01 Ocak 2013 Salı 11:39
2713 Okunma
İlk dünya markamız baklavadan çıkacak
RECEP BAHAR / İSTANBUL

Yeni yıla tatlı bir mülakatla başlamak istedik ve Türkiye'de baklava denince akla ilk gelen aile olan Güllüoğlu'nun yeni nesil temsilcilerinden Fatih Güllü ile konuştuk. Nejat Güllü'nün oğlu olan, baklava açmayı da iyi beceren Fatih Güllü, Baklavacı Güllüoğlu'nun Genel Müdürlüğü görevini yürütüyor ve markanın yurtdışında büyümesini yönetiyor. Fatih Güllü, Güllüoğlu ailesi içinde yurtdışı operasyonların yüzde 99'unu kendilerinin gerçekleştirdiğini hatırlatarak, yurtdışı çalışmaları konusunda şunları söyledi: “ABD'de 2005 yılından bu yana varız. Kendimizin New York'ta 3, New Jersey'da bir şubemiz var. Franchise (isim hakkı) olarak Los Angeles'te bir şubemiz bulunuyor. Yakında Miami'de de franchise olarak bir şube açacağız. Almanya'da ise Düsseldorf'ta merkezi konumda bir şube açtık. Bir kaç hafta içinde de Belçika Brüksel'de bir şubenin açılışını gerçekleştireceğiz. Hollanda Amsterdam'da, Libya'da ve Suudi Arabistan'da (başkent Riyad) şubemiz var. Riyad mağazamız bitmek üzere ve bir kaç milyon dolarlık bütçeli bir proje. Burada bir Suudi prensle ortaklık da söz konusu.” ABD'de FDA'ın (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) onayından geçmiş bir firma olmaları nedeniyle bu ülkeye mal göndermekte zorluk çekmediklerini ifade eden Güllü, “FDA kendi personelini Türkiye'ye gönderdi ve fabrikamızı denetledi” dedi. Fatih Güllü, yurtdışındaki 8 şubelerine her milletten insanın geldiğinin altını çizdi.

Amacımız
markamızı tanıtmak
Yurtdışındaki şubelerini açarken Türklerin yoğun olarak yaşadıkları bölgeleri tercih etmediklerini ifade eden Güllü, “Türk nüfus faktörünü ikinci ya da üçüncü şube açarken dikkate alıyoruz. Neden? Güllüoğlu'nun bir marka değeri var. Bunu oturtabilmek için en seçkin lokasyon neresi ise orasını tercih ediyoruz. Mesela Düsseldorf'ta en merkezi nokta olan Altstadt'ı (eski şehir) tercih ettik. Mülakata gelen gazeteciler bile ‘navigasyonumu iki kere kontrol ettim, bir Türk gelip burada nasıl dükkân açtı?' dediler. Burada sadece baklava satmıyoruz, 30 çeşit pasta da satıyoruz. Brüksel'de de Belçika'ya gelen turistlerin yüzde 90'ının uğradığı La Grande Place'ta (Büyük Meydan) şube açacağız. Devlet başkanlarının kaldığı beş yıldızlı oteller orada. New York'taki şubemiz Birleşmiş Milletler binasına 100 metre mesafede. Neticede markamızı bir Türk markası olarak yurtdışında en iyi şekilde temsil ediyoruz. Mücadelemiz markamızı bir Starbucks gibi öne çıkartmaktır.”

Türkiye'de baklava aktörü çok
Mağaza büyüklüğünün önemli olmadığını ifade eden Baklavacı Güllüoğlu Genel Müdürü Fatih Güllü, “Öyle bir yerde mağaza açarsınız, mesela Düsseldorf'ta olduğu gibi 20 metrekare ile olayı can evinden vurursunuz. Almanlar ürünlerimize bayılıyor. Neden çünkü doğru yerde, doğru dükkânı açtık. Türk mahallesinde 500 metrekare dükkân açarsınız, o yanlış olabilir.” Sıcaklık ve nemin yüksek olması, karşılarına uygun yatırımcı çıkmaması nedeniyle Dubai'yi  düşünmediklerini ifade eden Fatih Güllü, mesafenin uzak olması ve piyasayı tanıyan partner bulunmamsı nedeniyle Uzak Doğu'nun da şimdilik gündemlerinde olmadığını ifade etti. Güllü, baklavayı hazır (şerbeti dahi dökülmüş) halde yurtdışındaki mağazalarına ulaştırdıklarını belirtti. Yurtdışı operasyonlarının toplam ciroları içinde şimdilik yüzde 10'luk bir paya sahip olduğunu kaydeden Fatih Güllü, “Ancak bu şu an bir gösterge değil. Patlamaya hazır bir dev gibiyiz. Altyapımızı hazırladık, renklerimizi, tezgâhımızı belirledik. Kopyala-yapıştır gibi dükkânlar açmak söz konusu. Önemli olan pazarda tutunmaktır.” Türkiye'de baklava tüketimi konusunda bir gerileme olmadığını ancak baklava üreten aktörlerin sayısının arttığını ifade eden Güllü, baklava - sağlık ilişkisi konusunda ise şunları söyledi: “Baklavayı Türkiye'nin en özel yerlerinden getirilen malzemelerle üretiyoruz. Güllüoğlu baklavasının içinde kullanılan sadeyağ, dünyada sadece Şanlıurfa'da dağlarda yetişen koyunlardan elde edilen sütten üretilmektedir. Başka hiç bir yerde bu elde edilemiyor. Baklavada kullanılan fıstık ise Gaziantep'in boz fıstığıdır. İnsanlar bu baklavayı yediğinde nefasetinden faydalanıyor; baklava vücutlarına bir zindelik geliyor, vücutta yanma neticesinde reaksiyona yol açmıyor. Bunun neticesinde Batılılar da baklavaya talep gösteriyor ve biz de buna karşılık vererek dükkânlar açıyoruz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100