02 Mayıs 2006 Salı 00:00
204 Okunma
Hastalanınca hastaneye gidilmeyecek
Başlığı okuyunca "Ne yani hastaneye gidilemeyecek de pastaneye mi gidilecek?" diye kızmayın. Olay doğru!.. ~|~

Parası olana diyeceğimiz bir şey yok. "Parayı veren düdüğü çalar" sözünde olduğu gibi, hastane parasını cebinden ödeyecek olanlara, tüm hastanelerin kapısı ardına kadar açık.
Ancak Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasından, para ödemeden daha doğrusu sembolik bir "katılım payı" ödeyerek yararlanacak olanlar, hastalandıklarında doğrudan hastaneye gidemeyecekler.

Nereye gidecekler?
Genel Sağlık Sigortası ile ilgili yeni düzenlemede, (acil durumlar dışında), hastalar için "üç basamaklı" bir sıralama getiriliyor (Md. 70). Bu basamakların ve bunlar arasındaki sevk zincirinin nasıl olacağını, yakında Sosyal Güvenlik Kurumu belirleyecek.
Sevk zincirinin ilk aşaması olarak; o ilde aile hekimliği sistemi varsa, aile hekimliğine gidilecek. Yoksa, Sağlık Bakanlığı'nın ilk basamak olarak belirlediği yere sözgelimi sağlık ocağına ya da polikliniğe gidilecek.
Hasta, aile hekimi ya da sağlık ocağı veya poliklinikteki doktorun uygun görmesi halinde, ikinci basamakta yer alan, sağlık kuruluşuna sevk edilecek. İkinci basamakta ise hastane yer alıyor.

Ancak, hangi hastane olduğu konusunda (örneğin devlet hastanesi, üniversite hastanesi, vakıf hastanesi, özel hastane vb), şu aşamada yapılmış bir belirleme yok. Hastaneler arasında, zincirin ikinci ve üçüncü aşaması olarak bir sınıflama yapılması da gündemde. Bu sınıflama sırasında, apartman dairelerine sıkıştırılmış özel hastaneler ile on milyonlarca dolarlık yatırım yapılarak, nitelikli kadro ve modern cihazlarla donatılmış hastaneler arasında, bir ayrım yapılması da sözkonusu.

Sevk yaptırmak gerekiyor
Hastalık ve tedavi olayının her aşamasında "sevk" yaptırmak gerekiyor.
Sevk zincirine uymayanlar ya da sevk almadan sağlık hizmeti sunan bir kuruma gidenler, sağlık hizmeti bedelinin, belli bir kısmını cepten ödeyecekler. Örneğin, sevk zincirine uymadan, sözleşmeli bir sağlık kuruluşuna giden sigortalı, hizmet bedelinin yüzde 30'unu ödeyecek. Sevk almadan, sözleşmesiz sağlık kuruluşundan, sağlık hizmeti alanlar ise, hizmet bedelinin yüzde 50'sini cepten ödeyecekler. Kalan kısımda, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak.
Sağlık hizmeti bedelleri, her il için ayrı ayrı belirlenecek. Yeni muayene, ameliyat, enjeksiyon ücreti her ilde farklı olabilecek.
Sağlık tesisleri ve hekim dağılımının her yerde aynı oranda olmaması nedeniyle, altyapısı yeterli olmayan yerlerde, sistem oturuncaya kadar, sevk zinciri tam olarak aranmayabilecek.

Acil durumlar
İş kazası, meslek hastalığı, kalp krizi, afet ve savaş hali gibi acil durumlarda, sevk sıralaması bozulabilecek. Böyle olunca, hasta doğrudan hastaneye gidebilecek.
Bu durumda, hasta cebinden bir para ödemeyecek.
Sağlık karnesi kalkıyor
Sigortalıların öteden beri kullandıkları "sağlık karnesi" yeni düzenleme ile kalkıyor. Bunun yerine TC. Kimlik Numarası kullanılacak.
Emekli Sandığı, SSK ve Bağ?Kur sigortalı numaraları artık geçerli olmayacak.
Ortez ve protez katılım payı ödemesine tabi
Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri, yüzde 10?20 arasında "katılım payı" ödemesine tabi olacak. Ancak, sağlık kurulu raporu ile belgelendirmek koşulu ile kurumca belirlenen kronik hastalıklar ve hayati önem taşıyan ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri ile organ nakli için katılım payı ödenmeyecek.

Şükrü Kızılot/ Hürriyet
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100