08 Haziran 2010 Salı 00:00
867 Okunma
Fethullah Gülen'in otorite ile dansı
İsrail devletinin otoritesini savunma noktasında Pensilvanya'dan beyanat buyuran Hocaefendi'nin Türkiye devletinin otoritesini tanıma ve savunma noktasında bazı problemleri olduğu biliniyor.
M.Bayraktar'ın yazısı... ~|~

 



Fethullah Gülen'in her sözü olay oluyor. Maşallah Pensilvanya'dan Türkiye'nin altını üstüne getirecek açıklamalar yapabiliyor. Türk yardım gemisine yapılan İsrail saldırısı sonrası yaptığı açıklamada yardım gemisindeki Türkleri "otoriteye başkaldırmamaları" konusunda uyarması dikkat çekiciydi.
Oysa İsrail saldırısı uluslararası sularda gerçekleşmişti. Yani İsrail kendisi ile yani egemenlik alanı  ile hiç ilgili olmayan bir bölgede saldırmıştı. Hocaefendi böyle bile olsa, yerin hiç de önemi yok anlamında  "otoriteye başkaldırmayın" diyordu. Yardımın gittiği yer de Gazze. Orası da İsrail toprağı değil. İşgalci Yahudilerin kontrol altında tuttukları bir işgal alanı.
Fethullah Gülen bir terör devletinin otoritesine baş kaldırılmasından rahatsız olduğunu dünyaya ilan ediyor.
Baş kaldırılan otorite İsrail otoritesi olunca tartışma daha da girift bir hal alıyor. Yani Fethullah Hocaya mı kalmış İsrail otoritesinin avukatlığını yapmak diye düşünmeden edemiyor insan.
İsrail bir askeri devlet statüsündedir. Devletin, siyasetin, bakanlıkların kilit isimleri asker kökenlidir. İsrail kimliği, ordu ile belirlenmiştir. Din ile bütünleşen ordu, İsrail vatandaşlarının milli bilinçlerinin oluşmasında ve dini hedeflerinin gerçekleşmesinde en önemli unsurdur.
İsrailli gazeteci Uri Avnery, İsrail'i şöyle tanımlar: "İsrail, devleti olan ordu!"
Türk gemisine saldırıp 9 Türk'ü öldüren işte bu "devleti olan ordudur!"
Fethullah Gülen bu "askerî devletin otoritesine karşı çıkılmamasını, baş kaldırılmamasını"
istiyor.
İsrail devletinin otoritesini savunma noktasında Pensilvanya'dan beyanat buyuran Hocaefendi'nin Türkiye devletinin otoritesini tanıma ve savunma noktasında bazı problemleri olduğu biliniyor. Gülen, Türkiye yaptığı bir konuşmasında kendi cemaatine "Anayasal kurumlardaki güç ve kuvveti cephenize çekinceye kadar her adım erkendir" diyordu.
İsrail için "devletin otoritesine bağlı olmak gerektiğini" söyleyen hocaefendi, kendi devleti olan Türkiye söz konusu olunca "devletin otoritesi olan temel kurumların" ele geçirilmesi gerektiğini emrediyor.
Yani söylemler otoritenin kimliğine göre değişiyor.
Fethullah Gülen'in ABD otoritesi konusundaki görüşleri de pek gizli değil. Bakın bu sütunda daha önce neler yazmışız:
""Tahkikat nedeniyle biri FBI'dan, diğeri Dışişleri Bakanlığı'ndan iki genç insan geldi. Geldiklerinde 'fikirlerinden de istifade edelim' diye bir kaç soru sordular. Bana samimi olarak şunu sordular: 'Siz Irak'ta Amerikalıların nasıl tasarrufta bulunmasını istersiniz? İşgalden sonra Irak'ta nasıl bir irade makul olur?' Dedim ki: 'İşgal olmuş, siz ne derseniz deyin, halk bu meseleye işgal diyor. Benim fikrimi soruyorsanız Irak'ta öyle bir demokrasi kurun ki, Türkiye'den ileri olsun. Türkiye'ye imrenmesinler, Müslümanlara öyle müsamahalı davranın ki İran'a imrenmesinler" (25.05.2005, Yeni Mesaj)
Fethullah Hoca Pensilvanya'dan Iraklılara ABD otoritesine nasıl tabi olunacağını, Türklere İsrail otoritesine başkaldırmamalarını" öğütlüyor.
Peki Türkiye olunca neler söylüyor.
Onu da yukarıda yazdık işte!

Muharrem BAYRAKTAR / mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121