19 Kasım 2005 Cumartesi 00:00
195 Okunma
Hedef ülke Suriye
DIŞİŞLERİ Bakanı Gül, Suriye Devlet Başkanı Esad'a Ayağını denk al, yoksa sonun Irak gibi olur demiş. Bence biraz geç kaldık. Çünkü zaten ABD, Irak üzerinden Suriye'ye müdahale etmeye başladı. ~|~ Her gün en azından bir tabur asker Suriye'ye girip sınır ötesi operasyonlar yapıyor. Amerikan özel kuvvetleri Delta Force zaten özel operasyonlarla ülkeden içeri sızmış durumda. ABD şimdi bu operasyonu legal hale getirebilmek için zemin hazırlıyor. Yoksa kimseyi önceden uyarmak gibi bir niyeti yok. Amerikan güçleri Suriye operasyonuna karar vermiş durumdalar. Bir arkadaşım bu konuyla ilgili bir örnek verdi, çok hoşuma gitti, onu sizinle paylaşmak isterim. Arkadaşıma göre dünyanın en çok acı çeken hayvanları insanlarla beraber yaşamak zorunda olanlar. Ehlileştirme adı altında insanlara bağlanan hayvanlar onlardan hiç kötülük beklemiyorlar ama hayatlarındaki asıl kötülük hep insanlardan geliyor, mesela mezbahalarda hayvanlar sıra sıra kesilmeyi beklerler ve bu bekleyiş sırasında hiçbiri korkmaz, bu onların aptallığından falan değil, sadece insanlara çok güvendikleri için onlardan bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlar dedi. Evet, bence de tehlike hep beklenmedik yerlerden gelir. Kime ne kadar güvenirseniz mutlaka bir noktada zarar görürsünüz. ABD'nin bölge ülkeleriyle ilişkisi de bu bağlamda önce güven kazanıp sonra da yok ediyor. Bu nedenle Suriye zaten topun ağzında, peki sıradaki kim?

İsviçreliler neden korktu?

FATİH Terim efsanesine artık ben de inanıyorum. Galatasaraylı değilim ve Fatih Terim'i de sevmem ama onun bir efsane olduğuna dün karar verdim. Ersun Yanal zamanında ayaklarına top gelmesin diye uğraşan, saha içinde oradan oraya kaçan futbolculara sanki sihirli bir değnek değmişti. Herkes 90 dakika boyunca tüm enerjisini ortaya koydu. Ben yıllardır böylesine güzel bir maç seyretmemiştim ama ne yazık ki 4-2'lik skor bile Almanya vizesi almamıza yetmedi. Neyse benim anlatmak istediğim maçın güzelliği değil. Nasıl olsa birbirinden değerli spor yazarlarımız gazetelerinde bunu yorumlayacaktır. Benim merak ettiğim; İsviçreli futbolculara maçın sonunda koşar adımlarla soyunma odasına kaçın diye kim söyledi? Sanki Türk seyirciler yamyam, İsviçreli futbolcuları yiyecekler. Bir kere maç sırasında ne olursa olsun maçtan sonra takım oyuncuları bizim güvencemizdedir. Zaten maç sonrası sokaklar incelendiğinde İstanbul polisinin ne kadar iyi önlem aldığını görürdünüz.
Ben maçtan iki saat sonra Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nun önünden geçerek Beşiktaş'a gittim. Her yer polis kaynıyor. Karayolunun üstündeki köprüler bile polis dolu. Görüldüğü üzere de maç sonrası olayları Türk seyircisi çıkarmadı. İsviçreliler kaçarken olay çıkardı.
Erdal Güven/ Tercüman
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100