28 Haziran 2006 Çarşamba 00:00
3771 Okunma
Hizmet okullarında kime hizmet ediliyor?
Said Nursi konulu yazılarımız üzerine bize gönderilen
çoğu küfür dolu mesajlardan birini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir Fethullahçı okur diyor ki;
M.BAYRAKTAR'ın yazısı ~|~

 

 



Boyalı basın, şu günlerde Saidi Nursi'nin mezarının yeri ile meşgul. Bu meşguliyetin sebebi kendi içlerinden birinin piyasaya sürdüğü kitabın reklamını yapmaya yönelik. Saidi Nursi gömülmüşmüş, gömülmemişmiş, tabutu denize atılmışmış, bunların zerre kadar umurunda değil halbuki.
Yakında, boyalı basının önde gelen program yapımcılarından biri, nurcuların büyük miktarda paralarını alarak  Saidi Nursi'nin belgeselini yapmaya başlayacak, haberiniz ola. Saidi Nursi'nin mezarının akıbeti ile ilgili ortalıkta gezen iddiaları daha sonraki yazılarımızda yorumlamak üzere,

Said Nursi konulu inceleme yazılarımız üzerine bize gönderilen çoğu küfür ve hakaret dolu yüzlerce mesaj arasında çok anlamlı bulduğum bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir Fethullahçı okur diyor ki;
"?Bırakın ikide bir Fethullah Hoca'yı eleştirmeyi. Bakın onlar neler yapıyorlar. Türkçe Olimpiyadı düzenleyerek yurtdışındaki açtıkları okulların ne büyük hizmetler ifa ettiğini ortaya koyuyorlar?"

Bahsi geçen Türkçe Olimpiyatlarını hatırladınız sanırım. Hani şu Hocaefendi'nin yutdışındaki okullarında okuyan bazı öğrencilerin Türkiye'ye getirilerek, onlara Türkçe şiir ve şarkılar okutularak yapılan olimpiyatları.
Hükümetin ve birçok siyasi partinin (ANAP, BBP, DYP  dahil yoğun ilgi gösterdiği,TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın hararetli konuşmalar yaparak desteklediği bu olimpiyat komedisinin adı bile İngilizce  bir kelime ile vasıflandırılırken nasıl "Türkçe" olabilir daha baştan anlayamadım.

Bir kısmını takip ettim. Dünyanın değişik bölgelerindeki bu okullarda okuyan ve hepsi "Türkiye'den giden gönüllü devşirmeler sayesinde" çok çok iyi İngilizce öğrenen bu çocuklar ( Rus'u, Arap'ı, Hintlisi, Kırgız'ı .v.s), aylar süren bir çalışmayla öğrendikleri birer Türkçe şiir ve şarkıyı okuyarak "sözümona "gönülleri fethettiler!
Tabi bu çok profesyonel bir taktikti.Türkiye'de bu okullar üzerinde oluşan derin şüphe ve tartışmaları bir nebze olsun hafifletmek gerekiyordu.
Tam da bu süreçte bir İngiliz gibi yetiştirilmiş  yabancı bir öğrenciye , bir Moğol'a, bir Kazak'a "Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur" u söylettin mi, bu olayı büyük bir zafer olarak rahatlıkla takdim eder ve de "Türkçe Olimpiyadı" diye iyi de bir hava atarsın. O salonu dolduran siyasetçilerin ve de Meclis Başkanı'nın yüzlerini "yurt dışı okullarının gerçek yüzü ortaya çıkınca" görmek isterim.

Başlangıçta, Fethullah hareketine sıcak bakan bir işadamının başından geçen ilginç bir olayı Yeni Hayat dergisi'nin 2006 Nisan sayısında yer alan Ergün Poyraz'ın yazısından alıntı yaparak aktarayım sizlere.
Bu işadamının ismini basın yoluyla duyurup, "karşı kesim" tarafından sataşmalara maruz kalmasına sebep olmamak için gizli tutuyorum. Ama  oldukça önemli bir işadamı. Zaten dergiye ulaşabilen isme de ulaşacak. Ama ben ismi vermiyorum. İsmine "Y"  diyorum

"? İşadamı Y, bundan beş on sene evvel Sudan'da iş yapıyordu. Orada Fethullahçı'ların bir mektep açtığını duyunca, gurbette milli tesanut namına  onları tebrik etmeye gitmiş. Kendisini, o an makamında olmayan müdürün odasına oturtmuşlar ve biraz beklemesini, müdürün hemen geleceğini söylemişler?.
İşadamı  "Y" müdür gelene kadar O'nun masası üzerindeki yığınla evrakın en üstünde duran bir kağıt ilgisini çekmiş ve gayri ihtiyari onu okumuş.
Bu kağıt UNESCO'dan geliyor ve Hartum'da açılmış bulunan mektebin masraflarının kendileri tarafından karşılandığını, paranın ne suretle ve hangi bankaya intikal ettiği hususundaki bilgiyi ihtiva ediyormuş.
O, bu yazıyı gayri ihtiyari okuduktan sonra , müdür, odasına gelmiş. Selam kelamdan sonra aralarında şu konuşma geçmiş;

"Siz burada ne yapıyorsunuz? Arapça öğretiyoruz dersen, bunların anadili zaten Arapça! Şeriat öğretiyoruz dersen, bunların zaten resmi nizamları şeriat! Allah için siz burada ne yapmak istiyorsunuz?!
Okul müdürü, Türk işadamının bu çıkışı üzerine şunları söyler:
"Bunların hiç birisi değil. Biz burada Sudan'ın müstakbel idarecileri olacak süper zeki çocukları bulup Amerika'ya göndermek için bulunuyoruz. Orada bir üniversitemiz var. Onları  yetiştirip tekrar buraya göndereceğiz!..
O zaman İşadamı "Y", masa üzerindeki muhtevasına muttali olduğu mektubun bir suretini istemiş müdürden.

Müdür;
"Asla !" diyerek mektubu kaptığı gibi çekmecesine koymuş"?
Bir Türk işadamı, Sudan'da açılan bir "hizmet okulunun!"  kimler tarafından desteklendiğini, bu okulların gerçek misyonunun ne olduğunu tebrik etmek için gittiği bir "yurtdışı okulunda" işte böyle şahit oluyor.
Türkçe Olimpiyatlarının düzenlendiği salona gelen Sudanlı öğrenci ise "Katibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır!" diye şarkılar tutturuyordu.
Ne diyelim "kutlu olsun!"

MUHARREM BAYRAKTAR / mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100