Bu haber kez okundu.

?Hayır'da hayır da var
Fransa'daki referandum sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın da başlıca gündemi. Yorumlar belli bir eksende yoğunlaşıyor. İşte ünlü İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times'da yeralan bir yorum
Fransızlar Avrupa Birliği'nin anayasal sözleşmesini net bir çoğunlukla reddetti. Bu, hem Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a hem de bir bütün olarak Avrupa Birliği'ne yönelik ciddi bir darbe niteliği taşıyor.
Fransa lideri, bir kez daha muazzam bir siyasi hesap hatası yaparak, kendi hükümetinin popülerliğinin dibe vurduğu bir dönemde referandum çağrısında bulundu. Ardından yüreklice ve olumlu tarzda bir mücadele de yürütmedi. Ne yazık ki bu hatanın bedelini sadece Fransız hükümeti ödemeyecek. Karşı karşıya bulunduğum durum, AB genelinde bir karmaşaya ve siyasi bir atalete de yol açacak.
Pek çok neden var
Fransızların 'Hayır' demesinin ardında çok çeşitli nedenler var. Seçmenlerin isyanına basit yanıtlar bulmak mümkün değil. Bir yanıyla Chirac'a karşı soldan açık bir taarruz söz konusu; hükümetin işsizliğin azaltılmasında başarısız olmasına yönelik tepkilerin, Fransa'daki kötü gidişattan uluslararası rekabeti sorumlu tutan güçlü bir küreselleşme karşıtı hareketle birleştiği noktada oluşan bir huzursuzluk. Fakat bu rekabet korkusu, Avrupa Birliği'nin genişlemesinin doğurduğu etkiye dair
endişeyle de karıştı; Fransa 25 üyeli birlik içinde güç kaybına uğradı ve Fransızlar işlerini doğudaki üye ülkelerden gelen ucuz emeğe kaptırmaktan korkar oldu. Sağ cenahta ise Türkiye ile bu yıl sonunda üyelik müzakerelerine başlanmasına karşı güçlü bir muhalefet var.
Fransa'nın kararına nasıl bir karşılık verileceğine dair bir B planı da yoktu. 25 üyenin tümü anayasa anlaşmasını imzalamıştı ve hepsi Kasım 2006 sonuna dek tartışıp onaylamaya kararlıydı. 'Hayır' diyecek başka ülkeler de olabilir, bunlar arasında referanduma hazırlanan Hollanda da var. Fakat bu manzara, süreci durdurmak için iyi bir neden değil. Almanya ve İspanya gibi iki ağır top da dahil, dokuz ülke anayasa anlaşmasına 'Evet' demiş durumda. Fransa 'Hayır' dediği için bu ülkelerin görüşleri basitçe bir kenara itilmemeli. Ne de henüz karar verme aşamasındaki ülkeler yabana atılmalı.
Fransa ve Hollanda'daki tartışmaların gösterdiği bir şey de şu: Sıradan seçmenler Avrupa Birliği'nin geleceğinde söz sahibi olmak konusunda büyük bir istek duyuyor. Uzun zamandır bu insanların fikrine doğru düzgün başvurulmamıştı. Avrupa Birliği'nin siyasi liderleri için bu duruma verilecek yanlış tepki, bir kez daha kapalı kapılar ardında geri adım atmak, siyasi süreci sona erdirmek ve anlaşmanın en işlerine gelen kısımlarını kurtarmaya çalışarak anayasanın içini boşaltmak olur.
~|~
Anahtar Kelimeler:
hayır da hayır da var
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100