Bu haber kez okundu.

Haçlılar her cepheden saldırıyor
Altmışlı ve yetmişli yıllarda ABD ve Batı, İslam'ı, Sovyetler Birliği ve komünizme karşı çok iyi kullandı. ~|~

Dünyadaki tüm İslamcı hareketlerin kuruluş ve gelişmesinde dolaylı ya da dolaysız ABD ve Batı'nın rolü var.

1978'de Afganistan'ın Ruslar tarafından işgal edilmesinden sonra Amerikalılar bu ülkedeki direnişçi tüm İslamcı gruplara sınırsız yardımda bulundu. Bununla yetinmeyen ABD, 1980'li yılların ortasında Kaide örgütünü Usame bin Ladin'e kurdurdu. CIA, Pakistan ve S.Arabistan istihbarat örgütleri, Kaide'nin güçlenmesinde ve Molla Ömer ile birlikte Taliban'ın kurulmasında, bu örgütün Nisan 1996'de Kabil'de iktidara taşımasında büyük rol oynadılar. 1998'de Kaide ile Washington'ın yolları ayrıldı.

Bu arada Afganistan'da CIA kamplarında eğitim gören on binlerce 'radikal İslamcı' kendi ülkelerine dönerek Kaide benzeri örgütler kurdular... Sonra da 11 Eylül oldu...
Başkan Bush da çıkıp 'Bu bir Haçlı Seferi'dir' dedi...
Haçlı Seferi demek 'Hıristiyan Batı'nın Müslüman Doğu'ya savaşı' demekti...
Üstelik Başkan Bush 'Ya bizden yanasınız ya da bize düşmansınız' demeyi de ihmal etmemişti...
Ve Başkan Bush ve İsrailci Yeni Muhafazakarlar teröre karşı golobal savaşı başlattı...
Terör demek, İslam demekti...
Ve Haçlılar her cepheden saldırıya başladı...
Afganistan işgal edildi...
Müslümanlar tepkisiz kaldı...
Irak işgal edildi yine Müslümanlar tepkisiz...
Süleymaniye'de 11 askerin kafasına çuval geçirildi bölgenin en gururlu insanları olan Türkler sesini çıkarmadı...
Abu Garib'te insanlara işkence yapıldı, Felluce'de camilere girildi ve yaralı insanlar öldürüldü yine kimse umursamadı...
Üstelik tüm bunların görüntüleri bol bol herkese gösterildi.
Haçlılar bir türlü bunlara anlam veremiyordu.
Müslümanlar ve İslam ülkelerindeki yönetimler her şeye rağmen ABD ve Batı ile işbirliğine hatta 'bağımlılığa' devam ediyordu...
Sıra son teste gelmişti...
Bu kez hedef Hazreti Muhammed idi...
30 Eylül'de Danimarka'da ilk karikatürler yayınlandı...
Üstelik Hazreti Muhammed bir terörist olarak yansıtılyordu...
Yani bildik saplantı 'İslam = Terör'...
Ama Müslümanlar yine sessiz kaldı...
Tepkiler cılızdı...
Sıra bir sonraki belki de vurucu darbeye gelmişti. 'Müslümanlara İslami duygularının işe yaramaz olduğunu kanıtlamak'...
Bunun üzerine Norveç'ten sonra diğer Avrupa ülkelerinin medyası sırayla karikatürleri yayınlamaya başlar...
İlk tepkilere rağmen hiçbir yayın organı ve öncelikle Avrupa hükümetleri özür dilemedi... Tam tersine herkes olayı bir basın özgürlüğünün tanımı ile savunmaya çalışarak küstahlıklarını sürdürdü...
Amaç Müslümanların tepkisinin gelmesi gereken pozisyona getirmekti.
Haçlıların savını kanıtlayacak pozisyona...
Yani 'biz söylemiştik: Müslümanlar teröristtir'...
İşte konunun en hassas noktası budur...
'Aman sakın provokasyona gelmeyin' diyenlerin dikkat etmesi gereken en tehlikeli nokta budur...
Batı'nın provokasyonu bugünün hikayesi değildir... Batının İslam ülkelerine ve halklarına yönelik tüm politikalarında hep provokasyon ve kışkırtma vardır...
Bugün İslam ülkelerinde yükselen tepkinin nefret ve şiddete dönüşmesinin tek nedeni bu provoksiyonlardır... Yani Batı'nın İslam ülkelerine ve halklarına yönlik, emperyalist, sömürgeci, çifte standart ve aşağılayıcı politikalarıdır.
Haçlıların İslam ülkelerine ve halklarına karşı son yüz yılda işlediği cinayetlerin sonuçta nefrete dönüşeceğini Batı biliyordu.
Filistin toprağı üzerinde İsrail devletini kurduran ve ona mutlak destek vererek tüm Ortadoğu'yu kan ve gözyaşına boğan ABD, durumun bu hale geleceğini biliyordu...

Hüsnü Mahalli / Akşam
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100