03 Kasım 2003 Pazartesi 00:00
184 Okunma
Girit'le Kıbrıs'ın kaderi ortak mı olacak?
Radikal'den Avni Özgürel, Girit'in nasıl elimizden çıktığını yazıyor: "Görünen o ki Kıbrıs konusunda anlaşma sağlanamazsa, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerine başlama şansı yok gibi. Bir buçuk asır önce aynı durum Girit için geçerliydi. O dönemde de Osmanlı'nın Batı'yla uzlaşma hamleleri, Girit meselesinin halli şartına gelip dayanıyordu. Sultan Aziz'in Avrupa seyahati sırasında görüştüğü Fransız ve İngiliz siyasetçileri, Girit'in Yunanistan'a terkine rıza göstermesi halinde Türkiye'nin mali ve siyasi sorunlarının çözümü için engellerin ortadan kalkacağını, Osmanlı'nın toprak bütünlüğü konusunda endişelerin silineceğini söylemişlerdi. Kıbrıs, Rodos, Girit... Doğu Akdeniz'in askeri bakımından kontrolünü sağlayan bu üç adadan ikisi, Kıbrıs ve Rodos, 1600'lerin ortasında Osmanlı hâkimiyetindeydi. Girit savaşı tastamam 24 sene dört ay sürdü... 130 bin şehit verildikten sonra 4. Mehmed'in saltanatı döneminde 1669 Eylül'ünde adanın teslimiyle son buldu. Ne var ki fetih ve ardından barış ~|~anlaşmasının imzalanmasıyla 'Girit Meselesi' de başlamış oldu. Osmanlı Devleti için Girit, her dönemde çıban başı haline geldi. Girit'ten kimi aileler sandallarla veya basit teknelerle adadan İtalya ve Fransa'ya götürüldü. Bunlar karşılarına çıkan basın mensuplarına Türklerin Girit'te katliam yaptığını anlatmaya başladı. Avrupa basını bu anlatımlara dayanarak çizilen temsili resimlerle kanlı sahneleri okuyucularına yansıttı. Bu sırada Fransa'ya kaçıp orada çeşitli gazeteler neşreden Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ne mensup Türkler de Babıâli'den şikâyetçi oldukları için Batı kamuoyunun anlatılanlara inanmasına mani olacak bir şey yoktu. Atina'nın tek ümidi Avrupa'nın İstanbul'a yapacağı baskıydı. Nisan 1897'de Yunanistan ilan edilmemiş savaşı başlattı. Savaşı Osmanlıların kazanmasına rağmen, aynı anda İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya Girit'in bağımsızlığını ilan etti. On sene sonra 1908 yılı Ramazanı'nda Girit Meclisi, Yunanistan'a ilhak kararı aldı. İttihat Terakki iktidarının buna karşı yapabildiği tek şey, 'Girit bizim canımız, feda olsun kanımız' sloganıyla İstanbul halkını sokağa dökmek ve Yunan mallarını boykot etmek oldu."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100