27 Mayıs 2006 Cumartesi 00:00
294 Okunma
İkinci çuval vak'ası
Bir punduna getirseler, Rauf Denktaş'ı da kıskıvrak yakalayıp, Danıştay'ı basan şu avukat Alparslan Arslan'ı cinayete azmettirdiği gerekçesiyle içeri tıkıverecekler. ~|~

 

O sebeple bendeniz, toz duman dağılıncaya kadar Sayın Cumhurbaşkanı'mın Türkiye'ye gelmesini fevkalade sakıncalı buluyorum efendim.
Çünkü Rauf Denktaş da ellerinde hiçbir delil olmadığı halde 'cinayete azmettirmekle' suçlanan Muzaffer Tekin gibi, Türk Mukavemet Teşkilatı'na yıllarca hizmet etmiştir.
Meçhul gizli servislerin, basını kullanarak adeta bir suç çetesi gibi tanıttığı o Türk Mukavemet Teşkilatı ki; 1958'den 1974'teki çıkarma harekatına kadar, Kıbrıs Türkü'nün ırz ve namusunu koruyan ve Doğu Akdeniz'deki bu vatan parçasını da müdafaa eden efsanev" bir direniş örgütüdür.
Şimdi Muzaffer Tekin, Amerika dahil, hiçbir devletin nüfuz edemediği, doğrudan doğruya Türk Genelkurmayı tarafından yönetilen bu teşkilatın mensubu olduğu için suçlanıyor!
Muzaffer Tekin, derin devletin KKTC'deki örgütlenmesi olarak bilinen Türk Mukavemet Teşkilatı ile bağlantılı imiş de...
Teşkilatın bildirisinde imzası bulunuyormuş da...
Denktaş'a destek kampanyası için sık sık KKTC'ye gidip geldiği belirlenmiş de...
Kendisine, Kıbrıs gazilerine takılan şükran madalyası verildiği ortaya çıkarılmış da...
Belirlenmişmiş... Ortaya çıkarılmışmış...
Kahramanların ödüllendirildiği bu tören gizli mi yapıldı ki ortaya çıkarılsın?
Ülkenin bütün basını, televizyonları, sivil ve asker yöneticileri davet edilmediler mi bu törene? Ve onlar, göğüslerine madalya taktıkları yiğitleri, şerefli alınlarından öpmediler mi?
Bütün bunların suçlama konusu olabilmesi için tahkikatın Kıbrıs Rum Kesimi tarafından yürütülüyor olması gerekirdi!
Vah Türkiyem, vah!
İşgale uğramış gibi bir halimiz var!
Bu kahraman yüzbaşının, yaşı icabı Türk Mukavemet Teşkilatı'nda görevlendirilmiş olabileceğini zannetmiyorum. Öyle olsa bile, bu mill" teşkilatta çalışmak, suç değil, imtiyazdır!
Çalışma odamın duvarında Türk Mukavemet Teşkilatı'nın lütfettiği bir ödül var. Üzerinde şöyle yazıyor:
'Kıbrıs, Kıbrıs Türkleri'nin vatanıdır, KKTC asgari sınırdır.'
Utanmadan, Sauna Çetesi'yle yan yana koyup, Rum ağzıyla suçladıkları teşkilat, işte bu teşkilattır.
Yüzbaşı... Binbaşı... Albay... General...
Şapkasından tavşan çıkaran hokkabazlar gibi, bu cinahalin ve irticahalin olayın altından da Ordu'yu çıkarmaya çalışıyorlar.
Genelkurmay Başkanı'nı tehdit eden adam, 'Bedeli ağır olur' demişti ya, işte o bedeli ödetiyorlar Ordu'ya!
Bu gidişle yakında subaylar sokağa çıkamaz hale gelecektir! Hatta sokakta saldırıya uğrayacaklardır.
Bu iftiraların altında kalmak, ikinci çuvalın da başımıza geçirilmesine boyun eğmek demektir!

Necdet Sevinç/ Tercüman

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100