28 Ekim 2005 Cuma 00:00
175 Okunma
Erdoğan'ın pazarlama merakı!
Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Ben ülkemi pazarlarım..." sözü üzerine, birkaç kez yazmayı düşündüm; vazgeçtim. ~|~ Fakat, Kuveyt'e uçakla giderken gazetecilerle sohbeti sırasında, "Dubaililer gibi, Kuveyt'ten de yatırımcılar bekliyor musunuz?" sorusuna verdiği cevap ile TBMM'de reddedilen gensoru görüşmeleri bu yazıyı yazmama neden oldu. Erdoğan'ın cevabı aynen şöyleydi: "Duabi'den yatırım için iki büyük grup geldi. Kuveyt'ten de, bu tür gruplar bekliyoruz. Ben 'ülkemi pazarlarım' diyorum. Bunu yanlış yerlere çekmek isteyenler var. Bu insanların pazarlama ilminden, 'marketing' denen olaydan haberleri yok. Okusalar, nelerin pazarlanabileceğini öğrenecekler."
Doğrudur, yıllarca pazarlamacılık şirketi çalıştırmış Erdoğan kadar, eleştirdiği kişiler gibi benim de pazarlamacılık konusunda bilgim ve tecrübem olamaz. Önce sözlükten "Pazarlama" ile "Marketing"in karşılıklarına baktım; eş anlamlı sözcüklerdi. Türk Dil Kurumu sözlüğünde "Pazarlama" nın karşılığında şunlar yazıyordu: "Bir ürünün, bir malın, bir hizmetin satışını geliştirmek amacıyla tanıtmayı, paketlemeyi, satış elemanları yetişmesini, piyasa ihtiyaçlarını tespit etme ve karşılamayı içeren etkinliklerin bütünü..."
Pazarlamanın teknik anlamı
Ekonomi sözlüklerine, ansiklopedilere baktım; ekonomi uzmanı dost ve arkadaşlardan bilgi edinmeye çalıştım; ortaya şöyle bir özet tanım çıktı: "Üreticilerden tüketicilere mal ve hizmet akışını sağlayan tüm etkinlikler pazarlamayı oluşturuyor. Pazarlamacı da, tüketicilerin gereksinimlerini ortaya çıkarmaya ya da mevcut malların satışını artırmaya yönelik stratejiler belirliyor. Bu amaçla malların potansiyel pazarına ilişkin psikolojik ve demografik araştırmalar yürütüyor; çeşitli pazarlama yaklaşımlarını deniyor; satışın yöneltileceği kitleyle yüz yüze görüşmeler yapmak gibi değişik yöntemler kullanıyor."
Bu bilgilerin ışığında; "Ülkeyi pazarlamakta kararlı" olduğunu yineleyen Recep Tayyip Erdoğan'ı izlediği yolun; kendisini mutlaka Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçireceğinden hiçbir kuşkum kalmadı.
Dubai pazarlaması
Pazarlamacılık konusundaki üstün başarısının kanıtı ve de ödülü olarak; yapımları 2008'de bitecek 94 katlı, 300 metre yüksekliğindeki "Dubai Towers İstanbul" adı verilmesi düşünülen "dünyanın en büyük burgulu" ikiz kulelerine "Dubai?Recep Towers İstanbul" adı verilirse; çok daha yakışacak ve çok daha isabetli olacaktır. Böylece, kuleleri her gören ülke, bugüne değin yaptıkları ve bundan sonra yapacakları için Recep Tayyip Erdoğan'ın kulaklarını çınlatıp, sonsuza dek yad edilmesini sağlayacaktır. Çünkü... Dünyanın en büyük üçer yüz metrelik burgulu ikiz kazığını yapacak Dubai Şeyhi, Türk bankalarından kredi alarak inşaata başlayacak; inşaat bitene kadar iş adamlarına dükkan, kat, daireleri peşin satacak ve 500 milyon dolar getirmek yerine katlanmışını götürecek....Evet... Evet... İkiz kazıklara "Dubai?Recep Towers" adı çok yakışacak.
Necdet ONUR /
Anayurt Gazetesi?Ankara
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100