02 Eylül 2012 Pazar 11:19
2682 Okunma
İhracata çifte kıskaç

RECEP BAHAR - ANALİZ
İhracatçı Batıya gidiyor, kapitalizmin AB ve ABD\'yi sarsan derin kriziyle karşılaşıyor. Güneye gidiyor, Suriye\'de yaşanan çatışmaların getirdiği ağır koşullarla yüzleşiyor. İhracatçı sadece hızla gelişen Suriye pazarını yitirmedi, aynı zamanda 11 Ortadoğu ülkesine uzanan çok önemli bir ulaşım yolunu da kaybetti. Rusya, Afrika, Latin Amerika pazarları ise ihracatın Batıda ve güneyde oluşan gediğini kapatmada yeterli olmuyor. Hem Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, hem de Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Suriye'deki çatışmaların Türkiye'yi zora soktuğunu kabul ediyor. Büyükekşi bu konuda Karabük\'te 2012 yılı Ağustos ayı ihracat rakamlarını açıklarken, \"Sınır komşumuz Suriye'deki iç savaşın uzaması her açıdan Türkiye'yi zora sokuyor\" ifadelerini kullandı. Bunun sonucunda Türkiye\'nin Ağustos 2012 ihracatı, Ağustos 2011\'e göre yüzde 4.6 düşüşle 10 milyar 505 milyon dolar olarak gerçekleşti. Gerçi Ortadoğu'ya ihracatımız Ağustos ayında yüzde 13 arttı ancak yetkililere göre Suriye\'deki olaylar yaşanmasaydı bu artış yüzde 40\'lara varabilirdi.

İran\'a altın ihracatı vaziyeti kurtarıyor
İhracat bu yılın ilk 8 ayında İran\'a yapılan 7.5 milyar dolarlık altın ihracatının da katkısıyla 10.17 artışla 97 milyar 717 milyon dolara ulaştı. Oysa geçen yıl aynı dönemde yapılan külçe altın ihracatı 635 milyon dolarda kalmıştı. İran\'a yapılan ihracat TİM\'in değil TÜİK\'in verilerinde yer alıyor. TİM, son bülteninde bu veriyi \"İhracatçı Birlikleri Kaydından Muaf İhracat\" başlığı altında yayınladı. Külçe altın ihracatı 2012 yılı 8 aylık ihracat rakamlarından düşüldüğünde ihracat 90.2 milyar dolara iniyor. Geçen yılın ilk 8 ayında yapılan ihracat (külçe altın hariç) 88 milyar 30 milyon dolardı. Dolayısıyla \'altın\' hariç tutulduğunda 2012 yılının ilk 8 ayında ihracat artışı yüzde 2.5\'ta kalıyor.

En büyük darbeyi otomotiv yedi
Otomotiv sektörü aylardır ihracatın lokomotifiydi ve hep ilk sırada yer alıyordu ancak Ağustos 2012\'de yüzde 16.81 azalışla 1 milyar 72 milyon dolara inerek 4. sıraya geriledi. Ağustos ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 455 milyon dolar ile Kimyevi Maddeler sektörü yaptı. Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörü 1 milyar 309 milyon dolar ile ikinci sırada, Çelik sektörü ise 1 milyar 280 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Geçen ay 27 ihracat kaleminden 15\'inde gerileme görüldü. İhracat artışında öne çıkan sektörler ise Savunma Sanayi, Mücevher ve Yaş Sebze - Meyve... En yüksek düşüş ise yüzde 44 ile Tütün ve Mamullerinde meydana geldi.

AB ülkeleri kan kaybediyor
Türkiye\'nin en fazla ihracat yaptığı 10 ülke arasında yer alan 4 AB ülkesine de (Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere) ihracat azaldı. En fazla ihracat gerileyişi yüzde 17 ile Almanya\'da görüldü ancak buna rağmen Almanya 978 milyon dolarla yine ilk sırada yer aldı. Irak\'a yapılan ihracat ise yüzde 21 artışla 833 milyon dolara yükseldi. En fazla ihracat yapılan 10 ilimizden sadece Adana ve Gaziantep\'ten yapılan ihracat düşmedi. En büyük darbeyi ise otomotiv sektöründeki daralma nedeniyle yüzde 14 ile Bursa yedi. İzmir\'in ihracatı ise yüzde 12 azaldı.

Avrupa\'da gramajlar düşüyor
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat rakamlarını Yeni Mesaj\'a değerlendirdi. İhracatçının beklediği ideal döviz kuru sepetinin 2.10 (mesela Dolar 1.85, Euro 2.35) olduğunu kaydeden Büyükekşi, kredi maliyetlerinin azalması gerektiğini söyledi. Büyükekşi, orta vadede kredi maliyetlerinin azalmasını beklediklerini kaydetti. AB\'deki krizi de değerlendiren Büyükekşi, \"Bu krizin bizleri de olumsuz bir biçimde etkilediğini söylemeye gerek yok. Zira AB ülkeleri dış ticaretimizde en büyük payı alıyor. Bu kriz yüzünden Avrupalı tüketicilerin alım gücü ne yazık ki düşüyor. Artık fiyat odaklı tercihlere yöneldiler. Hatta Avrupa'da tüketici ürünleri satan büyük firmalar artık ürün gramajlarını düşürme yoluna gitmeye başladılar. Daha küçük boyuttaki ürünlerin satışı yaygınlaşıyor.\" Büyükekşi, ihracatçılarımızın ihracatta pazarlarını koruyabilmek için, müşterilerini kaybetmemek için sürekli fiyat kırmak zorunda kaldıklarına da işaret ederek, şöyle konuştu: \"Çünkü dünya piyasalarında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. İhracatçılarımız da bu ortamda rekabetçi fiyat sunmakta zorlanıyorlar. Hedef ülkelerdeki olumsuz ekonomik koşulların yanı sıra yüksek kredi maliyetleri ihracatçımızı olumsuz etkiliyor. Ve ne yazık ki, pozisyon almanın maliyetini bütünüyle ihracatçı üstlenmek zorunda kalıyor. Oysa, kredi maliyetleri koşullara göre yeniden düzenlenebilse, döviz kurları reel seviyelerde tutunabilse, rekabet gücümüzü düşüren iki önemli sorunu çözmüş olacağız.\"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100