabidin Medresesi müderrisi Hamza
Sarı Kadın Medresesi müderrisi Tevfik
Bayezıd Dersiazamlarından Rıfat
Bursa Ulemasından Reisul Müderrisin Hacı Yusuf
Yozgat müftü vekili Şükrü
Sivas mebusu ulemadan Mustafa Taki
Karahisarı Sahib mebusu ulemadan Nebil
Kırşehir mebusu müfti-i sabık Müfid
Bursa mebusu ulemadan Abdullah Servet
Kayseri mebusu ulemadan Mehmed Alim
Hacı Bayram Medresesi müderrisi Müsevvit Hacı Süleyman
Şehabiye Medresesi müderrisi Sadullah
Haneka Medresesi müderrisi Ahmet Şefik
Yeşil Ahi Medresesi müderrisi Abidin
Zincirli Medresesi müderrisi Abdullah Hilmi
Reisul Kurra Hüseyin Hilmi
Bursa müfti-i sabıkı ve Çelebi Medresesi müderrisi Ömer Kamil
Muradı Sani Medresesi Müderrisi Elhac Sadık
Hüseyin Çelebi Medresesi Müderrisi Mehmet Kamil
Giridi Ahmed Paşa Medresesi müderrisi Süleyman Vehbi
Vaiz Medresesi müderrisi Hafız Hakkı
Ivaz Paşa Medresesi müderrisi Sadık
Hınıs müftüsü Şeyh Bahaeddin
Diyadin müftüsü Ömer
Orhaneli müftüsü Yusuf Ziya
Erbaa Müftüsü Abdullah Fehmi
Gürün müftüsü İsmail Vehbi
Bayburt müftüsü Fahreddin
Bünyan müftüsü Mehmet Tevfik
Direk müftüsü İskender Kazım
Devrek müftüsü Abdullah Sarı
Mudanya müftüsü Mehmed Niyazi
Karacasu müftüsü Mustafa Hulusi
Demirci müftüsü İbrahim Hakkı
Kayseri müftüsü Nuh
Bağçe müftüsü Mehmed Salim
Bitlis müftüsü Abdulmecit
Eşme müftüsü Nazıf
Hizan müftüsü Abdulmecit
Acıpayam müftü vekili Hikmet Hulusi
Müderrisinden Abdullah
Müderrisinden Hacı Süleyman
Çal müftüsü Ahmet İzzet
Müderrisinden Mustafa Rıfat
Kurşunluzade müderrisi Ali Rıza
Dersiam Mehmet Hayati
Simav müftüsü Mehmet Akif
Gediz müftüsü Süleyman
Viranşehir müftüsü İbrahim
Maraş müftüsü Hacı Ahmet
İncesu müftüsü Mahmud
Uşak müftü vekili Ali Rıza
Diyarbekir Silvan müftüsü Abdurrahman 
Van müftüsü Rıza
Balya müftüsü Hüseyin
Niksar müftüsü Mustafa Fehmi
Müderrisin Halil
Çine’de milli ordu müfettişi Gümilcineli Esad
Ulemadan Tayfur
Ulemadan Abdurrahman
Fazıl Abdurrahman Medresesi müdürü Ramazan
Dar-ı mezkur muallimlerinden Ahmed
Müderrisinden Mehmet Naci
Müderrisinden Abdulaziz
Müderrisinden muallim Ahmet Rüştü
Mut müfti- sabıkı Mustafa Kasım
Hamzabey medresesi müderrisi Abdurrahman Zühdü
Gümüşhane ulemasından Azmi
Hapsman ulemasından Osman Nuri
Balıkesir Kadısı Mehmed Şükrü
Kazarı ulemasından Elhac Yahya
Darül Hilafetul Aliye Medresesi muallimlerinden Hafız Mahmud
Darı mezkur muallimlerinden Hafız Kemal
Dersiamdan İlyas
Müderrisinden Mehmed
Müderrisinden Hafız Hüseyin
Darul Halifetul Aliye Medresesi muallimlerinden Elhac Ziya
Esatizade-i ulemadan ve Meşayihi Sadiyye’den Erzurumlu İsmail Hakkı
 Burhaniye müfti-sadıkı Hoca Mehmed
Müderrisinden Ahmed Rüştü
Gümüşhane ulemasından İmam Mustafa, Hapsman ulemasından Osman Şemseddin 
Balıkesir Kadı-ı sabıkı Alim.

Bu mübarek ve aziz hocaların önünde saygıyla eğiliyorum.
Gördüğünüz gibi bu din adamları şeyh, müftü, müderris, dersiam, imam, hacı, kurra hafız, molla gibi dini sıfatları olan bu mübarek kişiler, sakallarıyla cüppeleriyle birlikte Gazi Paşa’nın ardından gittiler, onun milli mücadelesine destek verdiler. 
Kurtuluş Savaşından sonra da Atatürk’ün kurduğu yeni Cumhuriyette kendilerine verilen yeni görevleri kabul ettiler.
Mustafa Kemal, emperyalizme uşak olmayan hiçbir hocaya, âlime, şeyhe dokunmadı. Kim ki Batının borusu ile fetva verdi onlara hesap sordu
Mesele sakal, cüppe sarık meselesi değildir.
Mesele sakalından cüppesinden utanmadan emperyalizme köle olan, Büyük Ortadoğu Projesi için Suriye’ye savaş ilan eden, tıpkı Muhammed El Hüseyni gibi, tıpkı Şeyh Adnan Arur gibi, tıpkı Yusuf El Kardavi gibi, Hz. Muhammed’in izinden gittiklerini iddia edip, Obama’nın izini süren zavallı Müslümanların içine düştükleri oyunu görme meselesidir.
Bu kurultayın bu yüce gayeye hizmet eden büyük bir organizasyon olduğunu görüyor ve kurultayın mimarı Haydar Baş hocamıza en derin hürmetlerimi sunuyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100