Bu haber kez okundu.

Her hafta 100 panel
Yeni Mesaj gazetesinin organize ettiği “İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” konulu panel serilerinin sayıları tüm Türkiye’de büyük bir hızla artarak devam ediyor. Bu hafta birçok  il ve ilçede gerçekleşen panel serisinin 209. durağı Ankara’nın Mamak ilçesi oldu. 
Programa ilçe halkından yoğun katılım olması dikkat çekti. Programın açılış konuşmasını Yeni Mesaj gazetesi Mamak İlçe temsilciliği adına Abdullah Güngör yaptı. Güngör konuşmasında, Ehl-i Beyt’te buluşmanın önemine değindi ve Prof. Dr. Haydar Baş’ın önderliğinde gerçekleşen bu programlar için Yeni Mesaj gazetesine ve İcmal Gençliğine teşekkür etti. Ardından program konuşmacıları gazeteci yazar İlhan Gültekin ve araştırmacı yazar Abdullah Terzi sunumlarını gerçekleştirmek üzere kürsüye geldi.

Biz karanlığa mum yakan bir ekibiz

Panelin ilk konuşmacısı Sayın İlhan Gültekin, küreselleşen dünya düzeni ekseninde Türkiye ve İslam ülkelerini değerlendirdiği konuşmasında, liberal ekonomi düzeninin Türkiye’yi çevresi içinde yalnızlaştırdığını ve İslam ülkelerine kan ve gözyaşı yaşattığını söyledi. Konuşmacı sunumuna şu sözlerle devam etti: “Ekonomide kurulan küresel oyun, uzun yıllar ‘küresel düzen’ olarak kabul ettirildi. Küresel oyunla, ülkelerin yeraltı-yerüstü zenginlikleri ve insanlarının emekleri sömürüldü. Küreselleşmenin milli devletleri parçalamaya yönelik hedefleri bilinen bir hakikattir. Üniter devlet yapısı, globalizmin yayılmacı politikalarına engeldir. Zira üniter yapısını muhafaza eden devletler, bir bütün olarak varlıklarını devam ettirmeye çalışırlar. Yani, milli devlet yapısı küreselleşmeye karşıdır. Küreselleşme ise, farklı yöntemlerle “böl-parçala-yut” şeklinde devletlerin bölünmesini ve bağımlı küçük devletler oluşmasını ister. Bunun yakın zamandaki örnekleri olan Arap Baharı ile başlayan gelişmeler, milli devletlerin tasfiyesini hızlandırmakta ve parçalanmaya zemin hazırlamaktadır. Bütün bunların neticesinde Türkiye dışındaki tüm Ortadoğu ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı egemendir. Ancak küreselleşen dünyada bir köy haline gelen Türkiye’de bugün hem kendi içinde hem de çevresindeki ülkelere karşı tutumunda küresel devlere davetkâr ve hizmetkâr olmuştur. Unutulmasın ki inancı İslam olan bu topraklarda da kan ve gözyaşı bu gidişatla birlikte yaşanacaktır. Bütün bu yaşananlara ve topraklarımızda yaşanmasını istemediğimiz bu duruma ise ancak bir ve beraber olursak, inancımız üzerindeki oyunları bozarsak dur diyebiliriz. Son söz olarak ise; ben geleceğe umutla bakıyorum ve Ehl-i Beyt çatısı altında bizleri toplayan Prof Dr. Haydar Baş’ın önderliğinde ve Ehl-i Beyt etrafında toplanan siz değerli insanlarımız sayesinde bu karanlıktan kurtulacağız. Çünkü biz yalnızca karanlığa küfreden bir ekip değiliz. O karanlığa mum yakan, çözümü anlatan bir ekibiz.”

‘Onlar kadar suçlusunuz’

Panelin diğer konuşmacısı Dr. Abdullah Terzi ise AKP hükümetinin iktidarı boyunca dinlerarası diyalog çalışmaları ekseninde yaptığı faaliyetleri ve buna karşı Kur’an’ın verdiği cevapları aktardığı bölüm izleyenler tarafından büyük ilgi gördü. Yaptığı sunumda AKP hükümeti ve bugün paralel yapı olarak adlandırılan cemaatin, 12 yıl boyunca BOP’un sosyal ve dini ayağı olan dinlerarası diyalog çalışmalarında nasıl birlikte hareket ettiklerini, yine onların kendi basın ve yazarlarına ait belgelerle ortaya serdi. Özellikle genç nesillerin hangi yollarla zihinlerinin yıkandığını, buna karşı İcmal okullarında, Prof. Dr. Haydar Baş’ın bakış ve görüşleriyle dünyaya bakan gençlerin bu kirli oyunlarına düşmediklerini vurguladı. İktidar partisinin İslam karşıtı faaliyetlerini ve dinlerarası diyalog çalışmalarını anlatırken de şunları söyledi: “Bu insanlar iktidara gelirken dağa taşa İslam yazacağız, uçan kuşa İslam söyleteceğiz diyerek geldiler. Ancak yaptıkları ne Hakk adına, ne de İslam adına kabul edilemez şeyler. Bir zamanlar yol arkadaşı oldukları cemaati bugün paralel yapı olarak lanse ediyorlar ve onları diyalog yapmakla suçluyorlar.
 Ancak bütün bu yanlışlara birlikte adım attınız. Ücretsiz dağıttığınız din dersi kitaplarında çocuklarımıza Hz. Muhammed’in olmadığı bir tevhidi öğrettiniz. Allah’ın kabul etmediği, Peygamberine onlarla lanetleş dediği topluluğa siz kucak açtınız dualarına âmin dediniz. Yaptırdığınız saraylara ise Kutsiyetpenahları (sığınılacak kutsal kişi) diye hitap ederek Hıristiyan dünyanın manevi lideri Papa’yı davet ettiniz ve Papa’nın talebiyle dinlerarası diyaloğa devam edeceğinizi açıkladınız. Kusura bakmayın ama siz de onlar kadar suçlusunuz. Bid’at akım Nakşibendîliği ve Ehl-i Beyt’i anlattığı ikinci bölümünde Sayın Terzi, herkesi Ehl-i Beyt gemisinde toplanmaya ve bu sayede kurtuluşa ermeye davet etti. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100