15 Aralık 2014 Pazartesi 00:04
648 Okunma
Gıda ve tarım ithalatı 11.2 milyar dolar
YENİ MESAJ/ANKARA
AKP Hükümeti'nin 12 yıllık iktidarı boyunca Türkiye tam bir ithalat ülkesi oldu. Çiftçilerin yüksek maliyetler nedeniyle tarlalarını terketmesi nedeniyle yerli üretimin saf dışı bırakıldığı bu dönemde Türkiye özellikle tarım alanında dışa bağımlı bir ülke haline geldi. Öyle ki başta buğday, pamuk ve ayçiçeği olmak üzere sofraları şenlendiren kuru fasulye, mercimek, nohut, barbunya, pirinç gibi yiyeceklerin önemli bir bölümü ithal ediliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin tarımda her açıdan kendine yeter ülke haline gelmesi, üretim açığı olan alanlarda yerli üretimin artırılması, yerli malı kullanılması gerektiğini bildirdi. Bayraktar, Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, dünyada, sebze, meyve başta olmak üzere çok sayıda tarım ürününde ilk sıralarda yer aldığını, ürün çeşitliliğiyle de başa güreştiğini belirtti. Şemsi Bayraktar, fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva üretiminde dünya birincisi olan Türkiye’nin; vişne, kestane, kavun, karpuz, hıyar üretiminde ikinci, nohut, Antep fıstığı, biber ve elma üretiminde üçüncü, ceviz, zeytin, domates, taze fasulye, ıspanak, mercimek, haşhaş tohumu üretiminde dördüncü, kuru çay, patlıcan üretiminde beşinci olduğunu vurguladı. 

Türkiye hemen her ürünü üretebilecek bir ülke

Çok çeşitli mikro klimaları barındırması nedeniyle Türkiye’nin hemen her ürünü üretebilen bir ülke olduğunu, buna rağmen, tarımın yapısal sorunlarının çözülememesi, teknik ve ekonomik olarak sulanabilecek 2.6 milyon hektar tarım alanının hala sulamaya açılmaması yüzünden başta yağlı tohumlar olmak üzere bazı ürünlerde üretim açığı verildiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti: “Tarımsal anlamda bir cennet olan ülkemizin 11.2 milyar dolarlık gıda ve tarım ithalatı yapmaması gerekir. Bunun önemli bir bölümünü ayçiçeği, soya fasulye gibi yağlı tohumlar oluşturuyor. Pamuk ithalatımız da önemli boyutlarda. Türkiye tarımda her açıdan kendine yeter ülke haline gelmeli, üretim açığımız olan alanlarda yerli üretim artırılmalı, yerli malı kullanılmalıdır. Özellikle meyvelerde, bazı gıda sanayi ürünlerinde ithal ürünler de kullanıldığını görüyoruz. Tarım tüm ülkeler için tarihin her döneminde vazgeçilmez ve stratejik bir sektör olmuştur. Gelecekte de bu değişmeyecektir. Tarıma yatırım kesinlikle uzun vadeli planlamalarla yapılmalıdır. Burada aile çiftçiliği önemli. Bu yıl Birleşmiş Milletler tarafından aile çiftçiliği yılı ilan edildi. Çünkü, aile işletmeleri tarımın omurgası. ‘Bu sene azanamadım, seneye de kazanamam’ diye hemen sektörden çıkmıyor. Sonuna kadar sektörde kalıyor. Çünkü başka mesleği yok. Aile işletmeleri desteklenmeli, geliştirilmeli ki tarımda üretim sürdürülebilir olsun.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100