06 Mart 2006 Pazartesi 00:00
507 Okunma
Hükümet BOP'un emrinde

Dışişleri Bakanı Gül, Büyük Ortadoğu Projesi başlığı altında yürütülen girişimlerin, bölge ülkelerine siyasi veya askeri bir müdahale öngörmediğini iddia etti. ABD'nin 22 İslam ülkesinin sınırlarını değiştirme ve İslam dünyasını topyekun işgal projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), AKP hükümeti tarafından hararetle savunuluyor...
~|~






Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelttiği Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile ilgili soru önergesini cevaplarken, enteresan bilgiler verdi. Gül, Türkiye'nin, Ortadoğu'da barış ve huzurun hakim kılınması, bu amaçla demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve iyi yönetişim ilkelerinin güçlendirilmesi ve serbest piyasa ekonomisinin işletilmesi unsurlarını içeren bir dönüşümün bölge için gereksinim oluşturduğunu, hep dile getirdiğini kaydetti.

"Tahran'da BOP'u savundum"
BOP'un gündeme getirilmesinden önce, 2003'te Tahran'da düzenlenen İslam Konferansı Dışişleri Bakanları toplantısında bu konuya değindiğini ifade eden Gül, önemli bir itirafta bulunarak, Ortadoğu ülkelerindeki reform girişimlerinin, BOP'un gündeme gelmesinden önce iç dinamiklerle başladığını bildirdi.

"Bu girişimlerin olumlu sonuçlar vererek, daha demokratik, hür, açık, barışçı, istikrarlı, iyi yönetilen ve ekonomik bakımdan daha müreffeh bir Ortadoğu'ya doğru yol alınması, Türkiye'nin sadece temennisi değil, bölgeye yönelik dış politika yaklaşımlarımızın da temel hedefidir" diyen Gül, şunları kaydetti: "Bu itibarla Türkiye, geniş Ortadoğu olarak bilinen girişimler olsun veya olmasın, bölge ülkeleri ve halklarının gerçekleştirdiği reformlardan herhalükarda memnuniyet duymaktadır.  Bu anlayış doğrultusunda, bölge ülkelerinin kalkınma ve demokratikleşme ihtiyaçlarına destek olabilecek her türlü yerel ve uluslararası çabaya destek olmak, Türkiye'nin dış politika önceliklerinden birini teşkil etmektedir. Kaldı ki Türkiye'nin bölgedeki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel, eğitimsel gelişme alanındaki çabalara yapabileceği özgün katkılar da bulunmaktadır.

Türkiye bu anlamda, arzu eden ülkelere ilham ve destek veren, cesaretlendiren ve kendi tecrübesini paylaşan bir ortak olarak hareket etmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin bu süreçteki katkısı, kendisini bir model olarak takdim etmek değil, edindiği reform, demokratikleşme ve ekonomik kalkınma deneyimlerini isteyen ülkelerle paylaşmak şeklinde tezahür etmektedir. Türkiye, bu katkılarını ikili planda olduğu kadar, G?8, OECD, İKÖ, NATO ve AB gibi kurumlar bünyesinde yürütülen faaliyetler çerçevesinde de ortaya koymaktadır."

BOP'a açık destek
Gerçeklere aykırı bir şekilde "BOP Projesi başlığı altında yürütülen girişimlerin, bölge ülkelerine siyasi veya askeri açıdan bir müdahale öngörmesi söz konusu değildir" diyen Gül, bu girişimlerde dikkate alınması gereken ilkeleri ise şöyle sıraladı:
* Değişim ve reform çabaları öncelikle bölgenin kendi iç dinamiklerinden beslenmelidir.
* Bölgeye yönelik tek bir reform şablonu oluşturulamayacağı gibi, her ülkenin kendi özelliklerini ve hassasiyetlerini dikkate almayan bir yaklaşım da başarılı olamayacaktır.
* Zorlamadan kaçınılması, 'olmazsa olmaz' bir şarttır. Demokratikleşme bir süreçtir ve farklı ülkelerde, farklı hızlarda ilerlemesi beklenmelidir.
* Bölge ülkeleri projenin ortak sahibi olmalıdır.
* Gönüllülük esas olmalı, dışlayıcı değil, isteyen her ülkenin katılmasına imkan veren bir yaklaşım benimsenmelidir.
* Ayrıca, reform çabalarının başarılı olabilmesi isteniyorsa, başta Filistin?İsrail ihtilafı olmak üzere bölgesel sorunların göz ardı edilmesi mümkün değildir.
* Bu bağlamda, Ortadoğu'da barış ve huzurun hakim kılınması ve bu amaçla kapsamlı siyasi, ekonomik ve sosyal reformlar gerçekleştirilmesini teşvik eden BOP girişimlerinin genel amaç ve hedefleri, bu coğrafyadaki ülkelerle çok yönlü bağları ve komşuluk ilişkileri bulunan Türkiye'nin bölgeye yönelik vizyonuyla uyuşmaktadır.

BOP'un gerçek anlamı
ABD, Irak işgalinden yaklaşık 11 ay sonra Büyükortadoğu Projesi'ni gündeme getirdi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Büyük İsrail Projesi" olarak adlandırdığı tezgahın özünde, Ortadoğu ülkelerinin sınırlarının değiştirilmesi yeralıyor. Bu çerçevede ABD, 'nükleer silah' geliştirdiği bahanesiyle öncelikle olarak İran'a müdahale etmeyi planlıyor.

Uzmanlar, BOP kapsamında sınırları değiştirilecek ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini de önemle belirtiyorlar. Nitekim bölücü terör örgütünün yabancı istihbarat teşkilatlarıyla birlikte tezgahladığı Şemdinli olayları bu çerçevede değerlendiriliyor.  BOP kapsamında bölgede Hıristiyanlığın yaygınlaştırılması, İslam dininin ve kültürünün dejenere edilmesi de yeralıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100