Bu haber kez okundu.

İftara 5 dakika kala sigara tüttüren Büyükelçimiz
Yavuz Bülent Bakiler, önceki gün Tercüman'da yayınlanan yazısında ANAP'tan milletvekili olarak Meclis'e girmiş, üstelik devlet bakanlığı da yapmış bir büyükelçinin iftar sofrasında henüz akşam ezanı okunmadan nasıl sigara tüttürdüğünü aktarıyor. Enteresan olan bu büyükelçi AKP tarafından da el üstünde tutuluyor ~|~ Almanya'da, dört milyona yakın vatandaşımız yaşıyor. Elimizde kesin rakamlar olmamakla birlikte, bu nüfusun bir milyonu, okul çağındaki çocuklardan ibaret. Türk çocuklarının sadece yüzde 12'si liseye gidebiliyor. Liseli öğrencilerimizin ise yüzde 7'si mezun olabiliyor. Çocuklarımızın yüzde 40'ı diploma sahibi değil. Alman üniversitelerinde okuyan Türk çocukları, parmakla gösterilecek kadar az. Ayan beyan görülüyor ki, ortada çok ciddi sıkıntılar var. Bu sıkıntılar, Türkçe'yi ve Almanca'yı yeteri kadar bilmemekten kaynaklanıyor. Peki, dil konusuyla Almanya Büyükelçiliğimiz yeteri kadar ilgileniyor mu?
Hayır ilgilenmiyor! Bu bakımdan, öncelikle devletimizin üstlenmesi gereken bu çok önemli işe, sivil toplum kuruluşlarımız el atıyorlar.

Büyükelçi niçin gelmemişti?


Geçen hafta Almanya'daydım. Frankfurt'ta yapılan 1. Türk Dili Kongresi'ne davetliydim. Bu çok önemli kongreyi Avrupa Türk Birliği Derneği ile Türk Alman Sağlık Vakfı ortaklaşa düzenlemişlerdi. Kongre, Avrupa Türk Birliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bilgin'in açış konuşmasıyla başladı. Salonda Hessen Eyaleti Başbakanı, Eyalet Meclisi Yeşiller Partisi Grup Başkanı, Belediye Meclisi üyeleri, çeşitli Alman vakıflarının genel müdürleri, Alman asıllı profesörler vardı ama alışıldığı gibi, Türkiye'nin Almanya Büyükelçisi yoktu. Bu 1. Türk Dili Kongresi'ne, Türkiye'den Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın gelmişti. Prof. Dr. Fahri Temizyürek, Prof. Dr. Abdurrahman Güzel gelmişlerdi. Bulgaristan'dan, Yunanistan'dan, Belçika'dan, İsveç'ten, Norveç'ten Fransa'dan, Finlandiya'dan ve Almanya'nın diğer eyaletlerinden, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler gelmişlerdi ama Türk Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik, mübarek koltuklarından kıpırdamamışlardı. Yalnız, Frankfurt Konsolosumuz Salih Boğaç Güldere, çok kısa, çok kuru, çok sıradan beş dakikalık bir beyanda bulunmuş, sonra yangından kaçar gibi çıkıp gitmişti. Gerekçesi neydi?
Halbuki konsolosun, yapılan konuşmaları, şikayetleri, teklifleri başından sonuna kadar dikkatle dinlemesi gerekirdi. Konsolos Bey, bu çok önemli kongrede bulunmayı, Büyükelçimiz Mehmet Ali İrtemçelik gibi acaba laiklik ilkemize veya Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı mı görmüşlerdi, anlayamadım.
Toplantıda Eğitim Ataşemiz Osman Çetinkaya da yoktu. Siz, istediğiniz kadar, "Eğitim dille yapılır. Dil, insanların ve milletlerin hayatında bir şah damarı gibidir. Dil varlık sebebimizdir. Bugün, milletimizin içinde bulunduğu en büyük sıkıntıların başında Türkçe'mizin zenginliklerinden kopması geliyor" deyiniz. Devletlu, haşmetlu, izzetlu, fehametlu...

Sigara tüttüren Büyükelçi

Büyükelçilerimizin ve konsolosumuzun bulunmadığı bir yerde bulunmayı Eğitim Ataşemiz tenezzül buyururlar mı? Kongreye katılan sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri bana aynen şunları söylediler:
Bu elçilik mensupları, ayda dörtbin, beşbin, yedibin Euro maaş alırlar. Fakat bizim hiçbir işimizle ciddi ölçüler içinde uğraşmazlar. Bu adamlar aldıkları paraları, nasıl bir vicdan huzuruyla yiyebiliyorlar acaba? Geçen yıl, Büyükelçimiz Mehmet Ali İrtemçelik'i bir iftar yemeğine davet ettik.
Alman misafirlerimiz de vardı. İrtemçelik geldi iftar saatine 5 ? 10 dakika kala, gözümüzün içine baka baka sigara içmeye başladı. Bir büyükelçi, kendi milletinin kültür değerlerine karşı bu kadar büyük bir dikkatsizlik, saygısızlık içinde burun kıvırabilir mi? Madem oruç tutmayı gericilik sayıyorsun, gelme be adam! Geliyorsan o sofraya oturanlara karşı daha dikkatli davran! Bizim halimiz işte böyle!
Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch dedi ki:
Buradaki Türk çocukları, hülyalarını Almanca kurmalı, rüyalarını Almanca görmelidirler!
Kendi ana dillerini, yani Türkçemizi çok iyi bilmeyen Türk çocukları, Almanca'yı nasıl mükemmel konuşabilirler?
Ama ne yapalım ki öyle Büyükelçimizin, böyle Başkonsolosu, böyle Eğitim Müşaviri oluyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100