Bu haber kez okundu.

İktidar PKK ile görüşüyor mu?
Her gün şehit haberleri ile sarsıldığımız şu günlerde, İngiltere'nin öne gelen gazetelerinden The Times gazetesinin iddiası bir defa daha Türkiye gündemini sarstı.  İsmail Çetin'in yazısı... ~|~

 



Her gün şehit haberleri ile sarsıldığımız şu günlerde, İngiltere'nin öne gelen gazetelerinden The Times gazetesinin iddiası bir defa daha Türkiye gündemini sarstı. Anka Haber Ajansına göre The Times'ın haberi şöyleydi: "Türkiye PKK ile görüşüyor" diyordu.
The Times gazetesi, Türkiye derken; herhalde, çiftçi Osman Efendiyi, işçi Hasan Amcayı, başka bir vatandaşımızı veya ülkemizdeki bir topluluğu kastedemediği, Türkiye'yi yöneten iradeyi kastettiği ortadadır.
AB'nin söylediği sözleri emir telaki eden iktidar, yazılı olarak ortaya koyduğu bu tavrın karşında atacağı adımı çok merak ediyorum.
Burada ortaya atılan iddia doğruysa, gerçekten içler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Eğer doğru değilse İktidardan bir açıklama bekliyoruz. İktidar PKK ile görüşmüyorsa bunu Türk halkına açıklamasını, The Times gazetesinin iddiasını çürütmesini arzuluyoruz! Türkiye'den kasıt başka bir irade ise, o iradenin kim olduğunu ortaya çıkarmakta iktidarın görevidir, düşüncesindeyim.
İktidar, ABD'den bir elin idare ettiği söylenen, mazisi çok eski olmayan bir gazetenin ortaya attığı iddia ile Türkiye'yi ayağa kaldırmasını bildi. Bu iddia doğru mu, yoksa yalan mı? İlerleyen tarihlerde göreceğiz.
Yine aynı iktidar; Hayranı olduğu, her platformda dilinden düşürmediği, bir dediklerini ikiletmediği AB'nin patentine sahip, yılların gazetesi ve bütün Dünya'nın tanıdığı, takip ettiği The Times gazetesinin ortaya attığı iddia da aynı duyarlılığı gösterebilecek mi?
İsterseniz haberin devamına göz atalım;
The Times'in editörlerinden David Wighton imzası ile yayımlanan yazı şöyle devam ediyordu;
"Türkiye'nin, Kürt bölgesel hükümetinin, Irak topraklarının altından petrol çıkarılmasına tartışılmaz bir tapu sağladığı yönünde güvence verdiği olabilir" diyen gazete, Çukurova grubuna bağlı Genel Enerji'nin, İngiliz Heritage petrol şirketince 1.5 milyar sterline alınmayı kabul ettiğini anımsatarak, "Türkiye'nin en büyük özel şirketi, böyle bir şeyi, Ankara ve Erbil'deki Kürt politikacılarından güvence almadan yapması beklenemezdi" diye yazdı. Yorumda şu iddiaya yer verildi:
"Türkiye ile 25 yıldır ülkenin doğusunda silahlı bir ayaklanmayı yürüten PKK arasında görüşmeler yapılıyor" iddiası yazıldı.
TSK'nin, İstihbarat teşkilatları, Devlet güçlerinin?  Ulaşamadığı, PKK terör örgütü elebaşı Karayılan ile bir gazetecinin görüşmesi kafalarda soru işareti bırakan bir girişimdi! Bu gazetecinin kendi başına Kandil'de gidip PKK terör örgütü elebaşı Karayılan ile görüşmesi aklımızın ucundan dahi geçmemektedir. Büyük ihtimal bu gazeteciyi bir irade Kandil'e gönderdi! Bu kişide arşivin tozlu rafları arasında yerini aldı.
Diğer taraftan Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün "İyi şeyler olacak" sözleri de çözülmesi güç 3 harfti!  Ama "İyi şeyler olacak" sözünden sonra da şehit haberleri yüreklerimizi yakmaya, gencecik Mehmetçiklerimizin ana ocaklarını söndürmeye devam etti. Nasıl iyi şeyler ise!
Doğu'da Kürt sorunu diye bir şey olmamasına rağmen İktidar "PKK sorununun" bir anda "Kürt Sorunu" olarak Türk halkına lanse etti. Ardından neler oluyor sorusunu ortaya çıkardı! Aklı Selim davranan Türk halkı eğer Kürt sorunu varsa? Laz, Çerkez Boşnak?  Sorunu da var demedi ve İktidarın düştüğü yanlışa düşmeyerek ülkemizde iç karışıklığa neden vermedi.
Ankara'daki politikacılardan bahseden The Times gazetesi aklımıza şu soruyu getirdi. Acaba bu politikacılar kim?
DTP'li vekiller desek, onların PKK ile görüşmelerini gizlemedikleri ortadadır. Gazetenin onları kastetmediği aşikârdır.
Her gün yüreklerimizin yandığı, hain PKK'nın tuzakları ile Mehmetçiğimizin şehit üstüne şehit verdiği şu günlerde, Ülkemizi idare eden irade olan iktidar PKK ile görüşüyor ise vahim bir tablo ile karşı karşıyayız. Yok, şayet görüşmüyorum diyorsa, bu iddialı yalanlaması ve çürütmesini bekliyoruz.  Veya bu politikacıların kim olduğunu bulmasını ve kendisini temize çıkarmasını arzuluyoruz! İktidarın suskun kalması demek ise; Bu iddianın doğruluğunun ispatı olacaktır.
Başbakan hatırlarsak DTP'ye randevu vermemesini şu şekilde açıklamıştı. "O gün 10 şehit verdik. PKK'ya terör örgütü diyemeyen bir zihniyeti nasıl kabul ederim " demişti. Başbakan'dan randevu olayında iddia ettiği samimiyeti, AB patentli gazetenin iddiası karşında da sergilemesini bekliyoruz. Bakalım The Times'in iddiası karşısında tavrı ne olacak!

İSMAİL ÇETİN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100