19 Nisan 2006 Çarşamba 00:00
254 Okunma
Hasan Ünal nerede yaşıyor?
Yeniçağ'dan Hasan Ünal, yazısında AKP hükümetinin halk nazarında tüm kredisini bitirdiğini belirttikten sonra, şu anda IMF, AB ve ABD'ye karşı bir duruş sergileyen bir muhalefetin olmadığını iddia etti. Ünal'ın bu yazısına cevap BTP Genel Başkan Yardımcısı Kepekçi'den geldi: Sayın Ünal, nerede yaşıyorsunuz? Tüm dünyanın gördüğü BTP'yi ve projelerini görmüyor musunuz? ~|~

Yeniçağ gazetesinden Hasan Ünal'ın önceki günkü yazısı AKP hükümetinin halk nezdinde tüm kredilerini bitirdiği yönündeydi. Ünal, bütün bunlara rağmen, ortada ciddi bir muhalefetin olmadığnı iddia ediyor ve IMF, AB ve ABD'ye karşı bir alternatif olmadığını söylüyordu. Ünal'ın bu iddiasına cevap gecikmedi. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Ünal'a gönderdiği yazıda BTP'nin projelerini, milli duruşunu ve halk nezdindeki yükselişini belirtti. Şimdi her iki yazıyı da aktararak, takdiri sizlere bırakıyoruz:

Halk ne diyor? Muhalefet ne söylüyor?
AKP hükümetinin üzerinde oturduğu bütün zeminler yıkılıyor. IMF politikalarına halk desteği kalmadı. Hükümetin dış politikasının tehlikelerini halk sezgi gücüyle görüyor. AKP polit bürosunun ortaya attığı kimlik tartışmaları halkın tasvibini almıyor. Ancak hemen söyleyelim ki, halkın bu temel politikalara desteğini çekmiş olması muhalefet partilerine oya dönüşmüyor.

IMF politikaları kamuoyuna sunulduğu zaman kurtarıcı diye takdim edilmişti. İşin farkında olan uzmanlar o günlerden itirazlarını yükseltmişler; ancak halktan yeteri kadar destek görememişlerdi. Elliye yakın ülkede başarısız olan bu politikaların Türkiye'de olumlu sonuçlar vermesi beklenemezdi.

Nitekim olmadı. Türk çiftçisi yoksullaştı ve isyanları oynuyor. Düşük kur?yüksek faiz denklemine sıkışan sanayici ve ihracatçı perişan. Turizm sektörü SOS veriyor. Cari açık devasa boyutlarda. İthalatçılar hariç kimse bu politikalardan olumlu bir sonuç çıkacağını düşünmüyor. Ama bir kaç sene öncesinde durum böyle değildi.
Dış politikanın iki ayağı olan AB ve ABD ile ilişkilere de halk desteği kalmadı. Bir başka kurtarıcı diye sunulan AB konusu tam bir felaket senaryosuna dönüştü. Halk desteği hızla eridi. 1999'da AB meselesi herkesin zenginleşeceği bir politika olarak algılanıyordu. Toplumun yüzde seksenbeşlik bir kesimi AB konusuna destek veriyordu. Ama bu işten ne para, ne istihdam ne de ekonomik ve mali avantaj çıkmayacağı görülünce halkın desteği hızla düştü. Şimdilerde AB, PKK ve terör olarak algılanıyor.

ABD ile ilişkilere de halk itiraz ediyor. Müzakere/mütareke basın ve televizyonlarının ABD'yi güzel gösterme gayretlerine rağmen halk yüzde doksanlar oranında ABD'nin Ortadoğu politikalarına karşı çıkıyor. ABD'yi bölgesel ve küresel barış ve güvenlik açısından en büyük tehlike olarak görüyor. Bu şartlarda hükümetin Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanı olmakla böbürlenmesi kendi aleyhine bir durumdur.
Henüz ciddi bir kamuoyu araştırması yapılmamış olmakla birlikte halkın büyük kesimlerinin AKP polit bürosu tarafından başlatılan kimlik tartışmalarına iyi gözle bakmadğı hissedilebiliyor. PKK ve DTP'ye destek veren dar bir kesim dışında toplumun her etnik kesimden unsurları bu tartışmayı hayret ve ibretle izliyor.
Bunlar, AKP'nin iktidara geldiği zaman en önemli politika konularıydı. Bunlara verilen halk desteğinin hızla düşmüş olması hükümetin oy tabanının da tamamen göçmüş olması ihtimalini akla getiriyor. Ancak kamuoyu araştırmaları hükümetin oy tabanında kırılmalar başlamış olmakla birlikte, bunun, henüz bir krize dönüşmediğini gösteriyor. AKP hâlâ bütün anketlerde açık ara birinci parti.

O zaman bunun sebebi ne olabilir? Hükümetin izlediği politikalara halk desteği azaldığı zaman muhalefet partilerinin oyları otomatik olarak artar. Hatta bunlardan biri açık ara öne geçer ve bir sonraki dönemin beklentisi haline gelir. Bunun böyle olmaması ve olacağına dair işaretlerin cılızlığı Türkiye'de AKP sorunu kadar bir de muhalefet sorunu olduğuna işaret eder.

Muhalefet partileri halktaki temayüllere göre politika ve tavır belirleyemiyor. Halkın eğilimlerine göre arada bir açıklama yapsalar da, demek ki, inandırıcı olamıyorlar. Bu durumda halk hükümetin politikalarına desteğini azaltırken, siyaseten AKP'den uzaklaşmayı alternatifsizlik dolayısıyla hâlâ gerekli görmüyor. Ortada hâlâ IMF politikalarına son vererek borçları yapılandırma yoluna gideceğini ve buradan tasarruf edeceği büyük kaynakları üretim ve ihracata ayıracağını söyleyen kimse var mı? Mevcut AB sürecini durduracağını ilan eden kimse var mı? Veya ABD ile Ortadoğu'da işbirliği yapılmasına son vereceğini ilan eden var mı? Yok, yok ve maalesef yok. Eğer yoksa, halk da diyor ki, benden de oy yok, kusura bakmayın... Duyurulur...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100