15 Nisan 2014 Salı 00:06
1663 Okunma
Geri dönmeyi düşünmüyorlar
Yaşar Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ayselin Yıldız ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Elif Uzgören, İzmir’de yaşayan Suriyeli sığınmacılar üzerine iki ay süren bir çalışma yaptı. Suriyelilerin sosyal uyum süreç ve sorunlarını, hem Suriye hem de Türk vatandaşlarının bakış açılarından değerlendiren çalışmada, çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Birçoğu kamplar dışında yaşayan, kayıt altında olmayan ve kaçak çalışan Suriyelilerin çoğunun ülkelerine dönmeyi düşünmedikleri, ya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ya da yasa dışı yollarla Avrupa’ya geçmek istediklerini belirtti. Savaştan kaçan Suriyelileri, insani bir duyarlılıkla değerlendiren İzmirlilerin sürecin orta ve uzun dönemli etkilerine, sayının her geçen gün artmasına ilişkin endişeleri olduğu gözlemlendi. Yaşar Üniversitesi AB Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd.Doç. Dr. Ayselin Yıldız ve Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Elif Uzgören, iki ay boyunca sokak sokak gezerek, onlarca Suriyeli aile, resmi makamlar, sivil toplum kuruluşları ve derneklerle derinlemesine mülakat tekniğiyle görüşüp bir çalışma yaptı. Suriyeli sığınmacıların sosyal uyum süreç ve sorunlarını, hem Suriye hem de Türk vatandaşlarının bakış açılarından değerlendiren çalışma hakkında bilgi veren Yrd.Doç. Ayselin Yıldız, şöyle konuştu: “Özellikle kamplar dışındakilerin eğitim, sağlık, barınma, yiyecek, iletişim konularında ciddi sıkıntıları var. En temel sorun savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin yaşadığı insani dramın, maalesef krizin siyasileştirilmesinin gölgesinde kalması. Suriyeli sığınmacılara yaklaşımın, halk ve sivil toplum örgütleri arasında bir siyasi parti yanlısı veya karşıtı olmakla ilişkilendirilmesi çok üzücü. Bu yaklaşım, krizin insani ve sosyoekonomik boyutunu bir kenara itiyor. Bir an önce alınması gereken önlem ve geliştirilmesi gereken politikaları ise geciktiriyor. Meseleye, siyasi açıdan değil insani açıdan bakmak gerekli.”

İzmir’de Suriyeli sayısı 5 bini geçiyor

İzmir’deki Suriyeli sayısının, kayıtsız birçok kişi olması nedeniyle tam olarak bilinmediğini ifade eden Ayselin Yıldız, şunları söyledi: “İzmir’de ‘geçici oturum izni’ alan kayıtlı Suriyeli sığınmacı sayısı yaklaşık bin 800 kişi. Bu sayı geçen yıla oranla yüzde 8 artmış. Her bir aileden sadece tek kişinin yasal yollardan ülkemize giriş yapıp geçici oturum izni aldığı, ailenin geri kalan üyelerinin yasa dışı yollarla Türkiye’ye girdiği düşünüldüğünde, kayıtsızlarla beraber İzmir’de 5 bin Suriyeli sığınmacı olduğu tahmin ediliyor. Sayılar konusunda birçok farklı söylenti var. Bu sayının 65 bin civarında olduğunu iddia edenler de var. Gelenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Kayıtsız giriş yapanlar, kamplara veya Suriye’ye geri gönderilme endişesiyle emniyete gidip beyanda bulunmaktan korkuyor. İzmir’de yoğun olarak Kadifekale, Çimentepe, Eşrefpaşa, Buca ve Yeşildere’ye yerleşen Suriyelilerin bu bölgelere gelmelerindeki temel neden akraba veya arkadaş bağları.” 

Türkiye’de 1 milyon Suriyeli var

Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, sınırdan giriş yapan 100 bin Suriyeli sığınmacı sayısını aşmamayı planlarken bugün tahmini 1 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Avrupa Birliği ülkelerindeki sayı sadece 64 bin kişi.” Yıldız, Avrupa’da neredeyse bazı ülkelerin toplam nüfusu kadar yüksek bir göçmen akımının toplumun demografik, sosyal ve ekonomik yapısına etkileri ve getireceği yüklerin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Suriyeliler geri dönmeyi düşünmüyor

Yıldız, İzmir çalışmasında da gözlemledikleri gibi özellikle kamp dışında yaşayan ve sayıları sürekli artan Suriyeli sığınmacılara ilişkin Türkiye’nin yeterli hizmet alt yapısı ve kapsamlı bir yasal düzenlemenin olmamasının olumsuz sosyoekonomik etkilerine dikkat çekti. İzmir’de yürüttüğü çalışmada, kanunlarımız gereği ‘geçici koruma statüsü’ verdiğimiz ve ‘misafir’ olarak gördüğümüz Suriyelilerin Türkiye’de kalıcı olmayı planladıklarını ve geriye dönmeyi düşünmediklerini gözlemlediklerini anlatan Yıldız, “Savaş nedeniyle evlerini, işlerini yitiren Suriyelilerin önemli bir kısmı hayatlarına Türkiye’de devam etmeyi planlıyor, bir kısmı ise para biriktirip yasa dışı yollardan Avrupa’ya geçmeyi düşünüyor” dedi.

Çoğu kaçak işçi olarak çalışıyor

Yrd. Doç. Dr. Elif Uzgören ise aralarında doktor, mühendis gibi eğitimlilerin de bulunduğu ancak çalışma izinleri olmayan Suriyeli sığınmacıların, ailelerine bakabilmek için kaçak olarak çalıştıklarına ve bu durumun İzmir’de ucuza işçi çalıştırma, emek sömürücülüğü ve yasadışı ekonomi sorunu yarattığını belirtti. Türk vatandaşlarına verilen ücretin yarısına kaçak çalışan Suriyelilerin genelde inşaat işçiliği, boyacılık, terzilik, ayakkabı yapımı gibi gündelik işlerde çalıştığını belirten Uzgören, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ücretlerini bazen alıyor kimi zamansa hiç alamıyorlar. Devletten beklentileri, geçici oturma izninden öte çalışma izinlerinin olabilmesi. Çalışma izninin olmaması, Suriyeli sığınmacıların kimi işverenlerce sömürülmesine ortam sağladığı gibi kimilerinin ise suça ve yasadışı yollara yönelmesini artırabilir. Türk vatandaşları kendileri iş bulamazken Suriyelerin ucuza çalışarak var olan sınırlı işleri de ellerinden aldığından şikayetçi.”

Çadır kentlerde 10 bin doğum

Türkiye’de bugün 10 ilde kurulan çadır ve konteyner kentlerden oluşan 22 barınma merkezinde, yaklaşık 220 bin Suriyeli sığınmacı bulunduğunu kaydeden Ayselin Yıldız, şunları söyledi: “Ancak planlı bir kayıt sistemimiz olmadığından, kamp dışında özellikle büyük şehirlere yayılmış en iyimser tahminle 600-800 bin civarı Suriyeli sığınmacı olduğu tahmin ediliyor. Kamplarda yaşayan nüfusun yüzde 76’sı kadın ve çocuklardan oluşuyor. 2.5 yıl içinde sadece kamplarda doğan çocuk sayısı 10 binin üzerinde”

Suriyeliler vatandaşlık istiyor

Yrd. Doç. Dr. Ayselin Yıldız, İzmir’de görüştükleri Suriyeli sığınmacıların, Türkçe öğrenmek, topluma daha çok entegre olabilmek ve daha da önemlisi Türk vatandaşlığı almak istediklerini belirtti. Yıldız, oldukça zor koşullarda yaşayan, genellikle komşularının, sivil toplum örgütlerinin ve hayırsever insanların desteğiyle hayatlarını sürdürmeye çalışan Suriyelilerin Türk halkının kendilerine her zaman içtenlikle destek olmalarına ve gösterdikleri dayanışmaya minnet duyduklarını belirtiyor. 

Vatandaşlık verilsin istemiyoruz

Görüştükleri İzmirlilerin insani duyarlılığa öncelikle vurgu yaptığını ve genellikle cümleye ‘Evet yardım etmeliyiz, bu insani bir durum hepimizin başına gelebilir’ şeklinde başladıklarını kaydeden Yıldız, şu bilgileri verdi: “Ancak sonrasında sayıları artan Suriyelilerin toplumsal bir güvenlik tehdidi olabileceklerine dair endişelerini, gelirleri olmadığı için hırsızlığa, suça eğilimli olduklarını, mutlaka geri dönmeleri gerektiğini ve siyasi amaçlara alet edildiklerini dile getiriyor. En çok da etrafta sıklıkla görmeye başladıkları Suriyeli çocuk dilencilerden rahatsızlık ve endişe duyduklarını vurguluyorlar. Suriyelilere vatandaşlık verilmesine kesinlikle karşılar, vatandaşlık verilmesi durumunda Suriyelilerin geri dönmeyeceğini, vatandaşlık verilmesinin onları burada kalıcı kılacağı endişelerini dile getiriyorlar” İHA
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100