03 Nisan 2005 Pazar 00:00
384 Okunma
IMF açlık ve sefalet getirdi
AKP'nin dört elle sarıldığı IMF, Türkiye'ye sadece açlık, sefalet, borç ve işsizlik getirdi. IMF programının uygulanmaya başlandığı 1999 Aralık ayından bu yana, Türkiye'nin iç borç stoku yüzde 326, dış borç stoku ise yüzde 50 artış gösterdi

-Borçlanma rekoru kırıldı

"IMF'li Yıllar Raporu" IMF programının uygulanmaya başlandığı 1999 Aralık ayından bu yana, Türkiye'nin iç borç stokunun yüzde 326, dış borç stokunun yüzde 50 artış gösterdiğini gözler önüne serdi. Rapora göre, 1999 yılında 42 milyar dolar olan iç borç stoku bugün 179 milyar dolara, 102 milyar dolar olan dış borç stoku 153 milyar dolara, toplam borç stoku ise 144 milyar dolardan 332 milyar dolara çıktı. Borç, 188 milyar dolar artmış oldu. AKP iktidarı bugün "büyüme rekoru kırdık" diye sevinedursun, bu rakamlara göre Türkiye, IMF programının uygulandığı beş yıllık dönemde borçlarını yüzde 129 artırarak Cumhuriyet tarihinin borçlanma rekorunu kırdı.

-İthalat ve kayıtdışılık arttı

IMF'li yıllarda Türkiye ihracatta kan kaybederken, ithalatı giderek yükseldi. 2004 yılında ihracat 62.8 milyar dolar olarak gerçekleşirken, ithalat ise 97.2 milyar doları buldu. Buna göre, anılan dönemde ithalat yüzde 56 arttı. 1999 yılında yüzde 45?55 arasında olduğu tahmin edilen kayıtdışılık oranı 2004 yılına gelindiğinde yüzde 50?66 aralığına yükseldi. IMF politikaları nedeniyle çarşı?pazar durgunluk içerisine girdi. Aile bütçesinin yüzde 37'si mutfağa gitmeye başladı. 2004 yılına gelindiğinde gıda harcamaları 2000 yılı rakamlarına ancak ulaştı. Reel ücretler düştü. Sözde büyümeye rağmen bölüşüm adilleşmedi ve bu büyüme rakamları çarşı pazara ve istihdama yansımadı.

-İşsizlik giderek yükseldi

AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana büyük bir bağlılıkla yürüttüğü IMF politikaları sonucunda oluşturulan sanal büyüme rakamları işsizlik sorununun aşılmasına yaramadı. 1999 yılında yüzde 7.3 olan resmi işsizlik oranı 2004 yılında yüzde 10.0'a yükseldi. Fakat gayri resmi işsizlik oranlarının çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bu dönemde, elde edilen vergi gelirleri 270 milyar doları aşmasına rağmen yapılan toplam yatırımlar 26 milyar dolarda kaldı. Kayıtdışı ekonomi açısından da bir arpa boy yol alınamadı.

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından hazırlanan "IMF'li Yıllar Raporu" IMF programının uygulanmaya başlandığı 1999 Aralık ayından bu yana, Türkiye'nin iç borç stokunun yüzde 326, dış borç stokunun yüzde 50 artış gösterdiğini gözler önüne serdi.

~|~ Rapora göre, 1999 yılında 42 milyar dolar olan iç borç stoku bugün179 milyar dolara, 102 milyar dolar olan dış borç stoku 153 milyar dolara, toplam borç stoku ise 144 milyar dolardan 332 milyar dolara çıktı. Borç, 188 milyar dolar artmış oldu. Buna göre Türkiye, IMF programının uygulandığı beş yıllık dönemde borçlarını yüzde 129 artırarak Cumhuriyet tarihinin borçlanma rekorunukırdı. 2000 yılında faize 25.2 milyar dolar harcayan Türkiye, 2004 yılında faiz harcamasını 56.2 milyar dolara çıkarttı. Türkiye, dört yılda borç faizlerine toplam 188 milyar dolar, yani 1999 yılındaki milli gelire eşit bir rakam harcadı.

İTHALAT İHRACATI SOLLADI

Rapora göre 2000 yılında 26.5 milyar dolar olan ihracat 2004 yılında 62.8 milyar dolar olarak gerçekleşirken, yine 2000 yılında 40.6 milyar dolar olan ithalat, 2004 yılında 97.2 milyar doları buldu.Buna göre, anılan dönemde ihracat yüzde 44, ithalat yüzde 56 arttı. 1999 yılında yüzde 45?55 arasında olduğu tahmin edilen kayıtdışılık oranı 2004 yılına gelindiğinde yüzde 50?66 aralığına yükseldi.

-TAHRİBAT BÜYÜK

-IMF politikaları nedeniyle arabaya talep arttı, ekmeğe, zeytine azaldı. Çarşı?pazar durgunluk içerisine girdi. Aile bütçesinin yüzde 37'si mutfağa gitmeye başladı. 2004 yılına gelindiğinde gıda harcamaları 2000 yılı rakamlarına ancak ulaştı. Verimlilik artmasına rağmen reel ücretler düştü. Büyümeye rağmen bölüşüm adilleşmedi ve büyüme rakamları çarşı pazara ve istihdama yansımadı.

-YATIRIMCININ YALANCISI GELDİ

IMF programının uygulanmaya başlandığı 1999 yılında 35 milyar dolar olan vergi gelirlerinin 2004 yılına gelindiğinde 69 milyar dolara çıkmasına karşın, yatırımlar artmadı. Her yıl "geliyor" denilen yabancı sermayenin kalıcı yatırımları da bir türlü gerçekleşmedi. Buna karşın "yalancı sermaye" olarak adlandırılan rant geliri elde etmeyi amaçlayan yabancı portföy yatırımları 1999 yılında 20 milyar dolar seviyesinde seyrederken, 2004 yılında 30 milyar dolara, 2005 yılının Şubat ayı itibariyle de 38 milyar dolara çıktı. Yani Türkiye sıcak paranın cenneti haline geldi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100