04 Kasım 2014 Salı 00:08
2514 Okunma
İmam Ali’nin nasbıyla İslam tamamlandı
ORHAN DEDE/BURSA
Tevhid’in Merkezi Ehl-i Beyt ve Aşura programı seçkin misafirler ve konuşmacıların katılımıyla Pazar günü Bursa’da gerçekleştirildi. On binlerce vatandaşın hınca hınç doldurduğu Uludağ Üniversitesi Fethiye Kültür Merkezi’nde gerçekleşen, ulusal yayın yapan birçok TV tarafından canlı olarak tüm Türkiye’ye ulaştırılan programda kapanış konuşmasını Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. “Hz. Hüseyin’in mübarek ruhundan şefaatini niyaz ediyoruz. İmam Ali ve O’nun nesline rahmet diliyoruz” diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Bu ay hem hüzün hem feyiz, ikisi bir arada yaşanıyor. İmam Hüseyin neden kıyam etti? Evvela bunu çok iyi bilmemiz lazım. Kıyamında gerekçe olan delilleri bilmeden konuşursak, ilim adına zırvalamış oluruz. Nitekim Ahmet Sirhindi denilen şahıs da bu zırvalayanlardan bir tanesi. Şöyle ki; Muaviye de içtihat ehliymiş. İçtihadında yanılsa bile o da sevap kazanırmış. Sevgili arkadaşlar ben Sünni dünyasında yetişen bir insanım. Çok samimi konuşuyorum, bu zırvaları bilseydim, bu Sünniliği reddederdim. Öyle bir şey olabilir mi yahu? Şimdi burada ilan ediyorum bakın Ehl-i beyt ile ilgili ayetler okuyacağım. Ehl-i Beyt’le ilgili onlarca Ayeti Kerime, yüzlerce Hadisi Şerif var. Yani İslam’da olan tek yol Ehl-i Beyt yoludur. Bunun dışındakilerin tamamı hurafedir, uydurmadır. Ama hocam bizim ehlisünnet diye ifade ettiğimiz mezhep imamlarımız, bunlar da ehlisünnet değil mi? Evet ehlisünnet değil, onlar da Ehl-i beyt yolunda şehit olan, gazi olan mübarek zevatlardır bunu çok iyi bilesiniz.” 

İmamı Azam Ehl-i Beyt’tendir
İmamı Azam Ebu Hanife’nin Ehl-i Beyt’i savunduğu için hapse atıldığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Mesela İmamı Azam herkes ona Sünni âlimi der. Madem İmamı Azam Sünni ulemasındandır, neden Ehl-i, Beyt’i savunduğu için hapse atılıyor? Neden o yolda gittiği için ölüme mahkûm ediliyor? Demek ki İmamı Azam’ın bunların dediği Sünnilikle uzaktan yakından alakası yok. Eğer bir insan canını bir dava için vermişse o yolun adamıdır. Yani İmamı Azam Ehl-i Beyt’tendir. Zaten İmamı Azam’ın hocası İmamı Cafer ve Muhammed Bakır. İki büyük imamdan ders almış, sohbetlerine iştirak etmiş bir adamdır İmamı Azam.”

Sünnilik sonradan ortaya çıktı
“Ehlisünnet, Peygamber Efendimizden tam 70 yıl sonra ortaya konulmuş bir deyimdir” diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Ehlisünnetin Peygamberin sünnetiyle ve Kuran’ı Kerim’le uzaktan yakından alakası yoktur. Hilafet konusunda yapılanları tevil edebilmek için, kendilerine göre yorum tarzlarıyla kurtarabilmek için bir takım görüşleri ortaya atıyorlar. Sünnilik adı altında böyle görüş olmaz. Bu görüşlerin tamamı batıldır, neden? Çünkü hilafet konusunda Allah’ın ayeti var. İmamı Ali’nin halife olması konusunda Allah’ın ayeti var. Resulullah’ın mübarek hadisleri var. Ve de bunu Gadiri Hum denilen yerde sahabesini topluyor ve orada ilan ediyor. Daha sonra halife olanlar da İmamı Ali’ye orada biat ediyor. Haberiniz olsun. Ben 3 yıldan beri konuşuyorum. Sünni diye geçinenlerden bir tanesi ‘hayır bu böyle değildir’ diye cevap verdiğini duydunuz mu? Sunacakları bir delil yok ki.

Kerbela yine yaşanıyor
“İşte bu mantık bugün Türkiye’yi öyle bir noktaya taşımıştır ki, Haçlı ve Yahudi’yle bir olup Müslüman’a kâfir diyerek harp ilan ediyor” diye konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Şimdi size soruyorum Suriye Devlet Başkanı Esad öldüğünde hangi kabristana defnedilecek? (Salondakiler: Müslüman mezarlığına). Obama öldüğü zaman gireceği yer neresidir? (Salondakiler: Hıristiyan Mezarlığı). İsrail Başbakanı Netanyahu öldüğü zaman nereye gömülecek? (Solondakiler: Yahudi mezarlığına). O halde Obama’dan mı, Netanhayu’dan mı, Esad’dan mı yanasınız söyleyin. Kimden yanasınız. (Salondakiler: Esad’dan yana). Kerbela olayı bir defa yaşanmadı hala yaşanıyor. Aman Yarabbi, Fransa’ya gidiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, müşterek düşmanı kimmiş? Esad’mış. Ne yaptı Esad sana? Tavuğuna mı kış dedi, sınırına mı tecavüz etti Allah aşkına? Üstelik bazıları fetva veriyorlar, ‘bunlar Müslüman değildir, katli vaciptir’ diye. Senin dilini eşek arısı soksun.”

Risaletten sonra velayet yolu başladı
İmam Ali’nin bizzat Resulüllah tarafından halife olarak tayin edilmesiyle İslamın tamamlandığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Peygamberimiz Veda Haccı’ndan Medine’ye dönerken, “Muhammedim sana indirileni tebliğ et. Şayet tebliğ etmezsen vazifeni yapmamış olursun” ayeti nazil oldu. Tüm müfessirler ‘tebliğ et’ten kastın İmam Ali’nin halifeliği olduğunu ifade ediyorlar. Hz. Ali durup dururken halife seçilmedi. Hz. Ali’nin hilafet emriyle İslam tamamlandı. “El yevme ekmeltüm” ayeti kerimesi İmam Ali’nin hilafetinin ilan edilmesinden sonra nazil olmuştur. Yani risaletten sonra yeni bir dönem başlıyor İslam’da. Bu yol velayet yoludur. O da İmam Ali’ye bağlı olan yoldur.” 

Hz. Ebubekir’in böyle bir vazifesi yok
“Hz. Ebubekir’in benden fazla sevemezler” diye konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, “Arkadaşlar bakınız onlar Hz. Ebubekir’i benden fazla sevemezler. Ama şimdi ilan ediyorum ve diyorum ki Hz. Ebubekir hakkında böyle bir vazife yoktur. O’nu Allah ve Peygamberimiz vazifelendirmedi. Eğer böyle bir delilleri varsa hodri meydan söylesinler” dedi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: “Senelerden beri ben konuşuyorum, Hz. Ebubekir’i yine ben medhüsena ediyorum. O’nun şefaatine ben sığınıyorum ama onlar Ebubekirci olmalarına rağmen bir tek delille karşımıza çıkamıyorlar.  Çıkamazlar çünkü Ebubekir Efendimizin böyle bir vazifesi yok. Evet, O Cenabı Peygamber Efendimizin samimi dostu, aynı zamanda kayınpederi doğru. Aileden biri ama o velayet ve irşat makamı sadece İmamı Ali Efendimize verilmiştir. Onun için Gadiri Hum çok mühim. Burada öyle deliller var ki, kalkıp da bu delilleri inkâr ederek, ‘ben içtihat yapıyorum’ demek hem yukarıda zikrettiğim ayeti, hem de az sonra zikredeceğim Peygamber Efendimizin hadislerini inkâr manasına gelir ki, bunun adına küfrü mutlak denir.” 

İmam Ali hidayet rehberidir
Peygamber Efendimizin 120 bin sahabenin hazır bulunduğu Gadiri Hum günü verdiği hutbede İmam Ali’yi halife tayin ettiğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “ ‘Ali bin Ebu Talip, benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir. Benden sonraki halifemdir.’ Cenabı Peygamber Efendimizin Gadiri Hum’da okuduğu hutbenin birinci cümlesi budur. ‘Allah Resulü’nün halifesi O’dur. Müminlerin emiri O’dur. Allah tarafından tayin edilen hidayet imamı O’dur.’ Yani Peygamberden sonra sen eğer hidayet bulmak istiyorsan İmam Ali’nin yoluna girmen şarttır. Neden? Çünkü Allah Resulü öyle beyan ediyor. İmam Ali sadece imam değil, hidayetin rehberidir. Neymiş hidayet? Allah ile görüşmek, Allah ile dost olmak, Allah ile beraber olmaktır, hidayet bu. Allah ile konuşmak, sohbet etmek, dost olmak, arkadaş olmak istiyor musunuz? (Salondakiler: Evet) O halde hidayet yoluna, İmamı Ali’ye gelmeniz şarttır. ‘Ey insanlar ben hilafet emirini kıyamet güne kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum.’ Demek ki hilafet konusu alelusul giden bir yol değil. Cenabı Peygamber Efendimizin nesline ait ve mutlaka bu sülbden gelen insanlar içindir. ‘Ali, Allah tarafından tayin edilen imamdır. İmamınızdır, imamet makamı O’ndan sonra da Allah ve Resulü’yle görüşeceğiniz güne kadar benim neslimin hakkıdır.’ Şimdi hilafet şunun hakkıdır, bunun hakkıdır demek burada geçerli değildir. Neden? Çünkü Peygamber (sav) Efendimiz hükmü koydu. Allah Resulü’nün hükmünün üzerinde bir hüküm var mı? (Salondakiler: Yok)  Peki Ahmet Sirhindi nasıl ‘içtihat ediyorum’ diye Cenabı Peygamber Efendimizin hükmünün dışında bir görüş beyan edebilir? Böyle bir yetkisi yoktur ve tamamen batıldır. Bu hadisi şerif en meşhur Sünni âlimlerin eserlerinde yer almıştır.” 

Muhtar seçer gibi şeyh seçilmez
“İslami kurumlarda demokratik usüllerle seçim yapılmaz. Peygamber olursa vahiy, veli olursa ilham yoluyla olur” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Süfyan’ın oğlu Muaviye kalktı İmam Ali’nin karşısına çıktı ve “ben de imamım” dedi. İmam Ali’yi seçen de sahabilerdir. Hatta İmamı Ali, ilk önce seçilmediği için halife olmamaya karar verdi. Sahabiler kapısının önünde ısrar etmişlerdir. Yani Ahmet Sirhindi’nin sığındığı icma da Muaviye’de yoktur. O’nun tensip eden sahabe yoktur. Binaenaleyh kalkıp da ‘O da haklıdır, o da haklıdır’ demesi tamamen cehalet eseri bir cümledir. İslam’da halifenin seçimi Allah ve Resulü’nün nasbiyledir. İmam Ali’yi naspeden Allah’tır. Daha sonra Peygamber Aleyhisselam. Şimdi İmam Ali halife olduğu için halifeyi naspetme hakkına sahiptir. Kendisi Allah ve Peygamberden yetki almıştır. Onun için İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in imametleri sahihtir. İslami kurumlarda demokratik usüllerle seçim yapılmaz. Peygamber olursa vahiy, veli olursa ilham yoluyla olur. Mesela bir veli bir insanı bir yere naspedecekse Cenabı Hakk’ın müsaadesi, Allah Resulü’nün tasarrufuyla destur ister, o bağa girer oradan aldığını alır, gelir etrafa saçar. Yani bu gelenek ta Peygamber Efendimizden bu güne kadar böyle geldi. Şimdi bakıyorum şeyhleri vefat eden adamlar oturuyorlar, muhtar seçer gibi şeyh efendiyi seçiyorlar. Böyle bir yol batıldır.” 

Prof. Dr. Baş’a anlamlı hediye
Programın sonunda programa İran’dan katılan İmam Hüseyin’in torunlarından Seyyid Celal Meaş Prof. Dr. Haydar Baş’a İmam Hüseyin’in türbesinin üzerinde geçen sene dalgalanan, Ehl-i Beyt sevdalısı Müslümanların hüznünü, yasını temsil eden siyah sancağı ve İmam Hüseyin’in mazlumluğunu temsil eden kırmızı sancağı hediye etti. Seyyid Meaş ayrıca Ehl-i Beyt isimlerinin yazdığı ve üzerinde İmam Hüseyin’in Kerbela’daki mezarındaki taştan alınan yüzüğü de Prof. Dr. Baş’a hediye etti. Hediye merasiminde Celal Meaş’a teşekkür eden Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Celal Meaş kardeşime teşekkür ediyorum. Dünyanın en kıymetli hediyeleriyle bize geldiler. İnşallah layık olmak için gayret edeceğiz. İmam Hüseyin’in sancağı altında haşrolacağız inşallah.”  Bağımsız Türkiye Partisi Bursa Kadın Kolları da Prof. Dr. Haydar Baş’a üzeri işlemeli bir Kuran’ı Kerim hediye etti. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100