Bu haber kez okundu.

Gümrük Birliği cehennemi
Türkiye'yi "Gümrük Birliği cehennemine" 1995'de DYP?CHP koalisyonu sürükledi. Bizde siyasi hafıza pek derin değildir. Onun için hatırlatmakta yarar var. 1995 yılında Türkiye ile Gümrük Birliği Anlaşması'nı onaylayan AB Konseyi, bunun paralelinde Kıbrıs Rum Kesimi'yle, daha doğrusu, kendi ifadeleriyle, "adanın tek temsilcisi Kıbrıs Cumhuriyeti" ile üyelik müzakerelerinin başlatılmasını da kararlaştırmıştı.
Doğrudur, dönemin Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın, "Bunu tanımıyoruz" diye bir açıklama yapmıştı. Ama bu AB'yi bağlamamıştı. Sonuçta Türkiye, "Al Gümrük Birliği'ni ve AB üyeliğini başına çal" diyememişti. Gümrük Birliği'ni "kotaran" ve bu yüzden Ankara'da kurbanlarla karşılanan Başbakan ve DYP Başkanı Tansu Çiller ise bu ayrıntıyı kamuoyunun dikkatinden kaçırmak için büyük "başarı nutukları" atmış, karşılığında "Türkiye'yi AB'ye taşıyan kahraman" dalkavukluğu ile "ödüllendirilmişti."
O sırada, "Türkiye, Gümrük Birliği uğruna, AB'nin Rumlarla üyelik müzakereleri açmasına göz yumdu" yorumunu yapanlara tepki yalnız DYP'den değil, Dışişleri'nin üst kademelerinden de gelmişti. Bu tepkiyi gösterenlerin arasındaysa bugün "KKTC satıldı" diyen CHP'nin kilit isimlerinden Onur Öymen de vardı. Ama bunları bugün kim hatırlıyor ki? Tabii, "Kıbrıs" denince hafızaya başka şeyler de takılıyor. Örneğin, dönemin Dışişleri Bakanı İlter Türkmen'in bir canlı yayında, "Biz KKTC'nin ilanını aynı zamanda, KTFD yasalarının Rauf Denktaş'ın tekrar cumhurbaşkanı seçilmesine olanak vermemesi nedeniyle desteklemiştik. Yoksa MGK 'Dünya ile zıtlaşamayız' diye karşı çıkmıştı" şeklindeki ve bir politikacıda bulunamayacak olan dürüstlükteki samimi itirafı. Örneğin, Kıbrıs operasyonu sırasında Genelkurmay'da önemli konumda olan Kenan Evren'in, Maraş ile ilgili bir soruya yanıt olarak, yine televizyonda, "Biz oraları kan akıtmadan ileride pazarlık marjımızı artırmak için almıştık" şeklindeki itirafı. Ama bunlar bazıları için önemli değil. Onun için buraya kimse "gerçekleri" getirip önümüze sermesin. Efendim, Kıbrıs Rum malları Türkiye'ye zaten üstelik bazı hallerde KKTC mallarından daha kolay bir şekilde giriyormuş; Rumlar "Kıbrıs Cumhuriyeti" pasaportları ile Türkiye'ye zaten girip çıkıyorlarmış; "KKTC satılıyor" diye kazan kaldıran Ankara Ticaret Odası'nın Kuzey Kıbrıs ekonomisine bugüne kadar gözle görülür hiçbir katkısı olmamış...
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100