Bu haber kez okundu.

Gerçek Nobel Adayı Türk
Gazeteci yazar Hasan Demir, dünkü yazısında Prof. Dr. Baş'ın Nobel Ekonomi Ödülü'ne aday gösterilmesini anlatıyor. Demir, Prof. Dr. Baş'ın "Gerçek Nobel Adayı Türk" olduğunun altını çizdi ~|~





Yaşar Kemal'in 2000'li yıllara kadar hemen her yıl Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterildiği Türk basınında haftalarca haber olur, sonunda o yıl Nobel ödülünü alan edebiyatçılar açıklanır, bizler de, "Tüh, bu yıl olmadı, ama seneye muhakkak bu ödül Yaşar Kemal'in" umuduyla bir sonraki yılı beklemeye koyulurduk..

Ben elbette Yaşar Kemal'in, ağaların elinde oyuncak olan İnce Memed'i düzene başkaldıran bir yiğit olarak takdimini değil, Kemal Tahir'in eşkıyaya gerçeğin aynasını tutan, yani İnce Memed'lerin halkı canından bezdiren ağaların elinde oyuncak oluşunu hikâye eden "Rahmet Yolları Kesti"sini daha edebî, daha gerçek bulurum amma bu Yaşar Kemal'in "Türkçe yazan" bir kalem olarak (komünist de olsa) Nobel ödülü almasına sevinmemi engellemez. Keşke alabilseydi, keşke alabilse. Ama olmadı, olacak gibi de değil.

Zaten derlerdi ki:
"? Yaşar Kemal'in Nobel'e aday gösterilmesi eşi Tilda'nın Yahudi oluşuyla ilgilidir."
Bilemiyoruz, amma, İspanyol göçmeni bir Yahudi olan Jak Mandil Paşa'nın torunu Tilda öldü, Yaşar Kemal'in Nobel Edebiyat Ödülü'ne adaylığı da gündemden düştü. Şimdi, Orhan Pamuk'un adı arada sırada gazetelerin birinci  sayfasına "Nobel adayı" olarak düşüyor. Ve Nobel öncesi de Pamuk'un Türkiye'yi ve Türk'ü suçlama krizleri tutuyor, sonra Yaşar Kemal'in başına gelen onun da başına geliyor. Pamuk için de Sabatay diyorlar.

Gerçek Nobel Adayı  Türk
Efendim, geçtiğimiz günlerde Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Ankara İl Başkanlığı'nın işadamlarına verdiği bir yemekteydim. Yemekte tahminen bin kişi vardı. Dâvetin baş konuğu elbette BTP Genel Başkanı Sayın Haydar Baş'tı. Yemek sonrası yapılan konuşmalar ve gösterilen slaytlar gerçekten her Türk evladını mutlu etmesi gereken bir muhteva arz ediyordu. Biz o yemekte Haydar Baş'ın kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeli'nin 25?26 Mart 2006 tarihlerinde tam 25 ülkenin aydın ve öğretim üyelerinin katılımı ile Bakü'de tartışıldığına şahit olduk. Orada, ilim adamı olma değerleri Batı dünyası tarafından da tespit ve tescil edilmiş onlarca Prof. Sayın Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" isimli ilmî çalışmasını ortak bir imza ile NOBEL'e aday gösterdiler.
Bu bir Türk evladının Nobel'e onlarca yabancı öğretim üyesinin imzası ile Nobel'e ilk aday gösterilmesi idi. İnsan böyle bir müjdeyi gazetelerin birinci sayfasından, televizyonların ana haber bültenlerinden duymak istiyor. Ama olmuyor, olmamış.. Sayın Baş'ın suçu Sabataist yahut Musevilerle dirsek temasının bulunmaması mıdır, bilemem. Amma ben bir Türk evladı olarak böyle bir müjdeye de kayıtsız kalamam ve işte kalmıyorum.

MEM'in özü işte burada
Sayın Baş o yemekte zamanın elverdiği ölçüde "Milli Ekonomi Modeli"ni anlattı. Ben, bunun bir bölümünü köşemizin elverdiği ölçüde izaha çalışayım. Sayın Baş diyor ki, "Bir çuval mısırı toprağa ektiniz. Bunu 10 çuval mısır olarak topraktan geri aldınız. Arada dokuz çuvallık bir artış var. Bu artışın karşılığı piyasada para olarak yok. Biz diyoruz ki bu 9 çuvalın karşılığını Merkez Bankamız bassın. Mevcut sistem diyor ki, hayır basmayalım, enflasyon olur. Peki basmayalım da ne yapalım? IMF'ye, Dünya Bankası'na borçlanalım! Benim Merkez Bankam basınca enflasyona sebep oluyor da, kendi ürettiğim malın karşılığını başkalarının bastığı parayı faizle borç almam iyi mi oluyor? Böylece dış güçler benim alın terimin karşılığını faiz olarak benden çalıyor."
Galiba işin özü bu.

Ama elbette "Milli Ekonomi Modeli" isimli kitabı okumak en doğrusu.
Yemekte aklımda kalanlardan biri de, BTP Kurucu Başkanı Prof. Ata Selçuk'un İstanbul'un yavaş yavaş Türk'ün olmaktan çıkıp uluslar arası statüye bürünüyor olmasını içi sızlayarak anlatmasıydı.
Prof. Selçuk Dedi ki:
"? Hz. Muhammed(s.a.v) 'İstanbul'u fetheden komutan ne güzel komutandır, İstanbul'u alan asker ne güzel askerdir' demişti. Hz. Muhammed(s.a.v) İstanbul'u bu şekilde elden çıkaranlara ne diyordur acaba?"
Ne acı bir soru öyle değil mi?

Neden o ilgi esirgeniyor?

Ben Türkçe yazdığı için Yaşar Kemal'in, ekonomide 'milli' düşündüğü ve bir Türk evladı olduğu için Haydar Baş'ın  Nobel armağanı almasını cânı gönülden istiyorum.  Orhan Pamuk ve Yaşar Kemal'in Nobel dedikodularına gösterilen ilginin gerçekten Nobel adayı Sayın Baş'tan esirgenmesini içime sindiremiyorum.

Kaldı ki, Nobel nedir ki!..

Önemli ve değerli olan milletin dûası ve Allah(c.c.)'ın rızâsı değil mi?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100