10 Haziran 2006 Cumartesi 00:00
126 Okunma
Gerginlik kime yarar?
Milliyet'ten Hasan Cemal, ortamın gerilmesinin kimseye yarar getirmeyeceğini yazıyor. ~|~
İngiltere'de Tony Blair ve İşçi Partisi'ne iktidar yolunu açan 'yeni sol?üçüncü yol' çizgisinin önde gelen mimarı Prof. Anthony Giddens geçen hafta İstanbul'daydı. Pazartesi günü Milliyet'te Derya Sazak'ın sohbete odasına da konuk olan Giddens'in şu sözlerinin altını çizdim:
"Türkiye siyasetinde radikal bölünmeler olmamalı. Merkezde yer almak son derece önemli. Eğer toplum radikal biçimde bölündüğü izlenimini verirse, bu Türkiye'nin AB üyeliği için hiç iyi olmaz. Gerek başörtüsü gerekse laiklik konularında radikal bir kutuplaşmaya yol açmak, yapılmaması gereken en önemli şey. Toplumu yok eder bu. Türkiye'de muhalefetin başörtüsü konusunda şu sıralar biraz aşırıya kaçtığını seziyorum."
Önemli bir gözlem.
Önemli bir uyarı...
Kutuplaşma çok zararlı
Bir yanda laiklik diye, diğer yanda türban diye toplumu keskin kutuplara ayırmanın ülkemiz için ne kadar büyük bir tehlike olduğunun farkında mısınız? Böyle bir cepheleşmenin bu ülkede herşeyin başı olan istikrarı altüst edeceğini biliyor musunuz?
Bırakalım olsun mu?
Dün canı yananlar Anıtkabir'e yürüdüler. Ya yarın türbanlılar, başörtülüler, Allahuekber diye bağıranlar, bir başka gerekçeyle canları yandığı için yollara dökülüp, bilmem hangi camiye doğru yürüyüşe geçerlerse?
Ne olacak o zaman? Kim kazanacak? Kimilerinin sesi kulağıma çalınıyor, biliyorum, "Asker bizden yana!" diyorlar.
Çözüm silah mı?
Hiç silahla çözülebilir mi böylesi sorunlar? Nerede çözülmüş ki, Türkiye'de çözülsün! Siz aklınızı ekmek peynirle mi yediniz? Biliyorum, Türkiye'yi böyle bir kaba tuzağın içine çekmek isteyen aklı evveller yok değil. Maalesef var. Ama son tahlilde etkili olabileceklerine ihtimal vermiyorum, veremiyorum. Sağduyu yine ağır basacak.Umudum bu. Oyun demokrasi içinde oynanacak.
Türban ve laiklik diye, laik ve anti?laik diye Türkiye'yi cepheleştirmeye çalışanlar, hiç kuşkunuz olmasın, bu ülkeye en büyük kötülüğü yapıyorlar. Çünkü böyle bir yolun iyice açılması, Türkiye'de herşeyi altüst eder. Anababa günleri yaşatır Türkiye'ye. Eğer kendimizi böylesine bir ahmaklığın çukurunda bulmak istemiyorsak, öncelikle herkes kendi üslubunu ayarlamak zorunda.
Kimseyi türban taktığı için toplum dışı saymaya, istiskal etmeye kimsenin hakkı yoktur. Kimseyi muhafazakar değerleri, muhafazakar davranış biçimlerini benimsediği için, özensiz, küçümseyici yorumlara muhatap kılmaya kimsenin hakkı yoktur, olmamalıdır.
Bunun tersi de geçerli tabii.
Kimse kimseyi başı açık dolaştığı, oruç tutmadığı, namaz kılmadığı, muhafazakar değerleri benimsemediği için hor göremez.
Bırakın herkes kendi gibi olsun, kendi istediği gibi yaşasın. Kimse kimseye kendi hayat tarzını dikte etmesin. Etmeye kalkışmasın! Dikte edercesine bir üsluptan da kaçınsın.
Farkındayım.
Sanki vaız veriyorum.
Bu üslubun da itici bir yanı yok değil.
Ama bir tehlikeyi anlatmaya çalışıyorum. Çünkü tek bir kurşunla, tek bir bombayla öfkeli kalabalıkların bir anda sokağa dökülmesi ihtimali huzursuz edici bir durum. Su yüzüne vuran derin komplo çeteleri rahatsız edici, hem de çok. Kimsenin kimseyi düşman gibi görerek, düşman yerine koyarak siyah?beyaz siyaset yapmasını istemiyorum. Türkiye bundan çok çekti. Ben de çok sıkıldım, kaç kez aynı filmi seyretmekten...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100