Bu haber kez okundu.

Evliliğinizi 'yorma'yın
Yüzyıllardır kutsal kurum olarak adlandırılan evlilik, çoğu insanın hayallerini süslerken, kimileri için de ciddi bir korku kaynağı. Çeşitli zorlukları aşarak evlenen çiftleri bekleyen en kötü sürpriz ise evlilik yorgunluğu. ~|~

 

HABER MERKEZİ
Hazreti Adem'den bu yana insanlık alemi için temel kurumlardan biri olan evlilik; kimilerinin rüyası kiminin de kabusu! Çoğunluk için gereklilik olan bu kurum, bazı çiftleri zamanla yoruyor ve evlilik hüsranla sonuçlanıyor. Eskiden 'şiddetli geçimsizlik' olarak adlandırılan boşanma nedeni ise günümüzde 'evlilik yorgunluğu' denilen evlilik yozlaşması halini aldı ve deyim yerindeyse boşanmalarda moda haline geldi. 

Evlendikten 2.5 yıl sonra başlıyor
"Sevgim bitti, artık heyecanım kalmadı" gibi ifadelerle sonlandırılan evliliklerde biten aslında aşk ve sevgi değil, dostluk ve paylaşımdır. Yapılan araştırmalarda evlilik yorgunluğunun evlendikten 2.5 yıl sonra başladığını belirten Dr. Mehmet Yavuz, günümüzde birçok çiftin aşkı; dostluk ve sevgiye dönüştürebildiğini, bunu beceremeyenlerinse soluğu mahkemede aldığını dile getirdi. 

En önemli faktör eğitim uyumu
Ekonomik ve fiziksel uyum, yaş uyumu, inanç uyumu ve cinsel uyum gibi benzerliklerin hiçbiri evlilik yorgunluğunu önlemede belirleyici değil. Çiftlerden biri çok zengin diğeri çok yoksul olabilir ya da biri genç diğeri yaşlı olabilir. Evlilik yorgunluğunu önleyen en önemli faktörün eğitim uyumu olduğunu belirten Dr. Yavuz, böyle çiftlerin birbirini anlayabildiğini, birçok konuyu birlikte tartışıp paylaşabildiğini ve en önemlisi konuşabildiğini vurguladı. Dr. Yavuz, konuşan bir çiftin de çok önemli sorunlar olmadıkça evlilik yorgunluğuna yakalanma riskinin çok az olduğunu sözlerine ekledi. 
Evliliklerde boşanma riskinin yüksek olduğu dönemler; ilk 1 yıl, daha sonraki 6 yıl ve evliliğin 20. yılı? Ani evliliklerde, nişanlılık dönemi geçirenlere göre ilk yıl boşanma riskinin daha fazla olduğunu belirten Dr. Yavuz, aniden evlenenlerin birbirlerini aynı evde yaşamaya başlayınca tanıdığını ve uyumlu olmamaları halinde ilk 1 yıl içinde boşandıklarını vurguladı. Görücü usulü ile bir süre nişanlı kalıp evlenenlerin ilişkileri aile büyüklerinin seçimleri ve tecrübeleri ile şekillendiği için flört evliliğine göre biraz daha sağlam olabiliyor. Bu noktada çiftler arası sorunlarda aile büyüklerinin hemen devreye girip arabuluculuk yapmasının önemli bir faktör olduğunu belirten Dr. Yavuz, 20. yıldan sonra boşanmalarda görücü usulü evlilik ve flört evliliği arasında sayısal açıdan bir farkın olmadığını hatırlattı. 

Kadın çalışıyorsa boşanma riski artıyor
Eşlerden her ikisinin de çalışıyor olması, evliliği yorgunluğa götüren nedenlerden biri. Çalışan kadına, ev işlerinde erkeğin yardımcı olmamasının yozlaşmayı artırdığını belirten Dr. Yavuz, çalışan kadınların profesyonel alanda ve evinde iki farklı role sahip olmasının yorucu olduğunu hatırlattı. Çalışan kadın evine vakit ayırdığı zaman kariyeri tehlikeye giriyor, kariyerine yöneldiğinde evini ihmal ediyor. İşine daha çok vakit ayırdığında, eşler bunu anlayışla karşılamayabiliyor. Tüm bu nedenler doğrultusunda çalışan kadınlarda çalışmayanlara göre 6 kat daha fazla boşanma vakası görüldüğünü belirten Dr. Yavuz, bunda ekonomik özgürlüğün de payının büyük olduğunu dile getirdi. 

Teknoloji evliliği yoruyor
Günlük hayatımızı kolaylaştıran teknoloji, özel hayatımızı tehlikeye atıyor. Çok odalı evler, yazlıklar, kışlıklar, farklı televizyon ve bilgisayarlar, çiftleri birbirinden koparıyor ve yalnızlaştırıyor. Bunların duygusal yönden kopma ve ayrışmalara neden olduğunu belirten Dr. Yavuz, teknolojik imkanların daha az kullanıldığı kırsal kesimlerde boşanma olaylarının nadir görülmesini de buna bağlıyor. Akraba ziyaretleri ve komşuluk ilişkileri evliliği sürekli dinamik tutarak yorgunluğa engel olabiliyor. Haftada en az iki defa akraba ya da komşu ziyaretinde bulunanlarda, evlilik yorgunluğu riskinin azaldığını belirten Dr. Yavuz, bu ziyaretlerin hem eşler arasında paylaşımı artırdığının hem de monotonluğu yok ettiğinin altını çizdi. Evlerinde hizmetçi ya da bakıcı olanlarda da olmayanlara göre boşanmaların daha fazla görüldüğünü hatırlatan Yavuz, yemek sonrası çay-kahve sohbetlerinin evliliği pekiştirdiğini sözlerine ekledi. 

Olumlu düşünmek evliliği sağlamlaştırıyor
Karşılıklı empati de evlilik yorgunluğunu önleyen önemli faktörlerden biri. Kendini eşinin yerine koyarak hareket etmek çoğu zaman sorunların başlamadan çözümlenmesi ile sonuçlanır. Psikolojide 'kendini gerçekleştiren ön kabul' yasasına değinen Dr. Yavuz, bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasanın kendini gerçekleştirmeye başladığını söylüyor. Örneğin; "Eşime güvenmiyorum, beni aldatabilir" düşüncesine sahip bir eşin güvensizliği, bir süre sonra davranışlarına yansıyabilir ve bu da ilişkiyi boşanmaya sürükler. Psikolojideki bu yasanın bir diğer adı da kuantum olumsuzlamadır. Dr. Yavuz, bunun tersine "Eşim beni aldatmaz" düşüncesi ile duygularını yansıtan kişinin kuantum olumlama ile evlilik bağlarını sağlamlaştırdığını vurguluyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100