04 Ağustos 2014 Pazartesi 00:07
820 Okunma
‘Hedefimiz birlik ve beraberlik’
YENİ MESAJ/HATAY

Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Hatay’da yaptığı konuşmada, hedefinin birlik, beraberlik, ülkede sulh ve sükunu tesis etmek olduğunu belirtti. İhsanoğlu şunları söyledi: "Biz yurtta kavga, nefret istemiyoruz, cihanda da kavga savaş istemiyoruz. Suriye'nin, Irak'ın haline bakınız. Ben bu bölgeyi, liderleri, milletleri, kültürlerini, zihniyetlerini, ABD'yi, BM çok iyi biliyorum. Bunlar ince zanaattır. Celal Bayar'ın meşhur bir sözü var 'Milliyetçilik söylenmez yapılır.' Emeğimizi böleceğiz ama vatanımızı asla bölüşmeyeceğiz." Ekmeği büyütmek ve paylaşmak için bu yola çıktıklarına işaret eden İhsanoğlu, "Bizim adaylığımız bir proje ama bu gerçekten milletin projesi. Bu, Büyük Ortadoğu projesi falan değil" dedi. İhsanoğlu, “Biz komşularımızla asırlardır birlikte yaşadık ve ilelebet yaşayacağız. Peki, niye bu hale geldik? Bu hata ve felaketlerin sorumlusu kimdir? Sizler mi, Suriye halkı mı? Bunların sorumlusu yanlış siyasetler ve kara emellerdir” şeklinde konuştu. 

Suriye meselesi dahiyane siyaseti eseri!

Bugün Halep’e, Şam’a gidemediklerine işaret eden İhsanoğlu, şunları söyledi: "Yollarda yazıyor ama gidemiyoruz. Neden? Sınır mı yok? Sınırları kaldırdık ama yerine kevgir yaptık. Ve sınırlardan insanlar, ticaret, hizmet gitmiyor. Teröristler gidip geliyor. Sınırlar teröristlerin kullanımında ve insanları öldürmek için geliyorlar. Böyle bir duruma düşmek çok acı. Niye bu noktaya geldik biz? Hangi dahiyane siyasetin eseridir bu? Biz bu komşularımızla asırlardır yaşadık ve ilelebet yaşayacağız. Niye bu hale geldik? Bu hata ve felaketlerin sorumlusu kimdir? Sizler mi, Suriye halkı mı? Bunların sorumlusu yanlış siyasetler ve kara emellerdir.” 

Çare Atatürk'ün ilkesinde

Ortadoğu ile ilgili yürütülen dış politikadaki yanlışlara ve Suriye ile bozulan ilişkilere de değinen Cumhurbaşkanı adayı, şöyle devam etti. “Bir deli bir kuyuya taş atıyor, yüz akıllı çıkaramıyor. Suriye’deki, Irak’taki durumu düzeltebiliriz. Bunun formülü bizim tarihimizde var. Atatürk’ün 'Yurtta sulh cihanda sulh' sözü var ya, önce yurtta sulhu gerçekleştireceğiz ve sonra yakın cihanımızda, komşularımızda. Çözüm Ortadoğu’da Arap kardeşleri arasında taraf olmamaktır. Bu, Türk dış politikasının Atatürk zamanından beri bir prensibidir. Bütün hükümetler o günden yakın zamana kadar 2009’a kadar bunu takip etti. Ama 2009’dan sonra dahiyane fikirlerden dolayı Türkiye ve komşuları bu hale getirildi. Tekrar komşular arasında güven sağlanması, itilafların bir tarafa bırakılması ve her şeyden önce Ortadoğu’da işbirliği ve güven anlayışının tesis edilmesi lazım. Bunu yapmak için Türkiye 10 Ağustos’ta bu gidişata dur demelidir. Ben Allah’ın emriyle seçildiğim anda bütün bölgeyi, Birleşmiş Milletleri, Avrupa liderlerini, Rusya liderini, Çin'i tanıyan bir insan olarak bu işbirliği ve güveni tesis etmek için elimden geleni yapacağım. Burada size söz veriyorum.”

Tarım kesimi ağlıyor

 Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, dün yaptığı yazılı açıklamada, ekonomiyi değerlendirdi. İhsanoğlu, Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunları olan dış borca ve cari açığa değinerek, şunları kaydetti: “Birkaç hafta önce Sayın Ali Babacan’ında açıkladığı gibi Türkiye'nin bir seneden az bir süre içerisinde ödemesi gereken kamu ve özel dış borcun toplamı 169.5 milyar dolardır. Bunun üzerine bir de cari açığı ekleyerek, toplamda 220-230 milyar dolar arası bir finansman ihtiyacı olduğunu Sayın Babacan'ın kendisi belirtti. Siz herkesle kavgalı olursanız, komşu ülkelerdeki krizleri çözemezseniz, nasıl finans akışını sağlayacaksınız, yatırımı ve yatırımcıyı nasıl çekeceksiniz? Komşu ülkelerle ticari ilişkileri kriz öncesi döneme nasıl döndüreceksiniz? Bunlar bağırıp çağırmakla, toplantıları terk etmekle olmaz. Ne ekonomik gelişimin ne de uluslararası itibarın üslubu bu değildir.” Başbakan Erdoğan’ın dış ilişkilerdeki kavgacı tutumunu Merkez Bankası Başkanı ile de sürdürdüğüne dikkat çeken Prof. Dr. İhsanoğlu, "Merkez Bankası ile bile kavga eden bir Cumhurbaşkanı ister misiniz?” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin tarım politikalarına da değinen Prof. Dr. İhsanoğlu, “Dünyadaki en önemli krizlerden bir tanesi gıda krizidir. Topraklarında her türlü üretim için uygun imkânlara sahip, 3 tarafı denizlerle çevrili, geniş nüfuslu Türkiye'de tarım sektörünün milli gelirdeki payı giderek azalıyor. Tarım sektörü, çiftçi kan ağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121