Bu haber kez okundu.

En fazla Türkiye etkilenecek
RECEP BAHAR / İSTANBUL

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile 1995 yılında imzaladığı ve 1 Ocak 1996'da yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonucunda ülkemiz aradan geçen 17 yılda yaklaşık 220 milyar Euro zarara uğradı. Gümrük Birliği uyarınca Türkiye, AB'nin anlaşma yapmadığı ülkelerle kendiliğinden anlaşma imzalayamıyor. AB'nin anlaşma yaptığı Cezayir, Meksika, Güney Afrika gibi ülkeler de menfaatlerine aykırı olduğu için Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) yapmaya yanaşmıyor. Yaklaşık 2 yıl sonra AB, ABD ile STA imzalayacak. İşte Türkiye buna dahil olamazsa, ciddi ekonomik kayıpla karşılaşacak. ABD Türkiye'ye her türlü malı gümrüksüz sokabilecekken, Türkiye bir tişörtü bile ABD'ye gümrük vergisi ödeyerek satabilecek. Bu kritik konu İstanbul'da düzenlene bir seminerde ele alındı. 

Türkiye zarar edecekler arasında ilk sırada!

Seminerin açılış konuşmasını yapan İKV Yürütme Kurulu üyesi, Merkez Bankası eski Başkanı Yavuz Canevi, AB ve ABD arasında imzalanacak muhtemel anlaşmanın dışında kalmasının Türkiye’nin zararına olacağını kaydetti. Canevi, “Türkiye, anlaşmanın dışında kalması ile yüzde 2.5 refah kaybına uğrayacak. Bu oranla, söz konusu işbirliğinden dünyada olumsuz etkilenecek birinci ülke olacağız. Hindistan yüzde 1.6 ile ikinci en olumsuz etkilenecek ülke olacak. Çin ise en az zarar gören ülke olacak” diye konuştu. 

Dünya ticaretini yeniden şekillendirecek 

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eren ise, AB’ye üyelik sürecinin temelini oluşturan Ankara Anlaşması’nın 50. yıldönümünde üyeliğe ilişkin halen net bir takvim bulunmadığını hatırlatarak, Türkiye’nin Gümrük Birliği yükümlülüklerinden kaynaklanan olumsuzlukların, firmaların ve kamuoyunun AB üyeliğine desteğini de olumsuz etkilediğine işaret etti. AB ve ABD’nin, dünya ekonomisinin yüzde 40’ını, ticaretin ise üçte birini oluşturduğu göz önüne alındığında, muhtemel işbirliğinin sadece Türkiye’yi değil tüm ülkeleri doğrudan ve dolaylı etkileyeceğine ve dünya ticaretini yeniden şekillendireceğine dikkat çeken Eren, “Gümrük vergilerinin sıfırlanması, hizmetler ticaretinin  serbestleştirilmesi ve yatırım alanında işbirliğinin yanı sıra iki taraf arasında standartların uyumlaştırılması, iş yapmayı zorlaştıran ek mali yükümlülüklerin bir başka deyişle teknik engellerin kaldırılması yönünde işbirliklerini de öngören anlaşma, tarafların dünya ekonomisindeki ağırlığı düşünüldüğünde bu iki pazarda iş yapmak isteyen tüm firmaları etkileyecek değişikliklere yol açacaktır” dedi. Türkiye’nin ABD ve AB arasında yürütülen müzakerelerde alacağı aksiyonun büyük önem taşıdığına dikkat çeken Eren, anlaşmaya taraf olmak ya da kendi şartlarımızla ABD ile serbest ticaret anlaşması imzalamak konusunu iyi değerlendirmek gerektiğini söyledi.

Müzakereler 2015'te bitecek

Avrupa Komisyonu, Ticaret Genel Müdürlüğü, ABD ve Kanada Birim Yöneticisi Daimen Levie ise AB ve ABD arasındaki serbest ticaret anlaşması fikrinin yeni değil 90’lı yıllarda ortaya atılan bir konu olduğunu belirterek, yaşanan ekonomik sorunlar, finansal kriz, yüksek kamu borçları gibi nedenlerin bu görüşmelere zemin hazırladığının altını çizdi. 

Levie, “Müzakerelerde 2015 yılında sonuca ulaşmak hedefindeyiz. Anlaşmanın etki analizine bakacak olursak; 2027’de GSYİH’da yüzde 0.5 oranında bir artış öngörüyoruz. İkili ticarette tarifelerin ise uzun yıllar beklemek yerine kısa sürede kaldırılmasını planlıyoruz” diye konuştu. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100