Bu haber kez okundu.

Hükümet'ten başörtüsü yasağına çifte zırh

Hükümet AİHM'nin başörtüsü kararından sonra çelişkili politikalar takip ediyor. Bir taraftan bu kararı eleştirirken, diger taraftan AİHM kararını tartışılamaz hale getiriyor

Halkın yasakları kaldırmak ve özgürlük alanlarını genişletmek için Anayasayı değiştirecek çoğunlukla işbaşına getirdiği Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığındaki 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, tarihe 'başörtüsü yasağına çifte zırh' geçiren hükümet olarak geçti.
Yasakçı hükümet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin Türkiye lehine sonuçlandırdığı Leyla Şahin'in türban davasında verdiği karara dayanak olan ana savunma, kayıtlara Abdullah Gül'ün başkanlığında kurulan 58. hükümetin savunması olarak geçti. İstanbul Tıp Fakültesi'ne türban taktığı gerekçesiyle alınmayan Şahin'in Türkiye aleyhine açtığı davada ilk duruşma 19 Kasım 2002'de Strasbourg'da yapıldı. Burada Türkiye'nin yaptığı ~|~savunma, Bülent Ecevit'in başkanlığındaki 57. hükümet tarafından hazırlandı. Ancak AKP'nin iktidara geldiği 3 Kasım seçimlerinden sonra gönderilen savunma, kayıtlara 18 Kasım 2002'de Abdullah Gül hükümetinin savunması olarak geçti.
Başörtüsü kısıtlanması yasalmış!
Türkiye, ana savunmasında "başörtüsünün bir özgürlük sorunu olmadığını, politikacılar tarafından şeriat amaçlı kullanılan bir olgu olduğunu, laik eğitim ilkesine de ters düştüğünü" iddia edildi. Türkiye, Abdullah Gül hükümeti döneminde verdiği ek savunmada da, başörtüsü kısıtlamasının yasal olduğunu vurguladı. AİHM'ye, Strasbourg'daki daimi temsilcilik aracılığıyla gönderilen bu ek savunma AKP içinde yoğun tartışmalara neden olunca Başbakan Tayyip Erdoğan, 59. hükümette Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül'ü uyardı. Krizin ardından ek savunma Aralık 2003'te geri çekildi. AİHM yargıcı Rıza Türmen, ek savunmanın geri çekilmesinin davayı etkilemeyeceğini, ana savunmanın dosyada olduğunu hatırlatmıştı.

Dolayısıyla AKP Hükümeti ana savunmayı geri çekmeyince, Ecevit'in savunması Türkiye'nin savunması olarak dikkate alındı. Bir bakıma AKP Hükümeti, 'başörtüsü düşmanlığının tüm unsurlarını ihtiva eden' Ecevit'in savunmasını desteklemiş oldu.

AKP'den ikinci zırh

Öte taraftan AKP Hükümeti, geçtiğimiz ay Anayasa'nın 90. maddesini değiştirerek, AİHM kararlarının Türkiye'deki kanunlardan üstün olduğunu teyit altına aldı. Bu düzenleme ile AİHM'nin son başörtüsü kararı "iç hukuk açısından" bağlayıcı bir hale dönüştü. Böylece başörtüsü yasağına iki düğüm de AKP iktidarı atmış oldu.

Gül'den timsah gözyaşları

Öte yandan, başörtüsü yasağının kalkması konusunda AİHM'de girişimlerde bulunmayan aksine yasağın yerleşmesi için atalet içinde kalan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, önceki gün AİHM'nin başörtüsü kararına ilişkin bir soru üzerine, bu konuda bir yorumda bulunmak istemediğini söyledi ve kızların başörtülü oldukları gerekçesiyle üniversiteye alınmamalarını ''bir yanlışlık" olarak niteledi. "Böyle bir yanlış eninde sonunda düzeltilecek" ifadesini kullanan Gül, "Mahkeme kararıyla ilgili bir şey söylemek istemiyorum,ama Türkiye'yi yöneten partinin önde gelen bir üyesi olarak söylüyorum, Türkiye kendi dinamikleriyle bu 'ayıplardan' eninde sonunda kurtulacaktır" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100