Bu haber kez okundu.

Hakları gaspedilen Türkler
CHP Grup Başkan Vekili Haluk Koç'u dinlerken, anladık ki, milletvekillerine haksızlık yapmışız. Haluk Koç kibar insan, bunu yüzümüze vurmadı ama, söyledikleri, haksızlığa uğradıklarını belirtiyordu. Geçenlerde yazdık; bazı Yunan milletvekilleri Avrupa Konseyi'nde de yandaş bularak Gökçeada ve Bozcaada'nın özerkliğini istiyorlar ve kendilerini bu iki adanın milletvekili olarak ilan ediyorlardı. Biz de "Siz neredesiniz bizim milletvekilleri, gidin Batı Trakya'da, Gümülcine ve İskeçe milletvekiliyiz! diye kartvizit dağıtın!" demiştik.
Türk demek yasak
MEĞER gitmişler; bizim yazımızdan önce AKP ve CHP milletvekilleri Batı Trakya'ya gitmişler, köyleri dolaşmışlar. Yunan istihbaratı kendilerini adım adım izlemiş, görüşmeleri kamerayla saptamış. Haluk Koç her gittiği yerde Türklere, "Siz, Türk ve Müslüman azınlıksınız!" demiş... BATI Trakya'da Türk sıfatı ve adı kullanmak yasak, Yunanlılara göre Müslüman azınlık... Başında "Türk" kelimesi bulunan dernek isimleri değiştiriliyor, tabelalar indiriliyor, hem de polis zoruyla..Devletler hukukunda "mütekabiliyet" diye bir kural var, Türkiye'deki Rum azınlık istediği gibi dernek ve vakıf kurabiliyor.  Yunanistan seçilmiş müftüleri bile tanımıyor. Türk azınlığın seçtiği İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ile Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif'e görev yaptırmıyorlar. Mehmet Emin Aga'ya makamında saldırdılar, 15 yerinden şişlediler... Müftü yılmıyor, evinin duvarında "Ne mutlu Türk'üm diyene" levhası asılı duruyor. YUNANİSTAN'daki Türk öğrenciler haftada sadece bir saat Türkçe öğrenebiliyor, o da din derslerinde... Yunanistan anlaşmalara rağmen Türkiye'nin gönderdiği Türkçe öğretmenlerine çalışma izni vermiyor.
Türkler hâlâ inşaat yapamıyorlar; 50 bine yakın Batı Trakya Türk'ü, Türkiye'ye geldikleri için, vatandaşlıktan çıkarıldı. Yükseköğrenimli Türklerin işe girmeleri sorun...
YA Türkiye'de?
Rum azınlık istediği gibi dernek ve vakıf kurabilir.  Rum azınlığı okullarında kendi dillerini öğrenebilir. Fener Patrikhanesi istediği gibi davranabilir.
Patrik, kimseye danışmadan sormadan Papa'yı Türkiye'ye davet edebilir, çünkü onun da sıfatı "ekümenik", yani Papa Vatikan devletinin başıysa, o da bir nevi devlet başkanı; "ekümenik" sıfatı oradan geliyor. Bizimkiler istedikleri kadar "Patrik, Eyüp Kaymakamı'nın denetimindedir" diye nutuk atsınlar, kendilerini aldatırlar, sıkıysa Patrik'e bir şey desinler, ya Avrupa kapısı kapanırsa; sanki kapı aralanmış da... PEKİ, Avrupa bunu görmüyor mu?  Hiç görmez olur mu?
Onlar sadece Türkiye'ye gelir, Türkiye'yi teftiş ederler; varsın Yunanistan Avrupa Birliği üyesi olsun, Türk, Müslüman azınlığa yapılanlar onları hiç ırgalamaz. İstedikleri kadar reddetsinler, kabul etmesinler, diş macunu tüpünden, mermi namludan çıkmıştır, laflarını bir daha geri alamazlar: "Avrupa Birliği Hıristiyan kulübüdür." Öyle de kalacaktır.
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100