Bu haber kez okundu.

İHL'liler: Cumhuriyet'in paryaları
Maurice Larkin, Fransız tarihi uzmanıdır. Bir kitabında, 1890'lardaki Fransız laikliğinin Katoliklere uyguladığı politikayı anlatırken şunu söyler:
? Fransa'da Katolikler laik Cumhuriyet'in paryalarıdır!
Pazar ayinlerine giden öğretmenler, subaylar işten atılıyordu mesela! Adliye cihazı da ona göre oluşturulduğu için, Katoliklerin aleyhine "taraflı" kararlar veriliyordu... Gerçekten tablo "eşit vatandaş" tablosu değil, "parya" tablosu idi. (M. Larkin, Religion, Politics and Preferment in France Since 1890)
İngiliz Larkin, bu tabloyu çok yadırgayarak, eleştirerek anlatır.
Protestan?Liberal İngiltere, devletin topluma müdahalesini azaltarak, özgürlükleri genişleterek modernleşmiştir. Katolik Fransa ise modernleşme amacıyla "toplumu hizaya getiren devlet" modelinin ülkesidir, çok sorunlu bir modernleşme süreci yaşamıştır.
TÜRKİYE maalesef tek Fransız modelinden etkilendi. Modernleşmenin Anglosakson, Amerikan, Alman, Japon tecrübelerinden de yararlanmak pek aklımıza gelmedi, o yüzden devletin modernleşme ufku gereken genişliğe ulaşamadı.
Fransa gibi bizde de modernleşme sürecinde "ekonomik zihniyet" ikinci planda kaldı, rejim ve ideoloji ön plana geçti.
İşte hâlâ devletçilik?özelleştirme kavgası yapıyoruz! Hâlâ insanların kıyafeti üretkenliklerinden, haklarından önemli!
İkinci sınıf vatandaşlar
"İrtica" korkusu Fransız tarihinde olduğu gibi bugünkü Türkiye'de de "parya"lar, "ikinci sınıf vatandaşlar" yaratıyor. Bizde de, Larkin'in deyişiyle, "yargı bile devlet tarafından politize edilmiştir.", liberal gelenekteki "yargının tarafsızlığı" gelişmemiştir.
"Parya" statüsünü pekiştiren birçok "karar" hatta "yargı kararı" vardır bizde de...
YÖK, son kararı ile bir örnek daha verdi. ÖSYM'nin hazırladığı raporda, klasik liseler için uygulanan 0.8 katsayısı korunuyor, meslek liseleri için uygulanan 0.3 katsayısı ise 0.45'e çıkarılarak çok sınırlı bir iyileşme öneriliyordu.
YÖK'te esen hava, bunun kabul edileceği yönündeydi.
Ama "irtica" yaygarası ve "imam hatip" korkutması devreye sokulunca fikirler değişti! Öneri 7'ye karşı 10 oyla reddedildi!
"Paryalar" üniversiteye girmemeliydi!
Peki... Türkiye'de sosyal değişme ne yöndedir, bu değişim inançları nasıl etkiliyor, türban neden geleneksel başörtülerinden farklıdır, türbanlılar nasıl düşünür, zaman içinde düşünceleri hangi etkenlerle değişir veya değişmez? Sosyal değişme irticayı mı, sekülerleşmeyi mi getiriyor?
YÖK'te ve MGK'da bu yönde bilimsel araştırmalar yoktur!
"Paryalar" hakkındaki devlet kararlarında bir tek sosyolojik araştırmaya atıf yapıldığını gördünüz mü?!
Hayır, "irtica ve laiklik" tartışmalarında "en hakiki mürşit ilim" değildir, resmi önyargılardır!
Bakalım ne zaman bu sorun çözülecek?
Ama "millet" de artık uysal köylü değil; okuyor, dünyayı görüyor, ekmeğini "piyasa"dan çıkarıyor ve haklarının bilincine varıyor, onları talep ediyor.
Biliyor musunuz, Cumhuriyet'in hiçbir döneminde görmediğimiz türbanı da, cemevlerini de ortaya çıkaran, Cumhuriyet'in hiçbir döneminde görmediğimiz kadar sekülerleşmeyi de geliştiren işte bu modernleşme sürecidir! "Çoğulcu demokrasi"yi her zamandan fazla konuşmamızın sebebi de budur.
Bir gün devlet bile anlayacak bunu...
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100