06 Mart 2006 Pazartesi 00:00
772 Okunma
Hz. Peygamber'in emri...
Sakalın rengi, terlik ve pantolan gibi konularda Ehl?i Kitab'a muhalefeti emreden bir din, nasıl olur da Ehl?i Kitab'la "amentüde ittifakı" emreder?      M.KARABACAK'ın yazısı... ~|~




EHL-İ KİTAB'A MUHALEFET MÜMİN OLMANIN GEREĞİDİR

Asr?ı Saadet'ten günümüze yansıyan ve dinlerarası diyalog çalışmalarına karşı Müslüman'ın duruşunu özetle belirleyen cümle işte bu cümledir. "...Ehl?i Kitab'a muhalefet ediniz."
Hz. Peygamberin (as) şahsında bu "muhalefet" öyle bir noktaya varmıştı ki, ehl?i kitap şunu demek zorunda kamıştı: "Muhammed bize muhalefet etmedik bir şey bırakmadı."

Şartlara uydurulmuş misyonerlik
Buna rağmen halâ "Asr?ı Saadat'ten günümüze diyalog" gibi bir başlığı kullananların neyi anlatmaya çalıştıklarını anlayan varsa beri gelsin.
Kaldı ki, bu efsunlu "diyalog" kavram olarak uygulanmaktadır.
Bu kavramın ne manaya geldiğini de onu icat eden bilebilir.
Papalığın icadı olan Diyalogun; benim de kitabıma isim yaptığım "şartlara uydurulmuş misyonerliktir."
"Papa VI. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan"
diyalog işte budur.
Ne mutlu parçası(!) olanlara.
Hz. Peygamberin (as) ashabına muhalefeti emrettiği konular ilk bakışta sıradan konulardır.
Yani itikadî bir görüntüsü olmayan ama, göründüğünde Ehl?i Kitab'ın inancını hatırlatan ayrıntılardır.
Topyekun Hıristiyanlık inancı da zaten sembollerden ibaret değilmidir.
Sayıdır,
Giyimdir,
Kuşanmadır,
Kolyedir,
Rozettir...
Dün nasıl idiyse bugün de aynen öyledir.

Hz.Peygamber neleri emretmiş...
Bakın asr?ı saadette Hz. Peygamber hangi konularda bile ehl?i kitaba muhalefeti emretmiştir.
Okuduktan sonra da bugün birilerinin ehl?i kitapla imanî konularda nasıl birlik olmaktan dem vurduğunu varın siz düşünün.
Ebu Umame el Bâhlî (ra)'den: "Resulüllah (as) sakalları beyaz bir grup ashapla karşılaştı ve şöyle buyurdu: "Ey Ensar topluluğu (sakallarınızı kına ile) kırmızı ve sarı renge dönüştürerek Ehl?i Kitab'a muhalefet ediniz."

Maddî hiçbir menfaat kaygısı içinde olmadan düşünün
Dedik ki: "Ey Allah'ın resulü Ehl?i kitab pantolon (don) giyiyor ve izar/peştemal kullanmıyor." Resulüllah (as): "Pantolonu (donu) izarla/peştemalla giyip Ehl?i Kitab'a muhalefet ediniz" buyurdu. Dedik ki: "Ey Allah'ın resulü! Ehl?i Kitab terlik giyiyor ayakkabı giymiyor." Resulüllah (as): "Siz hem terlik hem de ayakkabı giyerek Ehl?i Kitab'a muhalefet ediniz" buyurdu. Dedik ki: "Ey Allah'ın resulü! Ehl?i Kitab, sakallarını kırpıp bıyıklarını uzatıyor." Resulüllah (as): "Siz de sakallarınızı uzatıp bıyıklarınızı kısaltmak süretiyle Ehl?i Kitab'a muhalefet ediniz" buyurdu" (Ahmet b. Hanbel, c.5, 264).
Bunun gibi başka hadis?i şerifler de var "Ehl,i Kitab'a muhalefeti" emreden. 
Şimdi bir düşünün, ama Allah için düşünün.
Maddî hiçbir menfaat kaygısı içinde olmadan düşünün.
Yukarıda verdiğim hadis?i şerifte, Asr?ı Saadet'in mimarı "RAHMET VE ŞEFAAT" peygamberi Hz. Muhammed (as) ashabını hangi konularda Ehl?i Kitab'a muhalefet etmeyi emrediyor:

1?Sakalın rengi.
2?Pantolonu/donu peştemalsiz giymek.
3?Terlik ve ayakkabı.
4?Sakal ve bıyık.

Peki bunlar din midir?
Ya da dinin esaslarından mıdır?
Değildir.
Peki bu konularda Ehl?i Kitab'a muhalefeti emreden bir din, nasıl olur da Ehl?i Kitab'la "amentüde ittifakı" emreder?
Anlamak mümkün değil.
Ve yine Ehl?i Kitab'a bu derece muhalefeti emreden bir dinin kitabında geçen ayetler nasıl olur da bugün için geçerli olmaz?

Açın bakın Kur'an'a
Malum mektupta; "Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik" şeklinde ifade edildiği gibi dinlerarası diyalog Hz. Peygamber döneminin bir tasarımı olmayıp, Papa 6. Paul tarafından başlatılan ve çerçevesi "şartlara uydurulmuş misyonerlik" şeklinde çizilen bir kilise tasarımıdır. "Bu misyonun bir parçası olduğunu" büyük bir tevazu örneği sergileyerek üstlenenlerin bu süreci "asr?ı saadetten" başlatma gayretleri(!) asla ilmî değildir.
Çünkü İslam özellikle muharref Hıristiyanlığın tahrifatlarını temyiz, tahribatlarını tamir için gönderilen ilahî dindir.
Açın bakın Kur'an'a.
İçinde lânet kelimesinin geçtiği ayetlerin neredeyse tamamı, genel manada Ehl?i Kitab hakkındadır. Özel manada ise, Allah'ın kelamını tahrif eden İsevîlerin iddialarına Allah'ın verdiği red cevabını içerir.

Misal mi?;
1?Mubahele/lanetleşme ayeti; Al?i İmran 61. ayet. Hıristiyanların Hz. İsa hakkındaki iddialarına Allah'ın reddediş şekli.
2?Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği iddiasını reddeden Nisa Sûresi 157. ayet. (Bu ayette Yahudiler kastedilmiş olsa da, çarmıha gerilmiş İsa (as) Hıristiyanlığın iman esasını oluşturur. Yani İsa çarmıha gerilmedi dendiği an Hıristiyanlık diye bir din ortada kalmaz.)
3?Ahzap Sûresi 57. ayet: "Allah ve resulünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır." İslam alimleri bu kişilerin; "Üzeyir Allah'ın oğludur, Allah'ın eli bağlıdır, Allah fakir biz zenginiz" diyen Yahudiler; "Mesih Allah'ın oğludur, O üçün üçüncüsüdür" diyen Hıristiyanlar ve "Melekler Allah'ın kızlarıdır, putlar onun ortaklarıdır" diyen müşrikler olduğunu söylemişlerdir.
Bütün bu ilahî hakikatlere rağmen işi hala "asr?ı saadet" ile izaha kalkışmak son derece yanlış ve bir o kadar da tehlikeli bir gayret olsa gerektir.
Manası çarpıtılarak diyalog için delil gösterilen Al?i İmran Sûresi 64. ayette bu manaya gelecek bir cümle yoktur.

Hz. Muhammed (sav) Diyaloğa değil, İslam'a davet etmiştir
Vahyin ilk muhatabı Hz. Muhammed (as) bu ayeti Hıristiyanlarla diyalog için değil, tam aksine dönemin en süper Hıristiyan devleti (günümüzün ABD'si) Roma'nın kralını İslam'a davet etmek için göndermiştir.
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla!
Allah'ın kulu ve peygamberi Muhammet (as)'den Rumların büyüğü Herakl'e
Hidayete uyup doğru yola gidene selam olsun. Sizi İslam'a davet ediyorum. Müslüman olunuz, selamet bulursunuz. Allah ecrinizi iki kat verir. Bundan yüz çevirirseniz dalalette kalan bütün halkın vebali size yüklenir. "Ey Ehl?i kitap! Geliniz, sizinle aramızda ölçü olan kelime üzerinde birleşelim ki, Allah'tan gayrisine kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birbirimizi Allah'tan gayri Rab edinmeyelim. Şayet bundan yüz çevirecek olurlarsa de ki, Hepiniz şahit olun, biz işte Müslümanız" (Al?i İmran, 3/64)."
Hz. Peygamberin (as) İslam'a davet mektubunda geçen cümlelerden hangisini diyalog sempozyumlarında "İslam'ı temsilen" bulunanlar Ehl?i Kitab'a söyledi?
Hiç şahit oldunuz mu?

Hiç Papazları İslam'a davet etmeyi denediklerini gördünüz mü?
Ön saflarda oturttukları papazlara, hahamlara ve diğerlerine; "Ey papazlar, hahamlar ve diğerleri, hidayete uyup doğru yola gidene selam olsun. Sizi İslam'a davet ediyoruz. Müslüman olunuz, selamet bulursunuz. Allah ecrinizi iki kat verir. Bundan yüz çevirirseniz dalalette kalan AB üyesi ülkelerin tüm halklarının vebali size yüklenir" dediklerine şahit oldunuz mu?
Herakl ve tebası ile bugünün Hıristiyanlarının inançları, din esasları farklı farklı mıydı? Aynı şeylere inanmıyorlar mıydı?
Yanlışı yapan kim?
Diyalogcular mı?
?Haşa? Hz. Muhammed (as) mı?
Son bir not, Habeş kralı Necaşi Müslüman olmuş ve müminlerin kardeşi olarak ölmüştür.
Hz. Peygamberin (as) hakkında; "kardeşinizin namazını kılın" emri de bundandır.

MÜSLİM KARABACAK / muslimkarabacak@gmail.com

(Yazarın diğer yazıları için TIKLAYINIZ... )

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100