Bu haber kez okundu.

Hepsi doğruymuş!
ABD Savunma bakanlığındaki Yahudi Lawrence Franklin'in ABD'nin İran'a yönelik gizli bilgilerini İsrail'e aktarmasıyla ortaya çıkan skandalın bir ucu da Türkiye'ye dokunuyor. Çünkü Franklin gibi casusluk yapan çevreler Türkiye'ye yakın gibi görünen Yahudiler? ~|~ ABD Savunma Bakanı'nın ofisinde uzman olarak çalışırken gizli bilgileri, Ariel Şaron'a yakın lobi kuruluşları üzerinden İsrail'e aktardığı belirlenen Lawrence Franklin, suçunu itiraf etti. Savcılıkla işbirliği yapan, diğer iki sanık aleyhine ifade verme karşılığında ceza indirimi güvencesi alan Franklin, gizli bilgileri İsrail'e nasıl aktardığını anlattı. ABD'deki en büyük Yahudi kuruluş olan Amerikan?İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) 2 eski yetkilisi Steven Rosen ve Keith Weissman ise suçlarını henüz kabul etmedi.
Franklin, 2002'nin başından 2004'e kadar görüştüğü iki AIPAC yetkilisine ABD savunması ile ilgili bilgiler verdiğini, İsrail Büyükelçiliğinden bir diplomatla Ağustos 2002'den haziran 2004'e kadar yaptığı 9 görüşmede de, alma iznine sahip olmadığı gizli bilgileri bu diplomata verdiğini kabul etti.
Pentagon'daki skandal, soruşturuldukça derinleşti, tartışıldıkça ilginç ilişkiler/bağlar ortaya çıktı. İsrail'in Türkiye'yi de endişelendiren çabalarına ilişkin bir çok şeyi gözler önüne serdi. İsrail'in en yakın müttefikini nasıl kazıkladığı, lobi kuruluşların aslında ne işe yaradığı gibi bir çok gerçeği ortaya koydu. Suçlanan çevreler, kuruluşlar, Türkiye'ye yakın hatta Türkiye ile iş tutan çevreler. Franklin'in ABD'nin İran'a ilişkin gizli dosyalarını İsrail'e aktarmasıyla ortaya çıkan skandal üzerine dikkatler Türkiye'de yakından tanınan bir çok isim ve kuruluş üzerine çevrildi. Douglas Feith gibi isimlerin ofisleri incelemeye alındı. Skandal, ABD'nin İran'la ilgili planlarını İsrail'in nasıl yönlendirdiğini gün yüzüne çıkardı.
Ariel Şaron'un Likud partisiyle yakın ilişkileri bulunan AIPAC, ABD'deki en geniş Yahudi kuruluşu. 1980'lerde Washington Yakındoğu Politikaları Enstitüsü (WINEP) bu kuruluş bünyesinde oluşturuldu. AIPAC, WINEP ve Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü JINSA Irak işgalinin senaryosunu hazırladı. (Bu kuruluşlar Türkiye'de bir çok kişiye ödül verdi) AIPAC, 1988 yılında Bill Clinton'ı Irak'a saldırıya teşvik etti ama başaramadı. WINEP, 1993 yılında Clinton yönetimine İran ve Irak'ın tecrit edilmesini öngören "dual containment" politikasını uygulattı. Türkiye?İsrail ekseninin, küresel savaşın, Ortadoğu haritasının yeniden çizilmesi planının ve 28 Şubat'ın mimarları bu çevreler.
Richard Perle, David Wurmstar ve Doglas Feith gibi isimler, bu kuruluşlarla birlikte, "2000'lere Doğru İsrail için Yeni bir Strateji" başlıklı bir çalışma yaptı. "A Clean Break: A New Strategy for Securing the Realm" başlığı altında 1996'da Benjamin Netanyahu'ya sunulan rapor, Türk?İsrail ekseninin ve 28 Şubat'ın temelini oluşturdu. Raporun birinci maddesi, İsrail'in Ortadoğu'da amaçlarına ulaşması için Türkiye ile yakınlaşmayı şart koşuyor. Türkiye için ABD'de yapılan lobi çalışmaları da bu çevrelere emanet.
Bu eksenden sonra yapılan savunma anlaşmalarıyla Türkiye İsrail'e 3 milyar dolar ödedi. Türk?İsrail ekseninin, Irak işgalinin ve "Yeni Ortadoğu"nun mimarları şimdi ABD'de bile casuslukla suçlanıyor. İsrail'in bölgesel krizlerdeki rolünü gizlemeye çalışanlar bunları bilmiyor mu?
Bu çevrelerin "Türk dostu" olarak pazarlanmalarının sebebi Türkiye'den aldıkları milyonlarca dolar. Yılardır Türkiye adına "lobi" yapıyorlar. Sadece Ermeni soykırım tasarısının kabul edilmemesi amacıyla Türkiye'den hortumladıkları dolarların hesabı yok. Perle ve Feith gibi isimlerden sonra şimdi yeni bir ekip dikkatleri çekiyor. Michael Rubin gibi kara paradan Türkiye'ye giren Arap sermayesine, Türkiye'nin şeriata gitmesinden AK Parti'nin gizli gündemi olduğu iddialarına kadar yığınlarca saçmalığa imza atıyor. Ne için, tabii ki para için. Şantaj yapıyorlar, birilerinden aldıkları dolarların karşılığı birilerini yıpratıyorlar, başarırlarsa piyasaları artıyor ve düşmanlarından bile iş alıyorlar. Ama hepsi aynı çevre, aynı isimler.. hepsi neo?conlara ve İsrail sağına mensup?
En son Washington Times'da yayınlanan yazılar da bu lobi işi. Türkiye için adeta bir iç savaş senaryosu çizilen "Turkey: The Road to Sharia?" başlıklı toplantıya katılan Daniel Pipes ile Michael Rubin gibi şaibeli isimlerin zırvaladıklarını bu ülkede hala dikkate alan var mı?
Türkiye'nin sözcülüğüne soyunan ve başımıza Türkiye uzmanı kesilen bu adamlar, bir yandan iç çatışma tezlerini Türkiye analizi olarak pazarlarken diğer yandan şantaja varan kabus senaryoları ile Türkiye üzerinde baskı kurup istediklerini koparmaya çalışıyorlar. Çalışmalarını Türk?Amerikan ilişkilerine hasretmiş görünen bu kişilerin öncelikle İsrail istihbaratıyla bağlantıları biliniyor. Türkiye için neyi neden söyledikleri bu gerçek üzerinden değerlendirilmeli. Türkiye için söylediklerinin arkasındaki siyasi ve ekonomik çıkar hesapları, Türkiye'nin lobisini yapma adı altında ne kadar paranın peşinde oldukları, fikir babaları ve Türkiye'deki ortakları ortaya konulmalı. Böylece iç bütünlüğünden dış politikasına kadar Türkiye için neyin iyi neyin kötü olduğuna karar veren bu şaibeli kişilerin iç yüzü sergilenmiş olur.
Skandal üzerine Douglas Feith Pentagon'daki görevinden istifa etti. Larry Franklin tutuklandı ve suçunu itiraf etti. İlginçtir Franklin Yahudi değildi. İsrail'in ve Amerika'daki İsrail aşırı sağının bu işler için Yahudi olmayan kişileri kullandığı ortaya çıktı. Dahası var: "İsrail'in ve Yahudi derneklerinin bundan sonra casusluk için özellikle Türk vatandaşlarını ve derneklerinde görevli kişileri kullanacağını söyleyen Amerikalı bir İç güvenlik yetkilisi, soruşturma içindeki bir kişinin bir Türk dışişleri yetkilisi ile sürekli buluştuğunu, tespit ettikleri aynı kişinin şu an Washington'da olmadığını, bir Ortadoğu ülkesindeki Türk Büyükelçiliği'nde çalıştığını iddia etti...
Franklin skandalı, lobi sektörü ve İsrail bağlantıları, Türkiye'nin İsrail ve ABD ile ilişkilerinde sandığımızdan çok daha belirleyici.
İbrahim Karagül / Yeni Şafak
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100