Bu haber kez okundu.

Hem suçlu hem güçlü!
HABER MERKEZİ
AKP hükümeti açılım sürecinde terör örgütü PKK’ya operasyon yetkisini askerin elinden alıp valilere verdi. Bu süre içerisinde Doğu ve Güneydoğu’da yüzlerce operasyon talebi valilerce reddedildi. Sadece 2014 yılında 290 operasyon talebinde bulundu ancak bu taleplerden sadece 8’ine valilerce izin verildi. Bu durum Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Çözüm süreci içerisinde valilerimiz verdiğimiz talimat doğrultusunda şu andaki gibi operasyonlara girmiyordu” sözleriyle itiraf edildi. Ancak Erdoğan, bu sözlerinden kısa süre sonra “Bölgedeki kamu görevlilerinin gelişmeleri eksik, yanlış değerlendirmesi zafiyete yol açtı” diyerek valileri suçladı. Gölge İçişleri Bakanı olarak değerlendirilen AKP Erzurum Milletvekili Efkan Ala da suçu askere atan bir açıklama yaptı ve “Bir kere jandarma ya da emniyet herhangi bir terörist faaliyete engel olmak için validen onay almak zorunda değildir. Böyle bir şey yok” dedi.

‘Öcalan Kürtlerin lideridir’ demişlerdi!
AKP’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörle müzakere sürecinin her aşamasıyla ilgili çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor. 7 Haziran öncesinde olduğu gibi seçim çalışmalarına yeniden başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen programda gurbetçilere seslendi. Gurbetçilerden AKP’ye isteyen Erdoğan terör konusunda ise, “Terör örgütü de sırtını ona yaslayan parti de kesinlikle Kürt temsilcisi değildir” dedi. Erdoğan benzer ifadeleri TBMM açılış konuşmasında yapmış ve “Kürt ayrıdır, terörist ayrıdır. Terör örgütü, Kürt kardeşlerimin temsilcisi değildir” demişti.
Ancak Erdoğan şimdi bunları söylerken açılım süreci boyunca hem kendisinden hem de AKP kurmaylarından farklı sesler geliyordu. Yıllarca terörle müzakere sürecinin koordinatörlüğünü yapan Başbakan eski Yardımcısı ve AKP Van milletvekili adayı Beşir Atalay Ocak 2014’te Ankara’da düzenlenen Büyükelçiler Konferansında yaptığı konuşmada terörist başı Öcalan’ı Kürtlerin lideri ilan etmişti. Atalay, “Beğenin ya da beğenmeyin, Öcalan Kürtlerin lideri. Bir mekanizma oluşturduk. MİT Öcalan’la görüşüyor. Biz BDP’lilerle görüşüyoruz, onlar da Kandil’le görüşüyor” demişti.

Hem itiraf ediyorlar hem muhalefeti suçluyorlar
AKP kanadı 2005 yılından buyana sürdürdükleri terörle müzakere sürecinin terör örgütünün gücüne güç kattığına dair sık sık itiraf niteliğinde açıklamalarda bulunuyor ve ancak ilginç bir şekilde 7 Haziran’dan bu yana 150’den fazla asker ve polisimizin şehit olmasına neden olan terör saldırılarından muhalefeti sorumlu tutuyor. İşte son dönemde yapılan itiraflardan bir demet:

1- Erdoğan’dan itiraflar:
“Çözüm Süreci’ni bunlar adeta Güneydoğu’da, kısmen Doğu’da kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler. Çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar.” 
“Çözüm süreci içerisinde valilerimiz verdiğimiz talimat doğrultusunda şu andaki gibi operasyonlara girmiyordu. Belki kendilerine çeki düzen verirler diye. Bunun ardında bir hazırlık safhasına girdiler.”

2- Davutoğlu’dan itiraflar:
“Geçen yıl Kasım ayında ‘Niye şehirlerde silah var’ diye sordum. Efendim dediler, ‘şuradan bir araç geçse, bu aracın içinde uyuşturucu ya da silah olsa bir polis onu durdurup da arayamıyor. Savcılıktan izin gerekiyor. Savcılık da ‘delilin var mı’ diyor. Delil arabanın içinde. Delili bulmak için arabayı durdurmak lazım. Ortada bir kısır döndü var.”

3- Bülent Arınç’tan itiraflar:
“Üzerinde silah olan bu PKK’lı teröristler karakolun önünden geçiyorlar, askerlere el sallıyorlardı, asker de onlara hiçbir şey yapmıyordu. Durum biraz böyleydi. Bizi aldatmış kabul edebilirler, biz kendimiz aldanmadık, her şeyden haberimiz vardı. Mesela biz bunları söylem olarak da destekledik.”

4- AKP MKYK Üyesi Ensarioğlu’ndan itiraflar: 
“PKK ülke dışına çıkacaktı, çıkmadı. 100’ün üzerinde saldırıları oldu. Bütün bölgeyi, iş adamlarını haraca bağladı, vergi daireleri kurdu, asayiş birimleri kurdu, kimlik kontrolleri yaptı, mahkemeler kurdu. Çözüm sürecinde bölgede paralel devlet gibi yapılandı. Hükümet ne yaptı? Hükümet defalarca yasa çıkardı, operasyonları durdurdu. Devlet hep idare etmek zorundadır, tolere etmek zorundadır. Devlet toleranslı davrandı.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100