14 Haziran 2006 Çarşamba 00:00
164 Okunma
İkna edilen Rumlar mı, Türkiye mi?
Tercüman'dan Aydın Candabakoğlu, AB meselesinde geldiğimiz noktanın hem üzücü, hem de ziyadesiyle gurur kırıcı bir hal aldığına işaret ediyor ~|~

Türkiye'nin AB yolundaki kaderi, Rum'un iki dudağının arasından çıkacak karara kaldı.
Vah ki, vahlar olsun! Ajanslar gelişmeleri, 'Rumlar ikna oldu' başlıklarıyla verdiler.
Aman ne güzel... Rumlar ikna oldu!
Sevinç ifade eden başlıklara konu olan olayın, aslında Rumlar'la uzaktan yakından ilgisi yok ama olsun...

Rumlar ikna oldu! Şükürler olsun ki, Rumlar ikna oldu, havaalanında bekletilen Türk uçağı bunun üzerine Lüksemburg'a uçtu.
Rumlar ikna oldu, güzel de, bu işte Rumlar'ın rolü ne Allah aşkına... Fiili müzakere süreci Avrupa Birliği ile Türkiye arasında olmakla birlikte, Rumlar bir anda nasıl durumdan vazife çıkarıp, oyunun baş aktörü olabiliyor?
35 farklı konuda yürütülecek fiili müzakerelerin ilk faslı bilim ve araştırma alanında... Bu fasılda Türkiye ile AB arasında uyum eksiği bulunmadığı için, müzakerelerin aynı gün usulen açılıp kapanması öngürülüyor. Ancak Rumlar 'hayır' diyor. Açılsın ama kapanmasın.
Neden?
Nedeni çok açık. Türkiye'ye zorluk çıkarmak!
Amaçları, her zaman olduğu ve bundan sonra da olacağını gördüğümüz gibi, maraza çıkarmak, taviz koparmak, Türkiye'nin önünü kesmek...
Başarılı da oluyorlar doğrusu.
Ablaları, ağabeyleri, ağababaları ne derseniz deyin, bir saatten sonra devreye giriyor ve 'Ama Türkiye de Rumlar'a karşı yükümlülüklerini yerine getirsin' şartıyla, Rumlar ikna edilmiş oluyor.

Türkiye'ye kabul ettirmeye çalıştıkları şeyin ne olduğunu biliyorsunuz:
Ada'nın tek sahibinin Rumlar olduğunun Türkiye tarafından da kabul edilmesi. Türkiye'deki limanlar ile hava sahasının Rumlar'a açılması. KKTC'nin feda edilmesi...
Ancak bunun adı, 'Rumlar ikna edildi' olmuş oluyor.
Bir bakın gelinen noktaya

Devletin resmi haber ajansı AA bile, en usturuplu haliyle 'kriz çözüldü' haberini şöyle verdi:
'AB ile fiili müzakerelerin başlamasına Rumlar'ın çıkardığı engel, Ortaklık Anlaşması gereklerinin yerine getirilmesine vurgu yapılarak aşıldı. Edinilen bilgiye göre, AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi toplantısında, AB'nin müzakerelerle ilgili ortak tutum belgesine eklenen bazı ifadelerle fiili müzakerelerin yolu açıldı. Belgede, Gümrük Birliği ve Ek Protokol içinde olmak üzere Ortaklık Anlaşması gereklerinin yerine getirilmesinin önemi vurgulandı. Bu konuda sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde, bütün müzakere sürecinin etkileneceği kaydedilen belgede, 'AB, bu çerçevede 21 Eylül 2005 tarihinde Kıbrıs ile ilgili yayınladığı deklarasyona atıfta bulunuyor' denildi. Belgede, gelişmeler çerçevesinde gerektiği takdirde fiili müzakerelerin başlatılacağı bilim ve araştırma faslına geri dönebileceği belirtiliyor.'
Ortaklık Anlaşması'nın gerekleri...

Yani, hava sahası ve limanların Rumlar'a da açılması.
Yani, bütün Avrupa Birliği üyesi ülkelerin kabul ettiği gibi, Kıbrıs'ın tek sahibinin Rum Hükümeti olduğunun Türkiye tarafından da kabulü.
Türkiye'ye 'sorumluluklarını yerine getir' derken, bütün bunları kastediyorlar.
Rumlar'ın istediği de bu zaten.
Sonra bunun adı, Rumlar ikna edildi oluyor.
Yahu bunun neresinde Rumlar'ın ikna edilmişliği bulunuyor. İkna edilmeye çalışılan Türkler. Türkiye her geçen gün biraz daha, biraz daha sıkıştırılıyor ve bunaltılmaya çalışılıyor.

AB'nin yaptığı 'Çevir kazı yanmasın' oyunu...
Kaz da, Rum da yanmasın ama Türkler kavrulursa kavrulsun.
Hikaye budur.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100