Bu haber kez okundu.

En büyük mahkeme
Bu ülkede 45 yıl önce bir Maliye Bakanı idam edildi. Hasan Polatkan... Neydi Hasan Polatkan'ın suçu? ~|~

Hayali ihracat mı yapmıştı?
Sahte fatura mı düzenlemişti?
Kaçak villa mı inşa etmişti?
Kendisi için özel af kanunları mı çıkarttırmıştı?
Yahudi işadamı Ofer'in özel uçağı ile Hong?Kong'a mı gidip gelmişti?
Oğlu için indirimli tavuk yemi kararları mı almıştı?
Oğlu üretiyor diye likit yumurtadan alınan KDV'yi yüzde 18'den yüzde 8'e mi indirmişti?
Şimdi, Şakir Süter'in 18 Eylül 2003'te Akşam Gazetesi'ndeki köşesinde yer alan şu satırlarını lütfen dikkatle ve bir o kadar da ibretle okur musunuz:
"Yassıada Duruşmaları'nın ünlü savcısı Ömer Altay Egesel'le, 1982'de bir söyleşi yapmıştım.

'21 yıl aradan sonra ilk kez' konuşuyordu Egesel. Son derece ilgi çekici açıklamalar yapmıştı ama en çarpıcı olanı, eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan hakkında söyledikleriydi.
Egesel, idamını istediği Polatkan için şöyle diyordu:
? Polatkan'a yazık oldu!
Gazete, bu manşetle çıkmıştı.
Haberin yayınlandığı gün, Polatkan'ın eşi Mutahhare Polatkan'la Çiftehavuzlar'daki evinde görüşmüştüm. Yaşlı gözlerle 'evladım' demişti:
? Bu haberinizi yazan gazeteden, sabahın erken saatlerinde 10 tane alıp, bazı komşularımın kapılarına birer tane bıraktım.
? Niçin efendim?
? Maalesef o komşularım, oturduğumuz bu yalıyı, Hasan Polatkan'ın 'devletin parasıyla aldığını' söyleyebiliyorlardı! Çok üzülmüştüm. İçimde bir hicrandı o sözler. Sizin bu haberiniz, Yassıada Savcısı'nın bile 'pişmanlık' ifade eden sözlerini ihtiva etmekle kalmayıp, Polatkan'ın bizzat iddia makamı tarafından 'masum' ilan edildiğini de gösteriyor. Bu yüzden, haberinizi komşularımın da okumasını istedim."
Savunma hakkı bile yok

GAZETECİ?Yazar Hulusi Turgut'un Yassıada Belgeseli adlı kitabından da bir ibret sahnesi aktarmak istiyoruz:
"Yassıada Mahkemesi Başkanı Salim Başol'un sanık Hasan Polatkan ile kürsüden konuşması... Polatkan idam isteği ile yargılanmaktadır ve son savunmasını yapacaktır... Eğer izin verilirse!..
Başol: Polatkan sen gel... Müdafaan kaç sayfa?
Polatkan: Müsvedde halinde bulunduğu için ne kadar olduğunu bilmiyorum efendim. 10 dakika içinde bitmez zannederim...
Başol: Öyle şey olmaz, kısa kes!.. Zaten sen diğer davalarda da uzun müdafaalar yaptın!..
Polatkan: Hayatımın söz konusu olduğu bir meselede son sözlerimi söylememe müsaade edin efendim.
Başol: Olmaz, kısa kes, az konuş...
Polatkan: Öyleyse müdafaa yapmayayım mı?..
Başol: Yapma!.."
Devir değişti, amma...
ARADAN 45 yıl geçti.
Artık kimsenin savunma hakkı elinden alınmıyor. Artık kimse nahak yere suçlanmıyor.
Artık kimse idam edilmiyor.
Darbeler, ihtilaller ve ihtilal mahkemeleri de çok şükür tarihe karıştı.
Fakat dünya durdukça tarihe karışmayacak bir olgu var:
"Halkın vicdanı".
En büyük mahkeme odur.
O mahkemeden kaçılamaz.
Halkın vicdanında mahkum olmak darağacında can vermeye de benzemez!

Sırrı Yüksel Cebeci / Tercüman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100