Bu haber kez okundu.

İlim de, kadro da bizde

RECEP BAHAR / ELAZIĞ

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Elazığ’da konuştu.  Elazığ’da Sultan Sarayı’nda düzenlenen ‘Milli Kahramanlarımızı Anma ve Ehl-i Beyt  Programı’nda konuşan BTP Genel Başkanı, Pazar sabahı Elazığ’a ayak basar basmaz  Ömer Hüdayi Baba Hazretleri ile halifesi Muhammed Baba Hazretleri’nin türbelerini ziyaret ettiğini hatırlatarak, her iki Allah dostunun da Zaza Kürtlerinden olduğunu belirtti. Prof. Dr.  Baş, şöyle konuştu: “Öyle bir harmanlama var ki, Cenab-ı Peygamber Efendimizin  sulbünden gelen insanlar, Anadolu’da bazen Türkmenlerle, bazen Kürtlerle yuva kurup bu güzel medeniyeti inşa etmişler... Bizim aramızda Kürt, Türk, Laz, Çerkez problemi yoktur. Bu adam Müslüman, iman ehli mi değil mi? Müslüman... Öyleyse canını feda et! İlaveten benim sevdiğim, memleketimde misafir olan aslen Malatyalı, seyid olan Hocavaizoğullarından Mustafa Hayri Baba Hazretleri de o sülaleden geliyor. Bir taraf Türk, bir taraf Kürt, hepsi karma olmuş; bir yürek, bir millet, bir bilek, bir millet olmuş. Ben hiç ‘bu insanın aslı nedir’ diye bir fikir içinde olmadım. Nasıl olur da onun nazarından istifade ederim diye düşündüm. İnanıyorum ki, milletimizin de ana karakteri budur. Bu Türk’müş, Kürt’müş, Laz’mış, Çerkez’miş... Aralarında bir fark yok, hepsi birdir, bir millettir. Bu bize ta 1200’lü yıllarda Hacı Bektaş-ı Veli’nin bize bıraktığı büyük bir mirastır. Hacı Bektaş-ı Veli  Horasan’da Ahmet Yesevi’nin yetiştirdiği büyük bir şahsiyettir. Maneviyatta Anadolu’nun genelkurmay başkanıdır.”

İnsanımızı fitnelerden kurtaracağız

Hepimizin kardeş olduğu mesajını veren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Son zamanlarda öyle fitneler ortaya atıldı ki, insanlar ‘acaba’ diyerek şeytanın ağına düştü. Şimdi el ele verip, bu fitneyle dairenin dışına çıkan arkadaşlarımızı yeniden kazanacağız. Nasıl ki be Zaza Kürtlerinden olan Ömer Hüdayi Baba’nın türbesinde şefaatini dinledim, biz de birbirimizi bu şekilde karşılayacağız.”

Bunlar çiftçinin halinden anlamaz

Elazığ’da yeni Mesaj Gazetesi tarafından düzenlenen ‘Milli Kahramanlarımızı Anma’ programını çok sayıda çiftçi de takip etti. Elazığ’ın tarım bölgesi olduğunu dile getiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 2002 yılında köylerde seçim çalışmaları yaparken çiftçileri uyardığını hatırlatarak, şöyle konuştu: “Kardeşlerime 2002 yılında ‘sakin bu partiye oy verip iktidar etmeyin, zira yarın öyle bir hal yaşayacaksınız ki, ektiğiniz para etmeyecek, yetiştirdiklerinizin hâsılatı masrafınızı karşılamayacak. İlaveten geçim için kredi alacaksınız, ektiğiniz yaptığınız masrafları karşılama imkânı olmadı için bu krediyi geri ödeme imkânı bulamayacaksınız. Aradan 3-5 sene geçecek ve ektikleriniz sizi geçindirmediği için bu sefer topraklarınızı satacaksınız. O zaman çiftçi kardeşlerimize ‘sakin ha bir karış toprağınızı satmayın, beni takip edin, ben sizin kurtuluş reçetenizim, ben çocukluk yıllarımdan itibaren tarlada çalışan bir insanım, bunlar yapamazlar zira Avrupa Birliği’ne tarım nüfusunu 10 milyona indirmeye söz verdiler. Köyleri boşaltacak halleri yok... Ne yaptılar 90 Kuruşa mal edilen buğdaya 70 Kuruş fiyat biçtiler. Bu yöntemle köyler yavaş yavaş boşalmaya başladı. Su fiyatına toprak satılıyor’ dedik. Vatandaşlar beni dinlemedi. Ben bu arkadaşları tanıyorum ama bunların kafası böyle çileli işlere karışmaz. Bunlar oturacaklar, ‘volit’ vuracaklar yani havadan para kazanacaklar. Ama sen öyle değilsin ki, gece gündüz çalışıp toprağını ekeceksin, hayvanını süreceksin, zar zor geçimini temin edeceksin... Bunlar senin halinden anlamaz. Senin halinden o toprakta yaşayan, çalışan, senin gibi duygusu, düşüncesi ve inancı olan insan anlar. Köylerdeki yerlerini satanlar ise şehre inip kapıcılık yapmak istiyor. Köylüler milletin efendisi değil miydi? Nerede bu efendi? Şimdi efendi olmaya var mısınız?”

Tarım ilk sırada olması gereken servet

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, tarımın en güçlü, en stratejik saha ve bütün insanlığın birinci sırada sahip olması gereken servet olduğuna işaret ederek, BTP’nin tarım kesimine yönelik projelerinden şu örnekleri verdi: 

“1) Tarım kesiminin BTP iktidarında pazarlamada bir problemi olmayacak. Haydar Hoca, yetiştirdiğiniz ürünün yüzde 50 avansını tohumu toprağa atmadan verecek. 

2) Devlet 5 yıl boyunca ayağa kalkmanız için tohumunuz, gübreniz ve akaryakıtınızı ücretsiz verecek. Şimdi bütün köylerde Bağımsız Türkiye Partisi’ne destek vermeye var mısınız?”

Kadromuz dört dörtlük

BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkelerinin ‘Haydar Hoca ile anlaşacaklarını’ ifade ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Baş, şöyle devam etti: “Ben TBMM’nin dışındayım. İlim dünyanın en güçlü silahıdır ve servetidir. İlim bizde ve bu kadroda var. Bugüne kadar iktidar olmuşların bütün bakanları hatta milletvekilleri bir araya gelsinler, bizim kuracağımız kabinenin binde biri olamazlar. Bizim kadromuz dört dörtlük... Biz her zaman istişare ederiz. Bir yılda Avrupa’yı, ikinci yılda ABD’yi geçeceğiz; üçüncü yılda ise Avrupa ve ABD’den işçi getireceğiz. Öyle bir insan potansiyeli açığı ortaya çıkacak ki, bizim insan potansiyelimiz buna kafi gelmeyecek. Biz yalan konuşacak bir insan mıyız?”

Maden serveti elimizden gitti

Daha önce ‘Bir Gümüşhane ile Türkiye’yi 100 yıl bakabileceğini’ ifade ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Baş, madencilik konusunda şu tespitleri yaptı: “Başbakan’ın hısımları Artvin ile Gümüşhane arasındaki altın damarını almış. Milyar dolarlık servet... Yeraltı kaynaklarımızın ederi 3 katrilyon dolar... Bunların âşık olduğu Avrupa dokümanlarından bunu topladım. Bu servet ABD’nin, Avrupa’nın şirketlerine bedava verildi, adeta ikram edildi. Adamlar bu serveti Türkiye’de işlemiyor. Madenler çıkarılıyor, gemilere doldurulup memleketine gönderiyor. Altın, gümüş, krom, demir, nikel vesaire... Yapılacak olan iş bu servete sahip çıkmaktır. O zaman Türkiye sadece kendi nüfusumuzu değil, Ortadoğu coğrafyasındaki din kardeşlerimizi de bir eli yağda, bir eli balda bakar. Bu serveti AB’ye girmek için verdik. Şimdi KKTC’yi de aynı yaptılar... Yazık günah değil mi? Birisi çıkıp, ‘ben bu işi biliyorum, bunu yaparım’ diyor, kulak tıkayıp yine oyumuzu bu adamlara veriyoruz. Ruslar beni terketmez çünkü onlar maden buldu. İş bu kadar açık, ben kendimi kalkıp insanıma reklam edeceğim. Evvela beni Türk milleti görmeli... Nasıl bir cambazlık ki, bizi böyle gizliyorlar? Geçen aylarda 2013’ün değerlendirmesi yapılıyor, beni de programa aldılar: ‘Hocam sen ne diyorsun?’ Dedim ki, ‘2013’ün en mühim olayı Haydar Hoca’yı gizlemektir. Bazıları diyor ki, bunlar ABD’nin adamı oldu da, Haydar Hoca da Rusya’nın adamı oldu? Hadi oradan... Dünya Haydar Hoca’nın adamı olacak!” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100