24 Ocak 2007 Çarşamba 00:00
161 Okunma
Hrant üzerinden Türkler'e linç Trabzon'a linç
Hiçbir başka olay, Türk düşmanlarının işine bu kadar yarayamazdı!.. Ülkemizin dışındakiler kadar içimize de çöreklenmiş olan Türk düşmanları da, cinayetin olduğu dakikadan itibaren, anında örgütlenerek saldırıya geçtiler!.. ~|~

Şişli'nin göbeği, cinayet mahalli bir nevi "kurtarılmış bölge" haline getirildi. Burada âdeta yasalar askıya alındı... Zoraki durum yaratıldı. İttifak halindeki Türk düşmanı çeteler, evlerinden topladıkları Ermeni vatandaşları, "anma" bahanesi ile olay mahalline getiriyorlar ve onları kalkan yaparak oyunlarını sergiliyorlar!.. Milletimiz olan biteni, bu çetelere destek veren malum ekranlarda, naklen yayın olarak endişe ile seyrediyorlar. Olay yerindeki eylem kıtaları yoldan geçen otobüsleri, içindeki yolcuları taciz ediyor, vatandaşlarımız olan bitene, meydanın boş bırakılmasına akıl erdirmeye çalışıyor... Tek teselli, milletimizin sağduyulu sabrıdır ve bu sağduyunun devamını diliyoruz...

Kolay değildir Türk milletinin, kendi ülkesinde bu kadar yoğun hakaret altına alınmasına, saldırıya uğramasına tahammül etmek... Hem Avrupa Birliği'nin görevlileri, hem de bunların içerideki uzantıları, Türk kimliğine adlı adınca, ağızlarına ne gelirse söylüyorlar...
Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, "Hrant Dink, Ermeni soykırımının 1 milyon 500 bin birinci kurbanı oldu" insafsızlığında, Alman Die Welt'te Boris bilmemne adlı yazar, "cinayet bütün Türkler'in işidir" ahlâksızlığında kalem oynatabiliyor...
Neden böyle yapıyorlar?..
Neden böyle yazdıklarının ipucu da Başbakan'ın, partililerine yaptığı konuşmada, şu sözlerde vardır...

"Bu tür olaylarda Türkiye'nin fotoğrafı medya üzerinden dünyaya yansıyor..."
Aslında Başbakan bu sözleri, malum medyayı "övme" anlamında kullanıyor!..
Medya üzerinden dünyaya yansıyan Türkiye fotoğrafında, Şişli Osmanbey arasına üstlenen çetelerin, "Katil devlet hesap verecek" benzeri sloganları, Türk milletine kin kusan pankartları görüyor, duyuyoruz...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel prensipleri çerçevesinde endişelenen, endişelerini dile getirip tedbir isteyen her Türk ferdi, en azından "faşist" damgası yiyor, yerden yere vuruluyor!..

Bu tavır resmi ağızlardan destek buluyor!..
Başbakan, bulunduğu makamın bütün vatandaşlara eşit mesafe, eşit sahiplenme temel prensibini, ne idüğü belirsiz bir saldırıyı söz konusu ederek bir kenara bırakıyor... Politikalarına karşı çıkanları, bu cinayet cephesine âdeta ortak ediyor!..
Başbakan, "Bir süredir Türkiye'yi içe kapamaya yönelik çabalar, gayretler olduğunu görüyoruz. Ben, Türkiye'nin değerli enerjisine, birliğine, bütünlüğüne karşı işlenecek daha büyük bir fenalık düşünemiyorum. Bu nedenle açık ifade ediyorum. Bu tür çabalar içinde olanlar, belki her şey olabilirler ama asla kendilerine vatansever diyemezler" şeklinde konuşuyor. Cinayeti işleyenlere, "vatansever denilemez" demesine eyvallah ama...
Araya, "Bir süredir Türkiye'yi içe kapamaya yönelik çabalar..." sözlerini sıkıştırıp, "Bu çabaları gösteren kendisine vatansever diyemez" demesi ilginçtir. Gene altını çizelim, cinayet bir kenara da, "Türkiye'nin önünü kapama çabaları" diye, AB'den gelen dayatmalara karşı çıkılmasını gösterdiğini biliyoruz.
Şimdi burada bir bakalım.
Türkiye'nin "dışa açılımı" çerçevesinde değerlendirilen, Avrupa Birliği entegresi çerçevesinde gelişen PKK ile ilgili şu habere bakalım...
"DTP Mersin İl Başkanlığı'nca düzenlenen mitingde, PKK afişleri açıldı. Katılımcılar sık sık 'Yaşasın Başkan Apo', 'Dişe diş kana kan seninleyiz Öcalan' sloganları attı. Bu arada, DTP Çorlu İlçe Kongresi'nde, çatışmada öldürülen PKK'lılar için saygı duruşu yapılırken, İstiklâl Marşı okunmadı..."
Ne yapacaksınız?..
Sindire sindire, ses çıkarmadan seyredeceksiniz... Eğer ki karşı çıkarsanız, Türkiye'nin dışa açılımına karşısınız ve asla size vatansever denilemez... KKTC'deki teslimiyete aldırmayacaksın, Diaspora soykırımı diye dayatıyor boynunu bükeceksin, bütün tersanelerine girilecek, bütün orduların dağıtılacak, aldırmayacaksın... Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emellerine tevhid edebilirler, dışa açılım gereği...
Vazifeye atılmak için muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda da değildir!..
Bırakacaksın bu işleri, yeni vatanseverlik, sömürgecilere kayıtsız şartsız teslim olup yolunu bulmaktır!..
Cinayet olayı bahanesi ile ihanet şebekelerinin Trabzon üzerine bayrak açıp yürüdüklerini görüyoruz!.. Sebep basittir... Bölücü çeteler Trabzon'a dayanıp dayanıp geri püskürtülüyor... Şimdi, direnişi kırmak için bahane bulduklarına inanıyorlar... Pontus, PKK, New Asala ittifakı saldırıyor...

Behiç Kılıç
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121