Bu haber kez okundu.

Haçlılar'ın hâkimleri!..
SİZ ey "din ve vicdan hürriyetini teminat altına almak aptallığıyla" halen "Avrupa Birliği de Avrupa Birliği" diye yanıp tutuşanlar!.. Gördünüz mü "Haçlı Avrupası"nın gerçek ve çirkin yüzünü şimdi?.. ~|~ Halbuki rahmetli Mehmet Âkif "Çanakkale Şehitlerine" başlıklı o müthiş destanında, bu iğrenç ve sinsî yüzü size apaçık göstermiş, Batılı'nın ne menem bir mahlûk olduğunu gözlerinizin önüne net bir şekilde sermişti. Hatırlayın bakalım ne diyordu koca Âkif...
"Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz."
Siz o "Çanakkale Şehitlerine"yi hep boşuna mı okuyup durdunuz yoksa? "Ne diyor bu adam oğlu adam" diye hiç düşünmediniz mi?
İşte o zamanki "medenî" Avrupa ile bugünkü medenî Avrupa arasında gram fark yoktur. Tıynetinde en ufak bir değişiklik olmamıştır, zaten de olamaz.
Beni en çok kahreden ve çileden çıkaran husus, çoğu iyi niyetli, has niyetli, neredeyse aptallık derecesinde saf bazı dostlarımızın bile, "Haçlı Avrupası"nın artık o eski Avrupa olmadığına, Haçlı dönemlerinin geride kaldığına inanmalarıdır.
Bakınız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin en yüksek organı, Batı'nın bütün cinsini cibilliyetini, daha doğrusu cibilliyetsizliğini, en safımızın, hatta en aptalımızın dahi anlayacağı bir lisanla ortaya koydu. Yani Haçlı kin ve düşmanlığıyla hareket eden o hâkimler, içlerinden aynen şunları geçirdiler ve biri birlerine aynen şöyle dediler:
"Elbette Müslüman Türk kız ve kadınının başını örtmesi normal insan hakkıdır, hiçbir şerefli, haysiyetli, namuslu ve vicdanlı insan, böyle bir yasağı savunamaz. Bütün bunlar doğru! Fakat bu Türkler bizim ezelî ve ebedî düşmanızdır. Şimdi de kalkıp biz Hıristiyanlar'ın arasına girmek istiyorlar. Gerçi onları hiçbir zaman aramıza almayız ve almayacağız, fakat ne olur ne olmaz. Aramızdan bazı gafil devlet adamları çıkabilir. Bunlar halklarımızı kandırıp, Müslüman Türkler'i Truva Atı gibi içimize alma hıyanetinde bulunabilir. O ihtimali her an göz önünde bulundurmalı ve bilmeliyiz ki; Türkler'i içimize alırsak, nüfusumuzun giderek yaşlanması ve gençlerin artık seyrekleşmesi yüzünden Türk istilâsına uğrar ve mahvoluruz. Öyleyse şimdiden tedbirimizi alalım ve insan haklarına aykırı da olsa, hukukun ırzına geçmek bile olsa, Türkiye'deki başörtüsü yasağını ve yasakçılarını savunalım. Hukuku kasten ve alenen çiğneyip başörtüsü yasağına arka çıkalım. Biz bu yasakçılığı savunmakla, hukuku guguka çevireceğiz, fakat Avrupa Birliği'ni büyük bir felâketten, Müslüman Türk'ün içimize sızması felâketinden kurtarmış olacağız."
İğrenç 'hukukî(!)' karar...
DIŞARIYA sızdırılmayan, farklı farklı siyasi görüşten de olsalar Haçlı dayanışması içindeki o hâkimler, böyle bir kararın alınmasındaki asıl sebebi eminim, biri birlerine memnuniyetle şöyle açıkladılar:
"Bizim bu yasak kararımız Avrupa'nın lehine Türkiye'nin ise aleyhinedir. Şöyle ki Türkiye'de Avrupa'yı sadece giyim, kuşam ve cinsel serbestlik yönüyle taklit etmek isteyen ve onun için de yasakçılık yapan o azgın ve baskın yasakçı azınlık grubun tam karşısında, milletinin millî ve mânevî değerlerine sıkı sıkıya bağlı, ezici çoğunluğa sahip, fakat âciz bir kesim var. İşte biz bu yasak kararımızla; güçlü azınlığı, güçsüz çoğunlukla karşı karşıya getireceğiz. Türkiye'yi bu yolla da bölecek, bölücülüğe iyice zemin hazırlayacağız. Dayatmacı zinde azınlığa karşı, hakkını savunamayan geniş kitleleri tahrîk edeceğiz. Bugünden sonra Türkiye'de olup bitenler bize keyif verecek, keyif!.."
Benim can dostlarım, kalıbımı basarım ki o iğrenç "hukukî (!)" kararın hakikî gerekçesi budur. Bütün diğer gerekçeler, yalan, saçma, uydurma ve kandırmacadır.
Teröriste dayı, şehide kör!..
AZİZ dostlarım, ben size "Gayeleri Türkiye'yi bölmek" diyorsam eğer, boşuna söylemiyorum. Haçlı Avrupa, hiçbir zaman bizim birlik ve dirliğimizi istemez. Gelişip zengin olmamızdan ödü kopar.
Baksanıza, devletin bir bakanı bile açıklamak zorunda kaldı!..
Haçlılar'ın temsilcileri bugüne kadar binlerce bölücü eşkıyanın ailelerine, hapiste yatanlarına ziyarette bulunuyorlar, ama "vatan bölünmesin, bayrak inmesin, ezan sesi dinmesin" diye kırk bin şehit vermiş bu milletten, bir şehit ailesinin yanına adım bile atmıyorlar. Siz bu Avrupa'dan ne beklersiniz? Siz bu Avrupa'nın yüksek(!) mahkemesinden ne umarsınız?..
"Haçlı Avrupası"nın Haçlı hâkimleri tarafından verilen bu "yasak" kararına sevinen yasakçılara gelince, onların aklına şaşıyorum. Sizler kimden yanasınız beyler?.. Erkekseniz, mertseniz haydi bir referanduma gidin başörtüsü konusunda!.. Haydi, namertlik etmeyin!.. Bu aziz millet, bu mazlum millet, bu mağdur millet, o referandumda size, Osmanlı'dan miras, şöyle okkalı bir Müslüman Türk şamarı aşketsin de görün dünyanın kaç bucak olduğunu!..
Aziz dostlar, aydın geçinen bir kısım uğursuz ve hırsız takımı, Atatürk'ü maske edinmiş din ve millet düşmanları, kendi milletine ve kendi milletinin değerlerine nasıl bu kadar yabancı olabiliyor, nasıl böyle kin besleyebiliyor, nasıl böylesine hazımsız ve müsamahasız olabiliyor akıl erdiremiyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Hakk'a yürüyüşünün 67'nci yıldönümünde, din ve vicdan hürriyetine engel olan ve gençlerimizin eğitim hakkını gasp eden; üstüne üstlük laik ve demokrat geçinen bu "antilaik yobazları" görseydi, kahrından bin defa ölürdü...
Yazık! Çok yazık! Yine başörtülü kızlarımız, Haçlı hâkimlerin, Haçlı kafasıyla bizi bize düşürmek için verdikleri karara rağmen, o Haçlı Avrupası'nın üniversitelerinde okuyacaklar da; milletimizin alın teriyle kurulan üniversitelerimizde okuyamayacaklar. Siz ey yasakçı kafalar, bu durumu siz görmüyor musunuz, görüp de utanmıyor musunuz?!..
Ve siz ey AB'ciler, "AB'nin güllü?tuzaklı yolarında beraber yürüyenler!.." Sizler hâlâ "Gamalı Haç kafalı" AB'den medet mi umuyorsunuz?!.
Servet Kabaklı/ Tercüman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100