Bu haber kez okundu.

Halk öfkeleniyor
Sık sık esnafın nabzını tutan Sabah'tan Yavuz Donat, bu kez esnafın yanı sıra çiftçilerin de feryatlarını aktarıyor ~|~


Kırşehir'de çiftçiler (İbrahim Bulut, Yusuf Ünlü, Selami Kahraman, Memiş Cansız, Hayri Şahin ve diğerleri) dertlerini anlatırken "doğrudan gelir desteği" konusunu da açmışlardı.
"2005'in doğrudan gelirini alamadık" demişlerdi.
Ziraat Odası Başkanı Yusuf Ünlü "defalarca telefon ettik" diye yakınmıştı:
? Hükümetten kimse telefonumuza çıkmıyor.
"Bu konuyu" yazdık. Yazımızdan bir gün sonra doğrudan gelir desteği ödenmeye başlamış.
Kırşehir'in Akçaağıl, Çayağzı, Saraycık, Kuruağıl, Karaceren köylüleri, öteki köylerin çiftçileri hemen Ziraat Odası Başkanı Yusuf Ünlü'ye koşmuşlar:
?Başkan... Sen derdimizi Yavuz beye anlattın... Yavuz bey de yazdı... Ankara hemen paramızı ödemeye başladı... Yavuz beyi bul, teşekkür edelim.
İktidar siyasetçileri halka gitmiyor
"Başkan" dedik:
?Ankara belli ki önceden kaynak bulmuş, önceden karar almış... Bu ödemenin bizim yazımızla ilgisinin olduğunu sanmıyoruz.
Yusuf Ünlü'nün tepkisi:
?Köylü öyle düşünmüyor... Köylü bu ödemeyi sizden biliyor... Size dua ediyor.
"Bu olay" gösteriyor ki, Ankara ile kırsal kesim arasındaki "kanallar" iyi işlemiyor.
Yönetim ile köylü arasında "kopukluk" var.
Kırşehir yazılarımızdan sonra pek çok Kırşehirli çiftçi, Ziraat Odası Başkanı Yusuf Ünlü'ye kırılmış:
?Madem Yavuz bey geldi, bize neden haber vermedin?.. Bizim de anlatacaklarımız vardı... Biz de derdimizi söyler, rahatlardık.
"Bu olay da gösteriyor ki" siyaset ile halk arasında "yeterli diyalog" yok.
Çiftçi "derdini anlatıp, rahatlamak" istiyor.
Bizim yazılarımız "köylünün biraz da olsa gazını almış ama..."
"Asıl görev" siyasete düşüyor.
Esnafın hali perişan
"Kilis Pazarı" da "Halep Çarşısı" da Adana'nın göbeğindedir.
Zaten bu "çarşı, pazar" yan yanadır.
"Yerel ekonominin" nabzının attığı yerlerdir.
Gittik ve "esnafa" sorduk:
? Haliniz nicedir?
Esnafın biri ters ters baktı:
? İşler iyi olsaydı sen bu sokakta arabanı böyle rahat park edecek yer bulur muydun?
"Bu olayı" uzun boylu tercüme etmeye gerek yok.
Esnaf, giderek düzeldiği söylenen "makro dengelerle" meşgul değil.
"Kendi işine" bakıyor.
İşlerden de "memnun değil."
Etrafımızda birkaç kişi toplanınca, iki üç dükkan öteden bir esnaf bağırdı:
? Kim gelmiş lan? Siyasetçi mi? Buranın yolunu öğrenmiş mi?
Yanımızdaki esnaflar "yok lan" dediler:
? Siyasetçi değel, gazeteci.
aHaaa öyle mi? Hoş gelmiş... Ben de geliyom, beni de dinlesin.
"Olay" yine "kopukluk" olayı.
Gösterge "kızgınlık" göstergesi.
Bugün Hacıbektaş ilçesinde "Hacıbektaş Veli'yi anma töreni" var.
İktidardan, muhalefetten "devlet büyükleri" törene katılacaklar.
Bir ricada bulunsak...
Törenin öncesinde veya sonrasında "sağı, solu... Köyü... Esnafı" bir dolaşsalar.
Öyle "farklı" ve öyle "öfkeli" bir Türkiye görecekler ki...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100