Bu haber kez okundu.

Filistin nereye gidiyor?
Akşam'dan Hüsnü Mahalli, bugün Filistin'de yapılacak seçimlere bakıyor. Irak seçimlerinde kesin sonuçlar alınmasa da, işgal altındaki Filistin'de neticenin kısa sürede açıklanması bekleniyor. Ancak buna seçim denebilirse tabii! ~|~

Akşam'dan Hüsnü Mahalli, bugün Filistin'de yapılacak seçimlere bakıyor. Irak seçimlerinde kesin sonuçlar alınmasa da, işgal altındaki Filistin'de neticenin kısa sürede açıklanması bekleniyor. Ancak buna seçim denebilirse tabii!
Bugün Filistin'de seçim var. Oysa Filistin denilen bir ülke ya da devlet yok.
Filistin denilen ülkenin yarısı 1948'de ABD kontrolündeki BM tarafından Yahudilere verilerek İsrail devleti kurduruldu. İsrailliler bununla de yetinmeyerek 1967'de Filistin'in geri kalan bölümünü işgal etti.

Yarısı bile katılamayacak
Yani 1948'de kurulan İsrail sınırları içinde yaşayan Filistinliler 58 yıl, 1967'de işgal edilen topraklarda yaşayanlar ise 38 yıldır acı çekiyor. Şimdi de 58 ve 38 yıldır acı çeken ve her gün İsrail'in inanılmaz saldırılarına maruz kalan yaklaşık 4 milyon Filistinlinin seçiminden söz ediliyor. 1948 ve 1967 işgallerinde komşu ülkelere kovulan ve sayıları yaklaşık 5 milyon olan Filistinlilerin bu seçimlere katılmasına ize izin verilmiyor.

Garip ama acı!

İşgal altında yaşayan bir halktan sandıklara giderek yöneticilerini seçmesi ve demokrasiye bağlı olduğunu kanıtlaması isteniyor. Ama her nedense kimse çıkıp da İsrail'den işgal altında tuttuğu topraklardan çekilmesini istemiyor ya da bunun gerçekleşmesi için İsrail'e baskı yapmıyor. Batının ve Batı yandaşlarının rezilliği işte böyle bir şey! Filistin dedikleri şey yaklaşık 6 bin kilometrekare olan Batı Şeria ve 500 kilometrekare olan Gazze bölgelerinden oluşmaktadır..

Aralarında ise İsrail var. Batı Şeria tümüyle İsrail işgali altında...
Gazze'nin içinden çekilen ancak bölgeyi tümüyle kuşatma altında tutan İsrail istediği an tekrar Gazze'ye giriyor ve istediğini tutukluyor, öldürüyor ve istediği yeri yıkıyor.
İsrailli yöneticiler Batı Şeria'dan asla çekilmeyeceklerini söylüyor...
İsrailliler izin vermezse Filistinliler sandıklara bile gidemez. Çünkü bütün yollarda İsrail kontrol noktaları var...
Yine 38 yıldır işgal altında tutulan Doğu Kudüs'te durum daha da kötü. Çünkü İsrailliler Doğu Küdüs'ün tümüyle kendilerinin olduğunu söylüyor ve buradaki Filistinlileri yok etmenin planlarını yapıyor...

11 parti katılıyor

İşte böyle bir ortamda Filistin'de seçim yapılıyor... Seçime 11 parti ve grup katılıyor...
Yapılan tüm kamuoyu yoklamalarında eski lider Yaser Arafat'ın kurduğu El?Fetih örgütü ile Hamas örgütü yarışıyor. Üçüncü sırada ise şu anda İsrail hapishanelerinde bulunan Marvan Barguti'nin kardeşi Mustafa Barguti'nin başını çektiği liste geliyor. Bu liste daha çok reformcu, liberal ve Batı türü söylemlere sahip çıkıyor.
ABD, AB ve İsrail bir zamanlar terörist dedikleri El?Fetih 'e destek veriyor. Amaçları şimdi daha fazla terörist olarak kabul ettikleri Hamas'ın zaferini engellemek.
İsrail ve ABD, El?Fetih'e destek vermek amacıyla ömürboyu hapse mahkum olan Mervan Barguti'ye medyaya konuşma izni verdi.Yani İsrail, terörist suçlamasıyla içeriye attığı bir kişiden daha terörist olarak kabul ettiği başka bir grubun zaferini önlemek için medet umuyor. Çünkü El?Fetih'in eski kadrolarına ve onların yolsuzluklara karşı mücadeleden söz eden Barguti Filistin halkının genç insanları arasında sevilen bir kişi.

Hamas ise son 40 yıldır Filistin halkının önderliğini yapan El?Fetih'in başarısızlıklarını, yolsuzluklarını ön plana çıkartarak Filistin halkı içinde giderek güç kazanan bir örgüt.
ABD'nin Afganistan ve Irak işgali ve İsrail'in Filistin halkına yönelik süreklilik ve alışkanlık kazanan terör politikaları Filistinlileri daha çok Hamas'a yakınlaştırıyor.
Bunun bir diğer nedeni ise sağ ve sol ideolojilerin yalnız Filistin'de değil tüm dünyada değer kaybetmesidir.

Ama Hamas'ın işgale karşı direnişi ve örgütlülük kabiliyeti daha ön plana çıkıyor.
Bu nedenle de İsrail son beş yılda Hamas'ın hemen hemen tüm liderlerini suikastlarla öldürdü. Bunlar arasında en önemli olanlar örgütün kurucu lideri Şeyh Ahmet Yasin ve onun yerine geçen Abdülaziz Rantisi...

Barış kesinlikle olmaz

Her ikisi bir hafta arayla Mart 2004'te öldürülmüştü...
O günden bugüne kadar İsrail'de ve İsrail'in Filistin halkına ve bölgeye yönelik politikalarında ve davranışlarında hiçbir değişiklik olmadı ve olmayacak.
Çünkü İsrail asla barış yapmaz ve yapamaz..
Barış İsrail'in kendi eliyle kendini yok etmesi demektir.
Barış olursa dünyadaki Yahudi lobilerinin varlık nedeni ortadan kalkar...
Barış olursa dünyadaki Yahudiler İsrail'e gitmez ve Büyük İsrail Devleti kurulmaz.
Bu ise Siyonist ideolojinin iflası demektir...
İsrail'i yönetenler ve ABD ile dünyadaki Yahudi lobileri asla buna izin vermez..
Kimse hayal kurmasın!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100