10 Şubat 2006 Cuma 00:00
801 Okunma
Haydar Baş'ın ''ideolojisi''
Peygamber Efendimiz'in "Ahir zamanda iman ateşten bir kor gibi olacak. Sarılanı yakacak, terk edeni dinden çıkaracak" hadis?i şerifi ne de güzel özetliyor hali. M.KARABACAK'ın yazısı... ~|~


HAYDAR BAŞ'IN 'İDEOLOJİSİ' 100 DOLARA DİN DEĞİŞTİRTMEZ

Ne hale kaldık ey Rabbim!
Kimin komutuyla hareket ettiğini bile bilmeyen İslamcı(!) kesim, bizi sokak eylemlerine katılmadığımız için "korkaklıkla" itham eder.
Devlete hakareti,
Askere ithamı,
Atatürk'ü "tekfir" etmeyi İslam'ın/imanın ilave sonuncu şartı kabul edenler bizi "derin devlet" adamı ilan eder.
Müslüman görünümlü gayr?i Müslim kimi "geceyarısı sonrası" tipler bize; papaz katilinin ilham kaynağı iftirasını atar.
Bu hal karşısında sen bize yardım eyle Allah'ım.
Dine/imana sarılmak,
Vatanı sevmek,
Ülkenin bölünmesine karşı çıkmak,
Ve olduğun gibi görünüp, göründüğün gibi olmak ne zormuş.

Bu nesli kim bu hale getirdi?
Sevgili peygamberinin: "Ahir zamanda iman ateşten bir kor gibi olacak. Sarılanı yakacak, terk edeni dinden çıkaracak" hadis?i şerifi ne de güzel özetliyor hali.
Bir papaz binlerce km ötelerden bu ülkeye geliyor.
100 dolar karşılığında kilisesine adam topluyor.
Oysa o kilisede, "Dinlerarası Diyalog" sürecinden önce cinlerin seyirci olduğu ortamda fareler cirit atıyordu, pireler eskrim oynuyordu.
Sonra "Rabbin acuze kulları" devreye girdi.
Pireler ve fareler gitti, onların yerine, halkının kahır çoğunluğu Müslüman Türk milletinin evlatları kilisenin figüranı yapıldı.
Bir zamanlar;
Dünya malı pahasına dinine toz kondurmadığı,
Canı pahasına imanına söz değdirtmediği,
Vatanını, dinini, namusunu aynı oranda koruyan, kollayan ve gözeten dedenin torunu işte o "Dinlerarası Diyalog" sonrası dolar karşılığı bütün bu değerleri elinin tersiyle iter hale geldi.
Bu nesli kim  bu hale getirdi?
Nasıl bu hale geldi?
Suçlu kim?
Din maskeli bölücülere bu cüreti verenler kimler?
Bu sorgulanmadı.

Dindar olduğunu iddia eder, dinsizin ağzıyla konuşur
Kendi ülkesinin gençleri son sürat ateizme kayan papazın, Türkiye gençlerini Hıristiyanlığa yamama aşkının sebebi ne?
Batıda kiliseler bomboş iken, Türkiye'de kiliseye adam toplama gayretleri dinî midir? Yoksa millî midir?
Dindar bir papazın önce kendi ülke insanından başlaması gerekmez miydi bu kiliseye döndürme çalışmalarına?
Tarihin hiçbir döneminde hiçbir misyonerin derdi din olmamıştır.
Onların tek derdi hedef ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynakları olmuştur.
Al İncil ve ol "Ben'cil."
Biz bunları yazdık, söyledik.
Hangi dinin ve hangi milliyetin mahsulü olduğu belli olmayanların bize attıkları iftiraları, yaptıkları karalamaları anladık da, dinî ve millî değerlere "görünürde" sahip çıkanların onlarla aynı safta kendilerine yer bulmaları çok ilginç değil mi?
Dindar olduğunu iddia eder, dinsizin ağzıyla konuşur.
Müslüman'dır ama gayr?i Müslim gibi düşünür.
Milliyetçidir, milliyetsizle teselli bulur.

Ne suç işledi Trabzon?
Trabzon insanı dinî ve millî değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir yapıya sahiptir.
Sarp Sınır kapısının açılmasıyla bölge ciddi bir ahlakî çöküntü yaşamaya başladı.
Bölgeye fuhuş için geldiği iddia edilen kadınların asıl gayesinin başka olduğunu düşünmek yanlış mı olur?
İşte bugün gelinen nokta değil miydi asıl gaye?
Koskoca devlet, Gazi olaylarını muhakeme edecek bir başka "güvenli" vilayet bulamadı da mı bu ve benzeri davaların Trabzon'da görülmesini uygun gördü?
Bu konularda son derece hassas dokuya sahip bir Trabzon niye seçildi? Bunun da sorgulanmasının gerektiğine inanıyorum.
Bu muhakeme sonrası neler değişti Trabzon'da? Sorgulanmalı.
İstanbul ve benzeri büyük kentlerin sıradan semtlerinde her akşam meydana gelen cinayet ve benzeri adi suçların toplamından ne kadar fazlası bir yılda Trabzon'da işlendi ya da işleniyor?
Bu da sorgulanmaya değer değil mi?
Peki kim ve neye gaye bu güzide vilayet karalanmaya çalışılıyor?
Ne suç işledi Trabzon?
Bağrından Prof. Dr. Haydar Baş gibi bir dava ve fikir adamını çıkarttığı için mi vilayet cezalandırılıyor?   
Müfteri yazar Trabzon gencini "ukala, cühela ve şovmen" ilan etme cüretini ve saygısızlığını nereden alabiliyor?

Trabzon'un delikanlısı duruşunu belirlemeli
Asıl en büyük cühelalık, ukalalık ve şovmenlik bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan, bu uğurda tezler üreten, fikir yürüten, beyin çatlatan bir ilim ve fikir adamına, bir memleket sevdalısına iftira atmak değil midir?
Aslında değil. Çünkü bu, cühelalıktan da ukalalıktan da, şovmenlikten de öte bambaşka bir şey olsa gerek değil mi?
Trabzon'un delikanlısı da bu noktada yerini ve duruşunu iyi belirlemeli değil mi? Prof. Dr. Haydar Baş ile kenetlenmesi gerekmez mi?
Bu millet, yedisinden yetmişine, Prof. Dr. Haydar Baş'tan vatan sevgisi öğrendi.
Dinî ve millî bütünlüğün aynı ölçüde korunması gerektiğini öğrendi.
Bu ülkede herkesin dini değerlerini doya doya yaşamasını, ama din görüntüsü altında başka gayretlerin içinde olunmaması gerektiğini öğrendi.
O'nun düşüncelerinden etkilenen vatanını sever, milletini sever, dinini sever.
Dünyayı verseler, ne vatanından ne de dininden zerre taviz vermez.
Hele de 100 dolara dinini asla satmaz.
Ne demişti şair:
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

MÜSLİM KARABACAK / muslimkarabacak@gmail.com
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100