02 Aralık 2006 Cumartesi 00:00
1246 Okunma
Güneş balçıkla sıvanmaz

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Cumhuriyet gazetesinde hakkında yeralan çirkin iftiralara cevap verdi. Prof. Baş'ın avukatı'nın hazırladığı tekzip metninde, müfteri gazetecinin Prof. Dr. Baş'ın hiçbir makalesinde, hiçbir konuşmasında ve hayatının hiçbir karesinde kendi iftirasına delil olabilecek bir satırlık ve dayanak dahi bulamayacağına işaret edildi ~|~








Türk devleti ve Türk milletinin, son yıllarda AB'ye uyum, ABD'nin BOP planına stratejik ortaklık, IMF'ye teslimiyet ve Vatikan'ın "dinler arası diyalog" sürecine ram olmaya sürüklenerek; milli birlik ve dini bütünlüğümüzün ortadan kaldırmak istendiği aşikardır.

Bu süreç, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve yüce Türk milletinin, Lozan zemininden kopartılarak sürüklenmek istendiği Sevr sürecidir.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, yıllardan beri işte bu vahim süreç hususunda ikaz etmiş, devlet ve milleti ayık olmaya davet etmiştir.
Yaşadığımız gelişmeler hep O'nu haklı çıkarmıştır.

Gücünü milletten alıyor
Çünkü Prof. Dr. Baş, aklını ve gücünü milletinden ve medeniyetinden alan, zihnini ve yüreğini asla ecnebiye kaptırmayan, devlet ve milletinin dertlerine bu gönülle dertlenip çözüm arayan ve sunan bir siyaset ve ilim adamıdır.
Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli adlı bilimsel teziyle, ekonomi alanında, bütün dünyanın kabul ettiği ve sahasının uzmanı ekonomistler tarafından baş tacı edildiği ünlü bir ekonomisttir.

Prof. Dr. Baş, sosyalist ve kapitalist ekonomi anlayışları başta olmak üzere tüm sömürgeci anlayışları tarihin çöplüğüne gönderen milli ekonomi modelinin sahibidir.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Milli Ekonomi Modeli projelerinin nasıl gerçekleştirileceğini ve "kainat devleti" idealiyle "muasır medeniyet seviyesi"nin ötesine nasıl ulaşılacağını, Milli Devlet?Sosyal Devlet tezi ile ortaya koymuştur.
Prof. Dr. Baş ile ilgili bu gerçekleri, sağır sultanlar bile duymuştur.

Medya gerçekleri görmüyor

Adını Cumhuriyet'ten ve Atatürk'ün mirasından alanlar başta olmak üzere, güya ulusal duruş iddiasında olan, milliyetçi, muhafazakar veya dindar kimlik taşıdığı iddiasında olan kimi yazılı ve görsel medya organları, Prof. Dr. Baş'ın ve BTP'nin bu "gerçek kimliğinden" asla söz açmamaktadırlar. Bilakis son derece sırıtan bir gayretkeşlikle onu ve milletimizin kendisine olan yüksek teveccühünü gizlemeye çalışmaktadırlar?

Söz konusu kimi yaygın medya organları, adeta Milli Mücadele yıllarında ecnebi mandacılığını müdafaa misyonu üstlenmiş "mütareke basını" vaziyeti alarak, Prof. Dr. Baş'a, onun milli modellerine ve milli duruşuna karşı durmaktadırlar.
Ancak artık, ne güneş balçıkla sıvanabiliyor, ne de güneşe karşı gözlerini kapatanların iddiaları ve iftiraları rağbet görüyor.
Türk Milleti ve tüm dünya, hem BTP'nin, hem de Prof. Dr. Baş'ın farkına vardı; bu sebeple herkes, artık "bu sefer BTP" diyor.

Prof. Dr. Baş, Amerikan Biyografi Enstitüsü başta olmak üzere birçok Uluslararası kurum ve kuruluş tarafından, 1994'lü yıllardan bu yana bilime, ekonomiye, insan haklarına, dünya barışına ve iletişime bulunduğu katkılardan dolayı şeref ve liyakat ödülleriyle taltif edilen, "1994'te yılın adamı" seçilen ve tüm dünyaya açık olan seçkin şahsiyettir.

Prof. Dr. Baş, Türkiye Cumhuriyetinin tam bağımsızlığına, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne hayatını adamış; toplumun milli ve manevi değerleri ile Anayasanın Genel Esaslar kısmında yer alan ilkelere, demokratik kurallara ve kişi haklarına uygun olarak yüce milletimizin birlik ve beraberliği için ilmi, fikri ve fiili mücadele veren, devletinin ve milletinin menfaatlerini öne alan bir yaklaşım ile çözümler üreten bir bilim adamı ve siyasi liderdir.

Hiçbir illegal faaliyeti bulunmamaktadır

Genel Başkanı olduğu Bağımsız Türkiye Partisi, aynı ilkeler doğrultusunda demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliklerine uygun faaliyette bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Siyasi Partiler Kanunu, seçim kanunları ile diğer hukuki mevzuat çerçevesinde kurucular kurulu tarafından kurulan Türk Milletine ait ve tamamını temsil eden siyasi bir kuruluştur.
Prof. Dr. Baş'ın ve Genel Başkanı olduğu BTP'nin, hiçbir illegal faaliyet düşüncesi, hiçbir illegal faaliyeti ve hiçbir illegal bağlantısı yoktur, olmamıştır, olamaz da?    
İftiralarına tek bir dayanak bulamazlar
Prof. Dr. Baş'ın onlarca kitabı, Yeni Mesaj Gazetesindeki yüzlerce makalesi, Televizyon yayınlarında yaptığı yüzlerce konuşması, yurt içi ve yurt dışındaki konferansları ortadadır.

Müfteri gazeteci de dahil olmak üzere hiç kimse, Prof. Dr. Baş'ın bu çalışma ve faaliyetlerinin hiçbirinde, illegal herhangi bir niyet veya illegal herhangi bir emare ortaya koyamaz. Müfteri gazeteci, Prof. Dr. Baş'ın hiçbir makalesinde, hiçbir konuşmasında ve hayatının hiçbir karesinde kendi iftirasına delil olabilecek bir satırlık ve hatta tek kelimelik dayanak dahi bulamaz.
Çünkü Prof. Dr. Baş'ın tüm hayatı ve mesaisi, devletin?milletiyle bölünmez bütünlüğünü sağlamak, mukaddes vatanımızın ecnebilere satılmasına engel olmak, şühedanın kanıyla yoğrulmuş mübarek vatan topraklarında minarelerden ezanın dinmemesini ve gönderden bayrağımızın inmemesini temin etmek, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletimizin ilelebed payidar kalması için milli çözümler ve milli çareler üretmekle geçmiştir, geçmektedir.

BTP'nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini "kainat devleti" yapacak programı ve projeleri tüm dünyaya açıktır, herkesin gözü önündedir. BTP'nin temel amacı ve yegane projesi budur.
Bu milli kimliği ve onurlu duruşu gün gibi açık olan Prof. Dr. Baş'a "temel amacı devletin sosyal, siyasi, iktisadî ve hukuki temel düzenini dini esaslar ve inançlara göre düzenlemek" şeklinde iftira atmak, olsa olsa AB sürecinde yaşanan Lozan'ın delik deşik edilmesini sümenaltı etmek içindir. Bir haftadan beri açıkça görüldüğü gibi İstanbul'da "ekümenik patriklik" ilan edenlerin planlarını saklamak içindir. Mukaddes vatan topraklarını ve milletin kaynaklarını ecnebilere peşkeş çekenleri göz ardı ettirmek içindir. Bu iftira, devlet ve milletimizin karşı karşıya bulunduğu asıl büyük tehditleri, milletimizin gözünden kaçırmak için tezgahlanmış "cambaza bak" oyunudur.

Yüce Türk milleti, BTP'ye olan büyük teveccühü ile dün bozduğu gibi, bugün de, yarın da bozacaktır.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş'ın, dini ve milli bütünlüğümüze, devletin bağımsızlığına ve devlet?millet bütünlüğümüze yönelik dahili ve harici tehditlere dair yıllardan beri süregelen ikazlarına ve ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'ne, Türk milleti yankı vermiştir; topyekün milli bir uyanış başlamıştır.  Böylece yüce Türk milleti, hem Türkiye'mizin sürüklendiği bu vahim süreci fark etmiş, hem de çözümün ve kurtuluşun sadece BTP'nin "milli ekonomi modeli"nde, "milli devlet" tezinde ve milli duruş"unda olduğunu idrak etmiştir.

AKP çöküş sürecine girdi

Bu "milli uyanış" sürecinde AKP hükümeti, tam bir çöküş sürecine girmiştir. Sadece AKP değil, bugüne kadar hiçbir çözümü olmadığı halde işbaşına geçmiş ve milletimiz tarafından denenmiş partiler de, AKP ile aynı çöküş sürecini yaşamaktadırlar.
AB, IMF ve ABD bağlantılı bu siyasi oluşumların topyekün çöküş sürecine girmesi, buna paralel olarak Türk milletinin Kuvay?ı Miliye ruhu ve milli uyanış seferberliği ile BTP'ye teveccüh etmesi, Türkiye üzerinde hesabı olanları panikletmiştir.
Ecnebilerin ve içerideki işbirlikçilerin, hem bu ağır panik halleri sebebiyle, hem de son bir hamle ile Lozan'dan kalan bakiyeleri de yok edip Sevr sürecini tamamlama hayallerini gerçekleştirmek ve delik?deşik edilen Lozan milletimizin gözünden kaçırmak için, BTP'ye ve Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'a iftira ve bühtan kampanyaları sürdürmektedirler.

Lozan'ın delik deşik edildiği, Patriğin Papa ile koro halinde "ekümeniklik" naraları attığı, millet ile devletin sivil ile askerin ecnebi aklıyla birbirine düşürülmeye çalışıldığı, vatanın satıldığı, Türk milletinin etnik çomaklarla parselasyona tabi tutulduğu böylesi vahim bir süreçte, Cumhuriyet gazetesi "cambaza bak" oyunu oynayarak, gerçekleri milletimizin ve devletimizin gözünden kaçırmaya çabalamaktadır.
Prof. Dr. Baş sadece bugün değil, onlarca yıldan beri demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk milletinin yılmaz savunucusu olmuştur. Bugün demokratik, laik ve sosyal devletimizin savunulmasında milli duruş ve milli çözüm sahibi, devlet?millet bütünlüğünün müdafii ve bağımsız Türkiye idealinin bekçisi tek siyasi lider kalmıştır; o da Prof. Dr. Haydar Baş'tır.
Prof. Dr. Baş'ın, hayatının hiçbir karesinde hiçbir illegal faaliyeti olmadığı gibi, hiçbir illegal bağlantısı ve illegal niyeti de yoktur, olmamıştır.

Prof. Dr. Baş'a "illegal" bağlantılar ve kulplar takmaya çalışan iftira sahipleri, millet ve devletin huzurunda somut deliller sunmak durumundadırlar.
Zira bu bir şeref ve haysiyet meselesidir; Prof. Dr. Baş, hiçbir güce ve hiçbir mütareke medyacısına şeref ve haysiyetini örseletmeyecek kadar, onuruna düşkün, hak ve hukuka saygılı bir insandır.

Herhangi bir somut karineyi sunamadıkları için niyet okuyuculuğu yöntemi ile Prof. Dr. Baş'ı gölgelemeye ve karalamaya çalışanlar, hakikatte Türk milletinin milli uyanışına sekte vurmaya çalışmaktadırlar. Ancak bunda muvaffak olamayacaklardır.
Prof. Dr. Haydar Baş, Türk hukuku önünde bu mütareke iftiracılarına elbette hesap soracaktır. Ancak her türlü hukuki ve cezai dava haklarımız saklı kalmak şartıyla, mütareke medyasının sözkonusu iftiraları hususunda Yüce Milletimizi aydınlatmayı ve bilgilendirmeyi bir vatan ve millet borcu olarak kabul ediyoruz.
Yüce Milletimize saygılarımızla arz ederiz?.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100