25 Haziran 2005 Cumartesi 00:00
151 Okunma
Genişleme zorlaşıyor
Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, huzursuz üyeleri, anayasa tartışmasına ve geçen hafta Brüksel'de yaşanan zirve dalaşına rağmen Avrupa genişlemesinin rotasında sapma olmadığına ikna etmek için elinden geleni yapıyor.
Fakat öne sürdüğü gerekçeler, elverişsiz siyasi gerçeklerin karşısında hafif kalıyor. Avrupa için daha büyük olmak artık ille ki daha iyi bir şey değil.
Rehn bu hafta içinde, "Her ne kadar üzerinde hararetli tartışmalar yürütülse de, genişleme bu zirveden kurtulanlar arasındaydı" diye konuşuyordu. Rehn, bütün üyelik kriterlerini karşılamaları halinde Bulgaristan ve Romanya'nın planlandığı gibi 2007'de kabul edileceğini söyledi. Türkiye ile üyelik müzakereleri de ekim ayında başlayacaktı. Rehn'e göre, "Birilerinin lafına sanki AB'nin temel değeriymiş gibi bağlanıp önemli bir süreci sekteye uğratmak sorumsuzca bir davranış" olacaktı.
AB'nin genişleme sorumlusu sıfatıyla Rehn'in yerine getirmesi gereken bir görevi var. Fakat Rehn görevini yerine getirirken Fransa ve Hollanda'daki anayasa oylamalarında çıkan 'Hayır'larda açıkça görülen genişleme karşıtı kanaati örtbas etmeye çalışıyor. Tehlikeli bir durum bu.
Brüksel zirvesine katılan bir bakan, 'genişleme'nin kötü bir kelime haline geldiğini vurguluyor. 'Avrupa perspektif?lerinin' geleceğine dair artık daha muğlak bir formülasyon tercih ediliyor. Aynı bakana göre, kilit AB hükümetlerinin vardığı sonuç şu: Seçmenler kısmen, geçen yıl 10 yeni üyenin (çoğu Doğu Avrupa ülkeleriydi) kabulüyle yaşanan 'büyük patlamaya' itirazlarını ortaya koydu.
Rehn'in elinden geleni yapmasına rağmen, iki yeni siyasi gerçeklik kaçınılmaz biçimde kendisini gösteriyor. Bunlardan biri aday ülkelerin (Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan ve Türkiye) daha sıkı takibe alınacak olması. İnsan hakları, adli ve cezai reform, yolsuzluk ve medya özgürlüğü gibi konulardaki sicillerine "En güçlü büyüteçle bakılacak", diyor Avrupa Komisyonu'nun adalet ve güvenlikten sorumlu üyesi Franco Frattini.
Türkiye daha da katı bir muameleyle karşılaşacak. Ankara, Kıbrıs ve Ermenistan konularındaki ihtilafların da üstesinden gelmek zorunda. Ve Paris bu hafta, Türkiye'nin bir başka Fransız referandumuyla yüz geri edilebileceğini doğruladı. Avrupa Komisyonu'nun bir önceki başkanı Romano Prodi de dün şunları söylüyordu: "Türkiye'nin kısa veya orta vadede katılımı için koşullar artık eskisi gibi değil." Bütün bu ülkelerin umutları uzun vadeli bir AB bütçesine dair sağlanacak anlaşmaya da bağlı.
Balkanlar'daki tehlike
Referandumlar sonrası ortaya çıkan diğer vahim gerçeklik şu: Sırbistan?Karadağ, Bosna, Makedonya ve Arnavutluk da şimdi daha sürüncemeli bir başvuru süreciyle karşı karşıya kalacak; üstelik başarı garantisi de olmaksızın.
Bu durum bölgenin dört bir köşesinde alarm zilleri çaldırmaya aday, bilhassa hâlâ kaynayan Kosova'ya dair endişeler sürerken. Makedonya Başbakanı Vlado Buckovski, "Balkanlar olmadan Avrupa istikrarlı olamaz" uyarısında bulunuyor. Görmezden gelinen bir Balkan bölgesi, tekrar kaosa sürüklenme ihtimaliyle karşı karşıya; Avrupa'nın Carl Bildt ve eski Almanya Devlet Başkanı Richard von Weizsacker gibi emektar politikacıları da geçen hafta yayımladıkları bir ortak bildiriyle bu ihtimale dikkat çekti: "Avrupa yeni bir Srebrenica'yı kaldıramaz."
Romanya Dışişleri Bakanı Mihai?Razvan Ungureanu da bu hafta, bir yıl gecikmeyle 2008'e de ertelense, AB'den ülkesini kabul etme sözünü tutmasını beklediğini açıkladı ve ekledi: "Balkanları dışlamak felaket sonuçlar doğurabilir."
Güneydoğu Avrupa istikrar paktının özel koordinatörü Erhard Busek de genişleme konusundaki liderlik eksikliğinden duyduğu endişeyi şu sözlerle vurguluyor:
"Balkan ülkeleri kendilerine güvenmeyi, kendilerine karşı sorumlu olmayı öğrenmek zorunda. Fakat AB'nin gündeminde kalmayı da sürdürmeliler. Bunun alternatifi yok."
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121