24 Eylül 2006 Pazar 00:00
101 Okunma
Gelirimiz düşük tüketimimiz düşük
Türkiye'de 'tüketimin' arttırılması gerektiğini ilk kez BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş seslendirdi. Nihayet bazı ekonomistler de bu noktaya geldiler. Milliyet'ten Prof. Dr. Güngör Uras'ın yazısı. ~|~


Türkiye'de hane halkının aylık ortalama tüketim harcaması 1.091 YTL olarak belirlendi. Kentlerdeki haneler, bir ayda tüketim için ortalama 1.218 YTL, kırlardaki haneler 861 YTL harcıyor.
Hanelerin 2005 yılındaki tüketim harcamalarının toplamı ise, ayda ortalama 15 milyar 206 milyon YTL, yılda 229 milyar 797 milyon YTL olarak hesaplandı. Tüketim harcaması denilince bunun ortalama olarak yüzde 24.9'u gıdaya, yüzde 25.9'u kiraya ve ev hizmetlerine, yüzde 12.6'sı ulaştırmaya, yüzde 6.2'si giyime, yüzde 2.2'si sağlığa, yüzde 1.9'u eğitime, kalanı diğer ihtiyaçlara gidiyor.
Aralarında akrabalık bağı olsun olmasın aynı yerde oturan, kazançlarını ve harcamalarını ayırmadan yaşayanlar, bu tür hesaplamalarda, (aile) hane halkı, olarak kabul ediliyor.

Tüketimimiz çok düşük
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) hane halkı bütçe anketleriyle, hanelerin sosyoekonomik yapılarını, yaşam düzeylerini?tüketim kalıplarını belirliyor. Böylece hanelerin gelirleri ne kadar ve bu gelirler nasıl kullanılıyor sorularına cevap aranıyor.
Bizde uzun süredir gelir dağılımı araştırması yapılmadı. Hane halkı bütçe anketleri gelir dağılımı konusunda az çok bilgi veriyor. Hane halkının tamamı 100 kabul edilerek, en fakirinden en zenginine doğru yüzde 20'lik hane halkı grupları oluşturuluyor. Sonra her grubun toplam tüketimden ne kadar pay aldığı hesaplanıyor. Böylece gelir?tüketim dağılımı tablosu ortaya çıkarılıyor. En fakir yüzde 20'lik aile grubu, toplam tüketimden yüzde 9.2 oranında pay alırken, en zengin yüzde 20'lik aile grubunun toplam tüketimin yüzde 37.5'ini gerçekleştirdiği anlaşılıyor. (Bizdeki en son gelir dağılımı çalışmalarında ise, en fakir yüzde 20'lik gruptaki insanlarımızın milli gelirin yüzde 6?7'lik payını bölüştükleri, en zengin yüzde 20'lik nüfus grubunun ise milli gelirden yüzde 45?48 dolayında pay aldığı hesaplanmıştı.)

Üretim artmadan gelir artamaz
Bu rakamlar önemli. Çünkü ekonomide çarpıklık ortaya çıktığında hemen tüketim gündeme gelir. "Halkımız çok tüketiyor... Tüketimi kısmak gerekir" denilir. Fakat tüketim rakamı halkın refah göstergesidir. Tüketim rakamı iç pazarın büyüklük göstergesidir. Tüketim olacak ki, yatırım, üretim gelişsin.
Tüketim ile üretim ilişkisi yumurta?tavuk ilişkisidir. Ama üretmeden tüketmek mümkün değildir. Üretim artacak ki, istihdam ve gelir artsın. İstihdam ve gelir artsın ki, insanlar daha fazla tüketebilsin. Biz yeterince üretemiyoruz. Bunun için kişi başı gelirimiz 5 bin doları aşamıyor. Kişi başı 5 bin doların ortalama yüzde 80'i tüketime gidiyor. Düşük gelir düzeyindeki insanlar için tüketim demek önce karın doyurmak, sonra barınmak, sonra giyinip kuşanmak demek...

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100