Bu haber kez okundu.

Hükümetin fakire hiç faydası yok

YENİ MESAJ - ANALİZ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) rakamlarına göre, Türkiye’de 75 milyon halkın en fakir yüzde 10’luk kesiminin yani 7.5 milyon vatandaşımızın “milli gelir”den aldığı pay 2003 yılının gerisinde bulunuyor. Bu fakir mi fakir 7.5 milyon vatan evladı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) iktidara geldiği 2003 yılında milli gelirden yüzde 2.3 pay alıyordu. Hükümet yıllar boyunca bunu yüzde 3.0 ve daha yukarılara çıkaracak yerde 2011’de yüzde 2.2’ye indirdi. Bu oranın 2006’da yüzde 1.8’e, 2009’da da yüzde 2.1’e indiğini de hatırlatalım.

Zengin cephesi

Milli gelirin kaymağını yiyen zengin kesimi ele aldığımızda, en tepedeki yüzde 10’luk kesimin milli gelirden aldığı pay 2003’te yüzde 33.2 idi. Bu oran 2004’te yüzde 30.9’a, 2005’te yüzde 28.7’ye gerilerken, kriz yılı 2009’da yüzde 32.2’ye çıktı. 2011’de ise yüzde 31.3’e geriledi. 2010’da zengin ile fakir arasında 13.9 kat varken, bu oran 2011’de 14.4’e yükseldi. Dolayısıyla fakir ile zengin arasındaki makas açılmak yerine genişledi!

Geçen yıl Türkiye’nin milli geliri 1 trilyon 294 milyar TL idi. Bu rakamdan yola çıkarak en fakir yüzde 10’luk kesime milli gelirden düşen pay, 28 milyar 468 milyon dolara denk geliyor. Bu rakamı 7.5 milyon böldüğümüz zaman dar gelirli vatandaşlarımızın her birine yılda 3795 TL düşüyor. En zengin yüzde 10’luk kesimi ele aldığımızda bu rakam kişi başına yılda 53 bin 992 TL’ye yükseliyor. Ancak Türkiye’de milli gelirin önemli bir bölümünü yabancı şirketler oluşturuyor. Dolayısıyla fakir olsun - zengin olsun kişi başına düşen reel gelirler yukarıda verdiğimiz rakamlardan oldukça düşüktür. Kısaca kişi başına düşen milli gelirle vatandaşın cebine giren net gelir (para) arasında dağlar kadar fark bulunmaktadır. Neticede ekonomide çizilen pembe tabloya rağmen, ülkemizde yoksul sayısı azalmıyor, bilakis artıyor, çarpık gelir dağılımı da düzelmiyor.

Seçmenler fakirliklerini umursamıyor

Dünyada demokrasinin egemen olduğu ülkelerde ‘ekonomik durum, vatandaşların gelir düzeyi, işsizlik” gibi konular seçimlerde başköşeye konulan konulardır. Türkiye’de ise bunlarda ziyade “sağ – sol tartışması, başörtüsü yasağı, dini özgürlükler, sıradan polemikler” öne çıkmaktadır.
Devleti verilerinin ortaya koyduğu gibi halkın ekonomik durumu düzelmemesine rağmen, AKP Hükümet 2002 yılındaki seçimlerin ardından 2007 ve 2011 seçimlerinde oylarını arttırarak iş başında kalmayı başardı.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.