27 Temmuz 2013 Cumartesi 00:07
2405 Okunma
Hasankeyf’in keyfi kaçtı
 Her noktasına tarihin kokusunun sindiği bir ilçe Hasankeyf... Eyyübiler ve Artuklular dönemine ait camilerin izleri her yerde görülüyor. Ayakta duran tek bir cami bulunmuyor. Zeynel Bey Türbesi ise ihtişamını koruyor, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in amcasının oğlu olan Caferi Tayyar’ın oğlu İmam Abdullah’ın türbesi ise restorasyon altında. Hasankeyf’in en görkemli anıtlarından ‘taş düşebilir’ endişesi ile kale ise ziyarete kapalı. Kalenin 25 Ağustos 2012’de kaya düşmesi sebebiyle kapatılması Hasankeyf’te yerli ve yabancı turistlere keçe, kilim, yöresel halı gibi hediyelik eşya satışı yapan dükkânları da vurmuş. Bir esnafa, “İlçedeki sakinliğin nedeni Ramazan mı?” diye soruyorum. “Hayır” diyor, “Kale ziyarete kapalı olduğu için insanlar gelmiyor” diyor. Zaten rakamlar da bunu söylüyor. Kale demek, yılda 100 bin ziyaretçi demek! Biz de anlıyoruz ki, Hasankeyf demek kale demek! Öte yandan Hasarlı Ulu Cami’ye de ev sahipliği yapan Hasankeyf Kalesi’ni sağlamlaştırma proje çalışmaları 22 Ocak’ta başlamıştı. Çalışmalar ağır aksak ilerliyor.  

Tarih bir başka yere taşınabilir mi?

Dicle Vadisi’nin çamur renginde akan sularının hemen yanı başında yer alan Hasankeyf, önümüzdeki yıl Ilısu Barajı’nın suları altında kalacak. Barajın fiziki gerçekleşme oranı yüzde 55’e ulaştı. Bu nedenle barajın suları altında kalacak olan kültürel mirasın taşınması ve korunması çalışmalarına hız verildi. DSİ tarafından 1998 - 2012 yılları arasında arkeolojik çalışmalara 58.8 milyon TL ödeme yapıldığı öne sürülüyor. Hasankeyf’te sular altında kalacak kültür varlıklarının taşınması için ihale bu sene yapılacak ve önümüzdeki sene de taşıma işlemlerine geçilecek. Hasankeyf’te ortaya çıkan binlerce tarihi eser ise Diyarbakır ve Mardin müzelerinde depolarda istiflenmiş halde duruyor!

Vatandaş da mağdur edildi

AKP Hükümeti, sular altında kalacak Hasankeyfliler için Dicle Nehri havzasından 400 metre yukarıda petrol deposu Raman Dağı’nın eteğinde yeni bir ilçe inşa ediyor. Yeni Hasankeyf yerleşim yerinden karayoluna kadar da 1250 metre beton yol yapılacak. Kupkuru bir yer olan Yeni Hasankeyf’te daireler güzel olsa da fiyatları el yakıyor: 128 bin TL. Hasankeyflinin bunu alacak parası yok. Nereden olsun çünkü ilçede işleyen bir ekonomi görülmüyor. Genç bir Hasankeyfli, “Bu kadar param olsa, Batman’dan ev alırım” diyor. Peki devlet baraj suları altında kalacak vatandaşın arazisine ne kadar kıymet takdir etmiş? Cevap verelim: Dönümü 600 - 700 TL. 180 dönüm arazi ile ancak bir daire alınabiliyor! Zaten Hasankeyf’te bu kadar arazisi olan da yok denecek kadar az. Bir başka mağduriyet de ‘ürün bedelleri’ni belirlemede öne çıkıyor. Devlet, vatandaşın mesela üzümünün kıymetini 10 yıl olarak belirleyip takdir ediyor. Bir başka ifadeyle bağındaki üzümünün 10 yıllık bedelini ödüyor. Bu durum mağduriyetlere yol açıyor ve evleri ile arazileri sular altında kalacak Hasankeyflilerin eline para geçmesini engelliyor. Hasankeyfliler, “50 yılın bedeli ödensin” diyor. 

200 eser sular altında kalacak

“Hasankeyf: Medeniyetlerin Buluştuğu Başkent” adlı raporu hazırlayan Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Çevik, Hasankeyf’in başına geleceklerle ilgili şunları kaydediyor: “Hasankeyf’i bu barajın feryadının sesi gibi düşünmek lazım. Zira sadece Hasankeyf değil baraj gölü havzasında pek çok tarihİ kültürel doğal 200’e yakın höyük, yerleşme yapı sular altında kalacak.” 

Ilısu Barajı ne getirecek ne götürecek? 

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, son olarak GAP kapsamında yapılan yatırımların en önemlilerinden biri olan, yapımı yaklaşık 30 yılı aşkın süredir yılan hikâyesine dönen Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin tamamlanma tarihini bir yıl erkene alarak 2014 olarak belirledi. Başta Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illeri olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tamamının kalkınmasına katkıda bulunacak olan Ilısu Projesi tamamlandığında, üreteceği yıllık ortalama 4 milyar kilovat / saat enerji ile ülke ekonomisine yılda 400 milyon dolar katkı sağlayacak. Dicle Nehri üzerinde 141 metre yüksekliğinde inşa edilecek olan Ilısu Barajı ve HES işletmeye alındığında, 45 milyon metreküplük gövde hacmi açısından Türkiye’nin ikinci, kurulu gücü bakımından da 4. büyük barajı olacak. Ilısu Barajı ve HES’in yapılmasını takiben Cizre Barajı ve HES de hizmete alınacak. Ilısu Barajı’nın su politikasıyla ve ağırlıklı olarak da güvenlik politikasıyla bağlantısı olduğu savunuluyor. Böylece Cizre - İdil ovalarındaki 660 bin dekar tarımsal arazinin modern şartlarda sulanması sağlanacak. Baraj yapımı ile Hasankeyf ilçesinin bir kısmı baraj suları altında kalırken, tarihi 12 bin yıl öncesine dayanan Hasankeyf’te tarihi ve kültürel varlıklara sahip en önemli yer olan “Yukarı Şehir” ise su altında kalmayacak. Ilısu Projesi’nin maksimum su kotundan etkilenmeyen Yukarı Şehir, bu alanın yeniden düzenlenmesi ile birlikte içindeki kültürel varlıkların sergileneceği bir “Arkeolojik Park ve Açık Hava Müzesi” olarak hizmete sunulacak. Er - Rızk Camii, tarihi köprü, Koç Camii, İmam Abdullah ve Zeynel Bey türbeleri, Süleyman Külliyesi gibi tarihi eserler ise baraj sularından etkilenecek olan Aşağı Şehir’de kalıyor. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100