21 Ekim 2008 Salı 00:00
120 Okunma
Ergenekon Davası 23 Ekim'e ertelendi
Ergenekon'un ilk duruşması, dün Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde 1.5 saat rötarla başladı. Salonda avukatlara yer kalmayınca tartışma çıktı. Mahkeme, tutuklu ve tutuksuz sanıkların ayrı ayrı dinlenmesine karar verdi. Duruşma, kimlik tespiti bile yapılmadan, tartışmalar arasında 23 Ekim'e ertelendi ~|~

 

Son yılların en ses getiren davası Ergenekon'un duruşması dün Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde başladı. Davanın görüleceği duruşma salonunun bahçesine açılan "ziyaretçi girişi" saat 08.00 itibarıyla açıldı. Duruşmayı izleme hakkı bulunan basın mensupları, avukatlar ve bazı sanık yakınları, askerler tarafından ellerindeki listeden isimleri kontrol edilerek içeri alındı. İlk kargaşa burada çıktı.

1.5 saat geç başladı
Avukat, gazeteci ve sanık yakınlarının kayıtlarının aynı büroda yapılması nedeniyle işlemler uzadı ve davanın başlaması yaklaşık 1.5 saat gecikti. Daha sonra önce tutuklu, ardından da tutuksuz sanıklar yaklaşık 300 kişilik duruşma salonundaki yerlerine alındı. Bunun ardından salona sanık avukatları davet edilince kapıda oluşan yığılma nedeniyle tartışmalar yaşandı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce gerçekleştirilecek yargılamada, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk ve eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın Alemdaroğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 86 sanığın yargılanmasına saat 10.25'te başlanabildi.
Hıncahınç dolan salonda tutuksuz sanıklardan ve avukatlardan bazıları ayakta kalınca, avukatlar "duruşmanın fiziki şartlarının yargılama yapmaya yeterli olmadığı" gerekçesiyle itirazda bulundu. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de, tutuksuz sanıkların ayrı bir yargılama yapılmak üzere salondan çıkmasını teklif etti, fakat avukatlar itiraz ettiler.

Sıkıyönetim hâkimi değiliz
Söz alan avukatlardan biri, bu tür duruşma salonlarının "sıkıyönetim" mahkemelerinde olduğunu ileri sürdü. Şengün, bu sözler üzerine "Sıkıyönetim hâkimi değiliz, fiili şartlar değişik olabilir. Yargılamayı yapacak mahkemenin o tarafından asla kuşku duymayınız" dedi.
Söz alan avukat Prof. Dr. Uğur Alacakaptan, "Bu miting havası içinde sağlıklı duruşma yapılamaz" dedi. Şengün de, daha tahkikat aşamasında duruşmanın burada yapılmasına karar verildiğini, yeni salonun hazırlanmasının da 3 ayı bulabileceğini hatırlattı.
Mahkeme heyeti, yaklaşık yarım saat devam eden şikâyetlerin ardından, avukatların taleplerini tutanağa geçirdi. Mahkeme heyeti, avukatların talebini değerlendirmek üzere 13.00'e kadar ara verdi.
Öğleden sonraki oturumun başında alınan ara kararları açıklayan Şengün, duruşmanın mevcut salonda yapılmasının devamının kararlaştırıldığını bildirdi. Yargılamanın yapıldığı duruşma salonunun tadilattan sonra 66 avukat ve 88 sanığın oturabileceği şekilde düzenlendiğini, ayrıca teknik imkânlar sağlandığını belirten Şengün, İstanbul'da bu şartları sağlayabilecek başka bir duruşma salonu bulunmadığını kaydetti. Tutuklu ve tutuksuz sanıkların ifadelerinin ayrı oturumlarda alınmasına karar verdiğini belirten Şengün, her sanığın en fazla 3 avukatla temsil edilmesine karar verildiğini kaydetti.

Kavga salonu değil
Şengün, kararlarını açıkladıktan sonra tutuksuz sanıklar ile avukatlarını dışarı çıkardı ancak salonda tartışma yaşandı. Bunun üzerine Şengün, "Burası kavga salonu değil" dedi       
 Daha sonra müdahillik talepleri görüşüldü. Avukat Zerrin Öztürk, daha önce İşçi Partisi (İP) adına davaya müdahil olma talebinde bulunduklarını hatırlatarak, bu taleplerini geri çektiklerini bildirdi.
Tutuklu sanık avukat Kemal Kerinçsiz, mahkeme heyeti üye hakimlerinden Sedat Sami Haşıloğlu'na güvenleri olmadığını belirterek, "reddi hâkim" talebinde bulundu. Kerinçsiz, daha önce bütün tutuklamaları bu hâkimin yaptığını ve tarafsız olmadığını savundu. Kerinçsiz'in avukatı da, davaya giren 2 cumhuriyet savcısının değiştirilmesini istedi.
Cumhuriyet Vakfı ile Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayın AŞ avukatı Bülent Utku da Cumhuriyet gazetesinin bazı sanıklar tarafından 3 kez bombalanması eyleminin iddianamede yer aldığını hatırlatarak, bu saldırılardan zarar gördükleri için davaya müdahil olmak istediklerini kaydetti.

DTP müdahil olmak istiyor
DTP milletvekilleri Ahmet Türk, Sebahat Tuncel ve Akın Birdal ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir adına müdahillik dilekçesi veren avukat Siracettin Irmak, iddianamede müvekkillere yönelik suikast hazırlığından söz edildiğini belirterek, bu gerekçeyle müdahil olmak istediklerini bildirdi.

Perinçek: Yargılayamazsınız
Müdahillik talepleri görüşülürken İP Genel Başkanı Perinçek söz alarak, sert bir üslupla "İddianamede partimiz suç örgütü olarak geçiyor. Bu durumda partiye kapatma davası açılması gerekir ama davayı Anayasa Mahkemesi açabilir. Siz bizi yargılayamazsınız. Anayasa Mahkemesi yetkilerine tecavüz edemezsiniz" dedi.
Emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin de, Cumhuriyet'e atılan el bombalarıyla ilgisinin bulanmadığını da savunarak, "Biz terör örgütü değiliz. Bu dava tepeden inme oldu ve bir anda burada toplandık" dedi.

Hitler döneminde olur
Perinçek'in avukatı Mehmet Cengiz, salondaki sıkıntıyla ilgili olarak, "Bu sadece bir mekân sorunu değil ancak Hitler döneminde cezaevinde böyle bir yargılama olur. Bu durum aynı zamanda bir psikolojik savaş durumudur" dedi.
Mahkeme heyeti, taleplere ilişkin Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in görüşünü aldıktan sonra Cumhuriyet'in müdahilliğinin kabulüne, diğer taleplerin ise gerekli incelemeler yapıldıktan sonra karara bağlanmasına hükmetti. Duruşma 23 Ekim Perşembe'ye ertelendi.


NOTLAR...
İlhan Selçuk sağlık raporu gönderdi, savcı Öz gelmedi
Duruşmaya 46 tutuklu sanık ile 28 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. İlhan Selçuk, Ferit İlsever ve Sedat Peker sağlık raporu gönderdikleri için duruşmada yer almadı.
İddianameyi hazırlayan savcılardan Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın davada görev yaparken, soruşturmayı yürüten savcılardan Zekeriya Öz duruşmaya gelmedi.
Danıştay'a yapılan saldırı sonrası hayatını kaybeden Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in oğulları Serkan ve Gökhan Özbilgin de Ergenekon duruşmasını izlemek üzere duruşma salonuna geldi.
Veli Küçük, Sami Hoştan ve Doğu Perinçek arka arkaya sıralara oturdular. Küçük eşinin de aralarında bulunduğu yakınlarını selamlayarak gülümsedi.
Veli Küçük, avukatlar DTP'nin talebiyle ilgili konuşurken, yanındaki sanıkla sohbet edip gülüştüler. Küçük, Hoştan'la da sohbet etti. Hoştan ise zaman zaman arkasına dönerek, Prof. Dr. Emin Gürses'le konuştu.
Sanıklar arasındaki tek tutuklu kadın sanık Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'du.
Sanıklardan emekli astsubay Oktay Yıldırım rahatsızlanınca rahat etmesi için arkadaki boş sıraya alındı.
Duruşma devam ederken, kayıtların yapıldığı CD dolunca hâkim avukatın konuşmasını kesti ve CD'yi değiştirtti.
Sanıklardan Muzaffer Tekin'in zayıflaması ve bıyıklarını kesmesi dikkat çekti.
Avukat Kemal Kerinçsiz bir dilekçesini okurken yanında oturan sanıklardan Hayrettin Ertekin onun terini sildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100